
Taha AKYOL
Objektif
Atatürk ve laiklik
GÜNDÜZ Aktan değerli bir diplomat ve düşünürdür. Bazı konularda farklı düşünmemiz, onun değerini ifade etmeme engel değildir. Şimdi İstanbul 1. Bölge'den MHP adayıdır; başarılar diliyorum.
Eskiden beri din ve laiklik konusunda savunduğu görüşlerini, dünkü Radikal'de Neşe Düzel'in röportajında da anlattı.
İki temel tezi savunuyor:
Metot sorunu
Bu görüşlere bazı eleştirilerim var:
Ameli alanda Hanefiliğin, itikadi alanda Mâturidiliğin en özgürlükçü mezhepler (doktrinler) olduğu doğrudur. Udowitch, Joseph Schacht, Halil İnalcık gibi bilginler de yazıyor bunu.
Ancak metodolojik olarak, dinle ilgili toplumsal konular teolojik olmaktan çok sosyolojik niteliktedir.
Tanzimat'tan itibaren bizde hukuki modernleşme gerçekten Hanefi doktrininden yararlanarak sağlanmıştır. Osmanlı Müslümanlığının Ortadoğu'dan çok farklı olmasında bunun rolü önemlidir. Ama Taliban da Hanefidir! Onun için 'sosyoloji önemli' diyorum.
Sayın Aktan, 'doktrin' ya da 'teoloji' açısından baktığı için, bugünkü Türkiye'deki İslami eğilimleri, ayrımsız, 'Selefi' diye niteliyor! Aksine, bugünkü Türkiye'de, şehirleşme, piyasa ekonomisi, eğitim ve demokrasi gibi sebeplerle Müslümanlık anlayışı gittikçe daha özgürlükçü hale gelmektir. Bunlara 'Selefi' demek yanlıştır.
Selefi etkisi 1970'lerde Seyyid Kutup ve Mevdudi'den yapılan tercümelerle, çok sınırlı bir 'okumuş' İslamcı kesimde görüldü o kadar. Ama o dönemde Türkiye'de bütün akımlar bağnazdı!
Atatürk'ün laikliği
Sayın Aktan'ın, Atatürk'ün Adliye Vekili Seyyid Bey'i gündeme getirmesi, özellikle kutlanacak bir husustur. Darülfünun'da fıkıh müderrisi (profesörü) olan Seyyid Bey, o zaman Mansurizade ve Ziya Gökalp gibi arkadaşlarıyla birlikte, yeni yorumlarla modernleşmeye ve hukukun laikleşmesine İslamın içinden kanıtlar getiren büyük bir âlim ve düşünürdü.
Seyyid Bey, Meclis'te yaptığı uzun ve âlimâne konuşmada, hilafetin itikadi değil, siyasi bir kurum olduğunu, İslamda dini ve siyasi otoritelerin ayrılabileceğini anlatmıştır. Hilafetin kaldırılmasına Meclis'i ikna eden, dini açıdan, odur. Konuşması 1924'te "Hilafet'in Mahiyet-i Şer'iyesi" adıyla basıldı. Konuşmasını Atatürk'ün yazdırdığına dair ben bir bilgiye rastlamadım.
Seyyid Bey, maalesef sonra "gözden" düşmüş, istifa etmek zorunda kalmıştır.
Bugün bile İslamla laikliğin bağdaşırlığı konusunda en yetkin bir bilimsel eser olan Seyyid Bey'in kitabı da maalesef unutulmuştur! Latin harfleriyle ilk baskısı yarım asır sonra, 1969'da çıkmıştır!
Atatürk'ün laiklik anlayışı, Seyyid Bey'e bakarak anlaşılamaz ve anlatılamaz. Atatürk laikliğinin "Mâturidi çizgisinde" olduğunu söylemek fazla abartılıdır.
Üstelik bugünkü Türkiye'ye lazım olan, liberalleşmiş bir laikliktir.
t.akyol@milliyet.com.tr

