
Fikret BİLA
Yön
Zirveyi heyecanlandıran Türk Yıldızları
30 Ağustos kutlamaları ile Harp Okulları'nın mezuniyet törenlerinde dikkatler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a odaklanmıştı.
Basın, görevi gereği "vücut dili"nden siyasi mesajlar çıkarmaya yoğunlaşmıştı.
Org. Büyükanıt, "Her hareketimize anlam yüklemeyin" diyerek, basının işini kolaylaştırmaya çalıştı.
Törenlerin bir de insani boyutu vardı tabii...
Örneğin Harp Okulları mezuniyet törenlerinin verdiği gurur. Keza, Hava Kuvvetleri'nin dünyaca ünlü akrobasi timi "Türk Yıldızları"nın gösterileri...
Türk Yıldızları, Ankara'daki 30 Ağustos töreninde şeref tribününde büyük heyecan yarattı. Her geçişte Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın heyecanları yüzlerine yansıyor, coşkuyla alkışlıyorlardı..
Özellikle Org. Büyükanıt'ın eşi Filiz Büyükanıt, Türk Yıldızları'nın her geçişinde heyecandan öne doğru hamle yapıyordu.
Akşamki resepsiyonda, gazeteciler "Çok heyecanlıydınız" diye sorunca, duygularını şöyle yansıttı:
- Ne yapayım? Çok heyecanlanıyorum. Ölümüm bu çocukların yüzünden olacak. O kadar yakın uçuyorlar ki! Hem gururlanıyorum hem de heyecanlanıyorum.
Toptan'ın merakı
TBMM Başkanı Köksal Toptan da Türk Yıldızları'nın hayranları arasında. Hem Ankara'daki 30 Ağustos kutlamalarında hem de İstanbul'da Hava Harp Okulu mezuniyet töreninde komutanlara en çok sorduğu soru Türk Yıldızları'yla ilgili olmuştu.
Toptan, dünkü sohbetimizde, "En çok bu kadar yakın nasıl uçtuklarını merak ediyordum" dedi ve ekledi:
- Hava Kuvvetleri Komutanı'mıza sordum: Nasıl uçuyorlar böyle? Elektronik olarak mı ayarlıyorlar bu yakın uçuşları?
"Aldığım cevaba şaşırdım" diye devam etti:
- Komutan, "hayır" dedi. "Elektronik değil manuel yani elle uçuyorlar. Pilot kontrol ediyor."
Toptan, "İki uçağın kanatları arasında 1-2 metre oluyormuş. Çok gururlandım, tebrik ettim. Olağanüstü bir dikkat ve yetenek gerektirir. Bravo çocuklara" diye takdirini dile getirdi.
Doğrusu bunu öğrendiğimde ben de şaşırmıştım. Geçen yıl 29 Ekim resepsiyonunda Türk Yıldızları'yla Çankaya Köşkü'nde tanışmıştım. Ben de "Otomatik mi uçuyorsunuz?" diye sormuş, "hayır" yanıtını alınca, hayrete düşmüş, hepsini tek tek kutlamıştım.
Pilot olmak
TBMM Başkanı Toptan, Hava Harp Okulu mezuniyet töreninde 280 teğmenin diplomalarını aldığını görünce Org. Büyükanıt'a sormuş:
- Her yıl 280 civarında genç savaş pilotu mu katılıyor Hava Kuvvetleri'ne?
"Hayır" demiş Org. Büyükanıt:
- Bazen mezunların yüzde 25'i pilot olabilir. Mezun olduktan sonra çok ağır bir pilotluk eğitiminden geçerler.
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu da, "Bu oranı yüzde 50'ye yaklaştırmaya çalışıyoruz" bilgisini vermiş. Toptan'ın, Hava Kuvvetleri'nin gücüyle ilgili sorusuna şu yanıtı vermiş:
- Dünyanın en iyi ve en güçlülerinden biri...
Türk astronot
"Hepimiz çok gururlandık, onlar geçtikçe insanın tüyleri ürperiyor gururdan" dedi Toptan, sohbetimizin sonunda. "Bu bir tutku" anlaşılan diye devam etti:
- Hava Kuvvetleri Komutanı'mız 43 yıllık havacıymış ve hâlâ uçuyormuş.
Ben de "Havacı komutanların hepsi öyle" dedikten sonra daha önce yazdığım bir bilgiyi anımsattım Toptan'a:
- 2011, Türk Hava Kuvvetleri'nin kuruluşunun 100. yılı. Faruk Cömert Paşa, 100. yılda bir Türk astronot göreceğimizi söylemişti. İlk fırsatta Babaoğlu Paşa'ya bu çalışmaların nasıl gittiğini sormak istiyorum.
fbila@milliyet.com.tr

Cafe