Helal sertifikası için fetva alınacak
İhracat malına 'helal' sertifikası verilmesi için çalışma başlatıldı. Sertifika için fetva makamı olacak, denetimi din adamları yapacak
EKONOMİ SERVİSİ
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'e bağlı Dış Ticaret Müsteşarlığı, tüketim malları ihracatında 'helal sertifikası' verilmesi için çalışmalara başladı.
Malezya ve Endonezya'nın İslam ülkelerine yaptığı eczacılık, sağlık ve kozmetik ürünlerinde 'helal sertifikası' vererek, rekabette avantaj sağlaması üzerine, Dış Ticaret Müsteşarlığı da bu konudaki çalışmalara hız verdi.
Daha önce Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) yapmak istediği ancak hayata geçiremediği 'helal sertifikası' uygulaması için ihracatçı birliklerine görüş sorulduğu öğrenildi.
İslam ülkelerinde helal sertifikası olmayan ihraç ürenlerini almama gibi bir eğilim doğduğunu düşünen Müsteşarlık, TSE'nin bu konudaki çalışmalarını esas aldı. Malezya'da yapılan toplantıya katılan TSE uzmanlarının raporlarından yararlanan Müsteşarlık, sertifika uygulaması için ilgili kurumlardan da görüş almaya başladı.
Müsteşarlık, konuyla ilgili olarak Antalya Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği'ne de görüş sorarken, yazıda, "Helal sertifikası, gıda ürünlerinin yanı sıra eczacılık, kozmetik, tıbbi cihazlar ve diğer sağlık ürünlerinin ihracatında alıcı ülke tarafından talep ediliyor. Bu konudaki tüketici hassasiyetlerinin uluslararası rekabet gücümüze olumsuz yansımalarını bertaraf etmek amacıyla, helal ürün standardı oluşturulmasına yönelik çalışma yapıyoruz" denildi.
''Etikette yer alsın'
Dünya genelindeki üreticilerin helal etiketini elde etme yoluna gittiği belirtilen yazıda, iç pazarda da helal ürün etiketinin satış avantajı yaratabileceğine değinilerek, "helal ürün etiketinin bir üründe yer almaması tüketicide 'helal değildir' algılamalarına neden olabilir" denildi.Müsteşarlık ayrıca, ürünlerin helal olup olmadığı konusunda da bir fetva makamına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Müsteşarlık konuyla ilgili kaygılarını sıralarken, "Ülkemiz ürünleri, nüfusunun büyük çoğunluğunun Müslüman olması nedeniyle Müslüman pazarlarda helal olarak algılanmaktadır. Bu standardın geliştirilmesi ülkemizde helal olmayan ürünlerin de üretildiği kanaatine yol açabilecektir. Standardın uygulanması durumunda uygulamayı denetleyecek olanların din adamları da olacağı göz önünde bulundurulduğunda, bu durum bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır" sözlerine yer verdi.
Bilgi notunda, yerli sertifika verilmemesi durumunda İslam Konferansı Örgütü'nün (İKÖ) akreditasyon kuruluşu olarak faaliyet göstermesi alternatifi de gündeme getirildi.

Cafe