
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Adaylığım sürüyor
GaziantepDışişleri Bakanı Abdullah Gül, cumhurbaşkanlığı adaylığının devam ettiğini, ancak kararını seçimden çıkacak sonuca göre vereceğini söyledi. Gül, CHP lideri Deniz Baykal'ın "bir dönem dışarıdan biri üzerinde anlaşalım" önerisini de "demokrasi dışı" bulduğunu belirtti.
Kilis ve Mardin mitinglerine giderken uçakta Milliyet'in sorularını yanıtlayan Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "cumhurbaşkanını yeni TBMM'nin uzlaşmayla seçmesi" ve Baykal'ın "bir dönem dışarıdan olsun" önerilerini değerlendirdi. "Cumhurbaşkanı olacağım" şeklinde bir kampanya yaparak ortaya çıkmadığını, kimsenin de kendisini tayin etmediğini dile getiren Gül, "Sayın Başbakan ile konuştuk. Tayyip Bey'e aday olmasını, sonuna kadar da arkasında olacağımı söyledim. Kendisi icraatın başında kalmayı tercih etti. Parti teşkilatları, anketler ve grubumuzun isteği üzerine adaylığım açıklandı, kimsenin aklından geçmeyen bir isim zaten olmazdı" yorumunu yaptı. Gül sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben bir ilke peşindeyim. Türkiye'nin reform sürecine büyük emeğim geçti, başbakanlık yaptım, cumhurbaşkanlığına aday gösterilmem bu sürecin doğal neticesidir. Mağdur rolü de oynamıyorum, başım çok dik. Mağdur olan Türkiye. Şimdi bir seçime gidiyoruz, normal bir seçim değil. Cumhurbaşkanlığı krizi nedeniyle buraya sürüklendik. Demokrasimiz yara aldı.
22 Temmuz'da sandıktan çıkan sonuca bakacağız. Halkın bize desteği artarsa, o zaman herkes demokrasiye saygı göstermeli. Benim adaylığım dahil, seçimden sonra diğer siyasi partilerle görüşür, değerlendiririz. Tabii ki uzlaşma ararız, ancak Baykal'ın dediği gibi, dışarıdan birisi üzerinde anlaşma savunulamaz. Baykal seçimi kazansa, aday olmak istemez mi? Daha Meclis oluşmadan dışarıdan birisinden söz edilmesi, demokrasi dışıdır. Bu tutum demokrasiyi gölgeler. Türkiye'de her şey dört dörtlük giderken, neler yaşadık. Bunların arkasında Çankaya meselesi var. Daha önce 3 seçim yapılmış aynı anayasa maddesiyle, ama AKP'ye cumhurbaşkanı seçtirmediler.
Halk bunları görüyor. Cumhuriyet mitinglerinde öyle bir hava estirildi ki, bazı konuşmacılar demokrasinin kısmen askıya alınmasını isteyen mesajlar verdi.
Arkasından 27 Nisan bildirisi geldi. Bu anlayış demokrasiye darbedir. Ana muhalefet lideri çatışma uyarısı yaptı. Anayasa Mahkemesi 367 kararını bu ortamda verdi. Bunlar demokrasiye hasar veriyor. İçe kapanmacı, eski köhne koalisyon dönemlerinin geri gelmesini isteyen, yabancı düşmanlığı ve paranoyalarla yönetilen bir Türkiye imajı ne Atatürk'ün muasır medeniyetler hedefine ne de AB sürecinde ilerleyen dışa açık, bölgesinde yıldızlaşan bir Türkiye'ye yakışıyor.
Bunlar Türkiye'nin imajını zedeliyor. Biz de 4.5 yıllık hükümet döneminden sonra bunu hak etmiyoruz. Dışarıdan birisinin cumhurbaşkanı seçilmesini isteyenlere şunu da sormak gerekiyor; Sayın Ahmet Necdet Sezer çok mu başarılı oldu? Türkiye'nin hangi vizyon projesine liderlik etti?"
'Özveri' noktasında değil
Bu sözlerden Gül'ün kendisinden beklenen "özveri" noktasında olmadığı izlenimini çıkarıyoruz. Abdullah Gül seçim sonuçlarını bekleyecek, yeni Meclis cumhurbaşkanını seçemezse referandum öne çekilerek, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi yolunu açmaya çalışacak. Adaylıktan çekilmeyecek. Türkiye'nin AKP dönemindeki ekonomik ve siyasi reform sürecinde geçen emeğini de vurgulayarak Erdoğan'ın aday olmadığı noktada Çankaya'ya çıkmayı hak ettiğini düşünüyor, seçime asılıyor.
dsazak@milliyet.com.tr

