
Fikret BİLA
Yön
Sezer'i uğurlarken
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i Çankaya'dan uğurluyoruz.
Sezer, Çankaya'da görev yaptığı 7 yıl 3 aylık süre boyunca büyük Atatürk'e yaraşır duruş sergiledi. Bu yönüyle tarihteki yerini alacaktır.
Sezer, sağlam kişiliğe sahip bir devlet adamıydı. Siyasi rüzgârlara göre eğilip bükülmedi. Atatürk'ü ve Anayasa'yı esas alarak çalıştı.
Anayasa'da bulunan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini ve temel nitelikleri özenle korudu. Ettiği yemine sadık kaldı.
Sezer'in Atatürk'ü çok iyi anlamış bir devlet adamı olduğunun kanıtı, "laiklik" ve "ulus" anlayışıydı. Cumhurbaşkanı olarak, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin bu iki temel üzerinde yaşam bulduğunun bilincindeydi.
"Laiklik" ilkesinin ve "ulusal birliğin" korunmasında büyük titizlik gösterdi. Bu iki temel ilkenin zedelenmesine, delinmesine izin vermedi. Popülizm uğruna, bu ilkelerin esnetilmesini tartışmaya dahi açmadı. Bu yönde gelen iç ve dış baskılara ödünsüz biçimde karşı durdu.
Tarafsızlık
Cumhurbaşkanı Sezer'e son dönemlerde yöneltilen eleştirilerin başında "tarafsız" davranmadığı eleştirisi geliyordu.
Bu eleştirilerin kaynağı, "türban", "YÖK", "rektörler" ve atamalardaki tutumuydu. Sezer'in bu konulardaki tutumumun kaynağı ise, "laiklik, Atatürk ilke ve devrimleri"ydi.
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı"ndan ne anlamak gerekir?
Cumhurbaşkanı hangi konularda tarafsız, hangi konularda "taraf"tır?
Cumhurbaşkanı, ettiği yemindeki konularda, Anayasa'nın uygulanmasında ve Anayasa'nın dayandığı Atatürk ilke ve devrimlerinde taraftır. Bu konularda taraf olmak görevidir. Sezer'in de yaptığı bu olmuştur.
Yasaları ve atama kararnamelerini Anayasa'ya, laiklik ilkesine göre incelemiş ve kararını öyle vermiştir.
Bu konular dışında hükümetin icraatına engel oluşturmamış, güçler ayrılığı ilkesine özen göstermiştir. Hükümetin yetki alanına giren alanlarda politika oluşturmasına karışmamıştır. Anayasa'ya aykırı olmadıkça hükümet işlerine müdahale etmemiştir.
Sezer, siyasi rol çalmaya hiç tenezzül etmemiş bir devlet adamlığı sergilemiştir.
Sezer'e yöneltilen "Uçağına işadamlarını alıp yurtdışında pazar aramadı" diye özetlenecek eleştiriye gelince.
Sezer, bu tür işlevlerin Başbakan'a ve hükümete ait olmasını düşünen bir anlayışa sahipti. Cumhurbaşkanı'nın ekonomik veya siyasi olsun, sadece ulusal girişimlerde rolü ve görevi olduğuna inanıyordu. Nitekim bu anlayışa uygun davrandı.
Örnek kişilik ve yaşam
Cumhurbaşkanı Sezer ve ailesi, mütevazı yaşamlarıyla da topluma örnek oldular.
Ne Sezer ne de aile üyeleri en küçük bir zaaf göstermediler. Yaşamlarında hiçbir lüks yoktu. Hiçbir ayrıcalık istemediler. Çankaya Köşkü'nde halktan biri gibi yaşamlarını sürdürdüler.
Çocukları yaşamlarını çalışarak sürdürdüler. Ne fırsat bu fırsattır diye ticarete atıldılar ne iş takibinde ne de medyaya poz verirken görüldüler.
Cumhurbaşkanının çocukları olmanın bilinci ve sorumluluğu içinde davrandılar.
Cumhurbaşkanı'nın eşi Semra Sezer de Çankaya'da 7 yıl 3 ay boyunca örnek tutumuyla hep takdir topladı. Bir cumhuriyet öğretmeni olarak, eğitim-öğretim alanında -özellikle yoksul kesimlere dönük faaliyetlere- öncülük etti, katkıda bulundu. Ancak, bunu reklam olsun diye, kameraların karşısında göstererek yapmadı. Övünmedi, alkış beklemedi.
Sezer ve ailesi, Çankaya'da ve halkın gönlünde iyi bir iz bırakarak ayrılıyorlar.
Bundan sonraki yaşamlarında Sezer ve ailesine sağlık ve mutluluk diliyoruz.
fbila@milliyet.com.tr

Cafe