
Sami KOHEN
Yorum
"Uygun zaman", ne zaman?
ABD'de günlerdir "Irak'tan çıkış stratejisi" tartışılıyor. Medyanın ve kamuoyunun geniş kesimi ABD'nin Irak'tan çekilme kararını vermesi zamanının geldiğine inanıyor. Aynı şekilde düşünen Demokratlar için esas konu, artık bu çekilmenin "ne zaman ve ne şekilde" gerçekleşmesi gerektiğini belirlemektir.
Kongre'de Demokrat üyeler, bir "çekilme takvimi"nin saptanmasını istiyorlar. İlginç olan son gelişme, bazı önemli Cumhuriyetçi senatörlerin de bu fikre yanaşmasıdır.
Bush yönetimi ise, Irak'tan çekilmek için "uygun zaman"ın beklenmesi gerektiği konusunda ısrarlı. Beyaz Saray'ın dün Kongre'ye sunduğu rapordan da bu sonuç çıkıyor.
Rapor, ABD'nin Irak'a takviye birlikler gönderdiği son aylarda askeri durumda "bazı ilerlemeler" kaydedildiğini öne sürüyor. Bu iyimser değerlendirmeye rağmen, raporda hâlâ durumun bir hayli kritik olduğu da kabul ediliyor.
Beyaz Saray'ın vermeye çalıştığı mesaj ABD'nin bu şartlar altında Irak'tan askerlerini çekmesinin vahim sonuçlar yaratacağıdır. Bu nedenle Bush şimdilik "çekilme" veya "çıkış" lafını bile ağzına almak istemiyor ve Kongre'den en azından eylülde sunulacak olan esas raporu beklemesini istiyor...
Çıkış öncesi..
Çoğu gözlemci, önümüzdeki aylarda Irak'ta iç çatışmalar sona ermediği, asayiş sağlanmadığı ve merkezi hükümet duruma hakim olmadığı takdirde, Başkan Bush'un çekilme kararını vereceğine hiç ihtimal vermiyorlar.
Bush'un, iktidardaki son yılında, yenilgiye uğrayıp meydanı terk eden bir lider imajını vermek istememesi doğal karşılanabilir. Ama, Başkan'ın "giderek batması", görüntüsünü ve itibarını büsbütün mahvedebilir.
Nitekim birçok analist Vietnam savaşından Başkan Nixon'un nasıl çekilmek zorunda kaldığını anımsatarak iki "batak" arasında bir paralel çiziyor.
Ne var ki, Washington'un gözünde Irak, gerek enerji kaynaklarının değeri, gerekse bölgesel stratejik önemi bakımından, kolay feda edilecek bir yer değil.
Bu bakımdan, "çıkış stratejisi" arayışı içinde olanlar, hatta "çekilme takvimi"nden söz edenler dahi, ABD'nin Irak'taki askeri varlığının -ve tabii siyasal etkinliğinin- bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini savunuyorlar.
Bu düşüncede kuşkusuz ABD'nin bölgedeki çıkarları başrolü oynuyor. Bunun yanı sıra, Amerikan askerlerinin çekilip Irak'ı karmaşa içinde bırakmasının, ülkenin parçalanmasına ve bölgedeki dengelerin altüst olmasına yol açabileceği endişesi de var.
İşgal sonrası
Ankara, öteden beri işgalin bir an önce, ama "düzenli" bir şekilde sona ermesi ve Irak'ın toprak bütünlüğü ile ulusal birliğinin korunması gerektiğini savunuyor.
Ancak Türk yetkililer koalisyon güçlerinin geri çekilmesinin boşluk veya kaos yaratmayacak şekilde gerçekleşmesine büyük önem veriyorlar. Böyle bir boşluk veya karmaşa Türkiye'nin öncelik verdiği Irak'ın bütünlüğünün bozulmasına, açıkçası, Kuzey Irak'ın büsbütün kopmasına, Kürt oluşumunun daha pekişmesine yol açabilir.
Bir başka olasılık da ABD'nin Irak'tan çekilirken, daha güvenli gördüğü kuzey bölgesinde bir askeri varlık bulundurmasıdır ki, bu da son zamanlarda Washington'da tartışılan seçenekler arasındadır.
Böyle bir gelişme, Türkiye'nin PKK nedeniyle müdahale olanaklarını sınırlandırabilir veya zorlaştırabilir... Buna karşılık ABD'nin Irak'tan "topyekûn" çekilmesi, Ankara'nın elini daha serbest bırakabilir... Ama Washington buna ne kadar hazırdır ve işgalden sonra nasıl bir Irak ortaya çıkacaktır?
skohen@milliyet.com.tr

