
Güngör URAS
Olayların içinden
Merkez Bankası'nın birden çok faizi var
İpotekli kredi (mortgage) krizi nedeniyle güç duruma düşen fonları ve bankaları rahatlatmak için, Amerikan Merkez Bankası, önceki hafta iskonto faiz oranlarını yüzde 6.25'ten yüzde 5.75'e indirdi. Bankalara getirecekleri senetler karşılığında istedikleri kadar kredi verilebileceğini açıkladı.
Geçen hafta ise dünya piyasalarında para ticareti yapanlar Amerikan Merkez Bankası'nın faizle ilgili yeni bir kararını bekliyordu.
Amerikan Merkez Bankası'nın indirdiği faiz oranı başka, değişip değiştirmeyeceği tartışılan (merakla beklenen) faiz oranı başka faiz oranıdır. Olan bitenin anlaşılabilmesi için merkez bankalarının faiz oranları hakkında kısa bilgi vereceğim.
Merkez bankaları, "bankaların bankasıdır". Merkez bankaları sadece para basarak veya piyasadan para toplayarak piyasadaki likiditeyi ayarlayamaz. Bunun yanında bankaların kredi verme imkânlarını genişleterek veya kısarak da likiditeye (piyasadaki para miktarına) yön verir.
Bu nedenle, genelde bankalar merkez bankalarına borçludur. Bankalar müşterilerden aldıkları senetleri merkez bankalarına vererek merkez bankalarından para alır.
Kredi (iskonto) faizi/Gösterge faiz
Merkez bankaları piyasayı rahatlatmak istediğinde bankalara verdiği krediyi artırır. Bu tür kredilerin faizini düşürür. Piyasayı sıkmak istediğinde bu tür kredilerin faizini yükseltir. Bankaların kredi imkânlarını kısar.
İşte Amerikan Merkez Bankası'nın önceki hafta yüzde 6.25'ten yüzde 5.75'e indirdiği faiz bu faizdir.
Amerikan Merkez Bankası'nın bir de gösterge faizi var. Bu faiz yüzde 5.25. Uzun süredir değişmedi. Bu faiz Amerikan piyasalarındaki işlemlere yön veriyor. Örneğin hazine bonosunun faizi, bankaların büyük kredi işlemlerinin faizi bu faize göre oluşuyor. Dünya piyasalarındaki para hareketine bu faiz yön veriyor. Bu faiz artınca borsalardan para çekiliyor. Para dolara yöneliyor.
Gelelim Türkiye'ye... Bizim Merkez Bankamız, "Törkiş Merkez Bankası" olarak bankalara kredi verecek ve de faiz alacak yerde, bankaların parasını toplayarak bankalara faiz verir.
Bizim ülkede "gösterge faizi" niteliğindeki faiz, Merkez Bankamızın her gece bankalardan topladığı YTL'lere ödediği gecelik yüzde 17.50 faizidir.
Bizde "gecelik faiz" önemli
Bu yüzde 17.50 oranındaki faizin yıllık birikimli tutarı yüzde 19.11'dir. Bir banka parasına yön verirken bu faiz oranına göre hareket eder. Eğer Hazine bonosunun faizi yıllık yüzde 19.11'in altında ise parasını Hazine bonosu yerine Merkez Bankası'na yatırır. Eğer kredi faizi yüzde 19.11'in altın da ise yatırıma ve üretime kredi verecek yerde parasını Merkez Bankası'na yatırır.
"Merkez Bankası faizini indirsin... Faiz çok yüksek " diyenlerin söz ettiği faiz bu faizdir.
Bizde de (kâğıt üzerinde) Merkez Bankası'nın müşteri senetleri karşılığında bankalara borç para verme imkânı vardır. Bu tür kredilerin yıllık faizi de yüzde 27'dir. Ancak bizim bankalar bizim Merkez Bankası'ndan borç para almaz. Dünya piyasalarından, dolaylı olarak Amerikan Merkez Bankası'nın faiziyle para bulur. Dünyada para bol ve Amerikan Merkez bankası gösterge faizi yüzde 5.25 iken, Merkez Bankamızda yüzde 27 faizle borçlanmak bankalarımızın işine gelmez.
İşte onun için, bankalarımız dışarıdan yüzde 5.25 faizle borçlanarak T. C. Merkez Bankası'na bu paraları yıllık yüzde 19.11 faizle yatırıyorlar. İşte bu nedenle, bizde bankacılık cazip (kazançlı) hale geldi. İşte bunun için, yabancılar bizim bankalarımızı satın almak istiyor.
guras@milliyet.com.tr

Cafe