YARGITAY'DAN FENER RUM PATRİKHANESİ'NİN İDDİALARINA VETO:
Ekümenik değil azınlık kilisesi
Yargıtay, Patrik Bartholomeos ve Sen Sinod üyeleriyle ilgili bir davayı görüşürken, Lozan Antlaşması'na göre patrikhanenin 'ekümeniklik' iddiasının geçersiz olduğuna karar verdi
ANKARA AA
Yargıtay, Fener Rum Patrikhanesi'nin "ekümeniklik" (evrensel) iddiasıyla ilgili olarak ilk kez bağlayıcı bir karara imza attı ve patrikhanenin sadece azınlık kilisesi olduğunu yargı kararı altına aldı.
Yargıtay, aralarında Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos'un da bulunduğu, patrikhaneye bağlı Sen Sinod (Kutsal Meclis) üyeleri hakkında, Bulgar bir papazın ruhanilik yetkilerini kaldırmaları nedeniyle açılan davada, iddianın yasal dayanağı olmadığı yorumuna Lozan Antlaşması ve müzakerelerini de gerekçe gösterdi.
Söz konusu dava, Bartholomeos ile Vasil Yuanidi, Apostol Daniilidis, Yanaki Atanasyadis, Kostandinos Harisiyadi, Yorgi Diragun, Mihal Roka, Hirisostos Emilyos Konstandinidis, Dimitri Savaidis, Haralambos Sofronıadis, Hiristomo Kalaycı, Dimitro Komatas, Iakovas Fenerli adlı Sen Sinod üyeleri hakkında açıldı.
İtaatsizlik gerekçesi
İddianamede, sanıkların Haliç'teki Bulgar Kilise Vakfı'na ait Ortodoks Sen Stefan (Demir Kilise) Kilisesi'nin papazı Konstantin Kostoff'un ruhanilik sıfatını, Fener Patriği'ne itaatsiz davrandığı, ayinlerde adını anmadığı gerekçesiyle kaldırdıkları vurgulandı. Patrikhanenin, Bulgar Kilisesi üzerinde yetkisi bulunmamasına rağmen, sanıkların bu kararlarını dünyanın çeşitli yerlerindeki Ortodoks kiliselerine bildirdikleri, baskılara dayanamayan Bulgar Kilise Vakfı'nın da Kostoff'un işine son verdiği belirtildi.Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanıkların beraatına karar veren Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararını onadı. Beraat kararına, söz konusu suçun, ancak ibadetin zor kullanarak engellenmesiyle oluşabileceği, Bulgar papazın, sanıkların kararının ardından 1 yıldan fazla süreyle ayin yönetmeyi sürdürmesi gerekçe gösterildi. Daire, gerekçeli kararında patrikhanenin "ekümenik" sıfatı taşıyıp taşımadığını da tartıştı.
Lozan'da yok
Kararda, azınlık haklarının düzenlendiği Lozan Antlaşması'nın metninde Fener Rum Patrikhanesi ile ilgili hükme yer verilmediği, ismi bile zikredilmeden sadece bir azınlığın kilisesi olarak anıldığı, bu nedenle patrikhanenin Türk iç hukukuna bağlı olduğu vurgulandı.Kararda, Lozan Konferansı'nın 19 Ocak 1923'teki kayıtlarına göre, Türk heyetinin patrikhanenin yurtdışına çıkarılması isteğine karşılık, sadece din alanındaki işlerle ilgileneceği garantisinin verildiği anlatıldı. Patrikhaneye, sadece Rum kökenli Ortodoks Türk vatandaşlarının ayin, nikâh, boşanma, vaftiz gibi dini işlerini yürütmesi koşuluyla Türkiye'de kalma izni verildiği anlatıldı.
Ayrıcalıklar kalktı
Kararda, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki ayrıcalıklarını yitiren patrikhanenin yeni statüsü, "Sadece belli azınlığa mensup kişiler üzerine dini yetkileri haiz ve tüzel kişiliği bulunmayan dini bir kurum" olarak tanımlandı.Kararda, egemen bir devletin, kendi topraklarında yaşayan azınlıklara vatandaşlarından farklı bir hukuk uygulayarak çoğunluğa bile tanımadığı ayrıcalıkları tanımasının Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı da vurgulandı.
İstanbul Valiliği'nin 6 Aralık 1923 tarihli kararına göre, patrikhanenin dini ve ruhani seçimlerine katılacak kişilerin Türk vatandaşı olmaları gerektiğinin vurgulandığı kararda, patrikhanenin ekümenik olduğu iddiasının yasal dayanağının bulunmadığı ifade edildi.
Papa da 'ekümenik' demişti
Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benedictus da Türkiye ziyaretinde çerçevesinde 30 Kasım'da Fener Rum Patrikhanesi'nde kendisine teşekkür amacı taşıyan "Şükran Ayini"ne katılmıştı. Papa, ayinin ardından yaptığı konuşmada, İstanbul'daki patriklik için "ekümenik" ifadesini kullanmıştı.


