
Bulutay ve ekonomide yaşananlar (2)
Dünkü yazımda, Tuncer Bulutay'ın, "Dünyada ve Türkiye'de Yaşanan Son İktisadi Gelişmeler" yazısından alıntılar yapmıştım. Mutlaka okunması gereken bu makaleden bazı çarpıcı değerlendirmeleri kısaltarak sunmaya devam ediyorum:
Türkiye, cari açık veren gelişmekte olan birkaç ülkeden biridir. Cari açık veren sadece 9 ülke vardır. Daha da önemlisi, Türkiye bu birkaç ülke arasında cari açık rekoru kırmaktadır.Çin'de faiz oranı, insanların ortalama gelir artışının çok altındadır. Son yıllarda, bütün dünya ülkeleri gelişmektedir ve faiz oranları buralarda da çok düşüktür. Buna karşılık, Türkiye'de faizler büyüme oranını aşmaktadır. Türk borsasında işlem gören hisse senetleri fiyatlarının yabancılara göre çok ucuz olduğu anlaşılmaktadır. Yerli şirket sahipleri ise, şirketlerinin bu denli değerli olduğunu düşünmemekte ve hisselerini rahatlıkla satmaktadırlar. Sonuçta, satışlardan karşılıklı büyük kârlar elde edilmektedir.Piyasaların içsel dinamiği ve spekülatif alışverişlerle, fiyatlarla istenildiği gibi oynanmış, yüksek getiri olanakları yaratılmıştır. Bu getiri sürecinde, temel strateji fiyatları dalgalandırmaktır. Dolayısıyla, borsadaki fiyatlar dalgalı değil, dalgalandırılmış fiyatlardır.
Piyasa güven verme işi
IMF'nin tefeci spekülatörleri koruyan davranışlarını çok sakıncalı buluyorum. Merkez Bankası'nın ise yabancı spekülatörleri korumak gibi bir amacı olduğunu sanmıyorum. Ama, bankanın uluslararası şoklara karşı döviz likiditesi sağlamak amacıyla izlediği politika yabancı yatırımcıların çıkarlarına hizmet etmektedir. Üstelik, "piyasaya güven verme" işi bankanın döviz rezerv ve risk yönetimi amaçları arasında yer almaktadır. Yabancılara güven verebilmek için, faizler yüksek tutulmakta ve TL'nin değer yitirme olasılığı ortaya çıktığında daha da yükseltilmektedir. Böylece, Türkiye'ye sıcak para akımının devamı sağlanmaktadır. Aşırı değerli TL sayesinde, enflasyon kontrol altında tutulabilmektedir.Ekonominin gerçek gücünü gösteren sabit fiyatlarla GSMH'nin artış hızı, dolar cinsinden GSMH'nin artış hızından çok düşüktür. Sabit fiyatlarla GSMH'nin artış hızı, dış borçların artış hızının da çok altında kalmıştır. Bunlar, TL'nin aşırı değerlenmiş olduğunun göstergesidir.Kadınların işgücü piyasasına hızla katılması, batı dünyasının İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızla gelişmesinin temel nedenlerinden biridir. Türkiye'de ise, yükseköğrenimliler dışında bu büyük işlendirme sağlanamamıştır.Türkiye'de eğitimli kesimin ulusal gelirden aldığı pay artmış, bu durum gelir dağılımını daha da bozmuştur.Türkiye en hızlı büyüyen gelişmekte olan ülkeler arasında yer alamamaktadır. Tüm dünyada borçlar azalırken, Türkiye'de artmaktadır. Dünyada faizler çok düşükken, Türkiye'de rekor düzeylerde faiz ödenmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin çoğu cari fazla verirken, Türkiye rekor düzeyde cari açık vermektedir. Cari fazla sağlayan ülkeler paralarının değerlenmesine olanak tanımazlarken, Türkiye, TL'nin aşırı değerlenmesini göz ardı etmektedir.
Tuncer Bulutay'ın bu bilimsel ve rakamlara dayalı çalışmasını okumanızı tavsiye ediyorum.
ytoruner@milliyet.com.tr