KONUKLARDAN ÖYKÜLER
Ramazan mahkemede başlardı
Sunay Akın anlatıyor
Ramazan mahkemede başlayan bir aydı. Yani ramazan ayı mahkemede başlardı. 100 yıl öncesine kadar davalı ve davacı iki insan, o zamanın hâkimi kadının huzuruna çıkardı.
Davacı derdi ki, "Kadı bey, benden borç aldı. Borcunu da ramazanın ilk günü ödeyeceğini taahhüt etmişti. Ramazan geldi, bana borcunu versin."
Borçlu olan da derdi ki, "Efendim, ramazanın başladığı kanıtlansın. Ben de borcumu vereyim."
Bunun üzerine kadı borcunu isteyene derdi ki, "Hadi git, ramazanın başladığına tanıklık edenleri getir."
Bütün ramazanlar böyle başlardı. Ve o tanıklar neye tanıklık ederdi biliyor musunuz?
Gökyüzünde hilalin görülüp görülmediğine. Gökyüzünde ilk hilal görülünce ramazan başladı demekti. Hilali gören tanıklar getirilirdi kadının huzuruna. Ve "Evet efendim, hilali gördük. Ramazan başladı. Ramazan ayı geldi" derlerdi.
Bunun üzerine kadı, ramazanın geldiğini ilan ederdi.
Padişahın oyuncak mahcubiyeti
Eyüp semti ramazan ayında çok önem kazanırdı. Hele ki Şeker Bayramı'na doğru. Çünkü bizim oyuncak geleneğimiz Eyüp'teydi. Tarihi Eyüp oyuncakçıları vardı. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde Eyüp oyuncakçılarını 100 dükkânda 105 nefer olarak anlatır. Mutlaka ramazan ayında çocukların gönlü alınırdı. Çocuklar çok severdi ramazanı çünkü oyuncağa, şekere doydukları aydı.Padişah 2. Mahmud bir cuma namazı için Eyüp'e geldiğinde bir çocuğun annesinin yanında ağladığını görür. Sorar yanındakine, "Neden ağlıyor bu çocuk?" diye.
"Efendim" derler, "Oyuncak istiyor, annesi de oyuncak alamıyor. Bu yüzden ağlıyor."
Bunun üzerine 2. Mahmud, Eyüp oyuncakçılarının kaldırılmasını emrediyor. Yaklaşık iki ay sonra 2. Mahmud, Eyüp'e yeniden gittiğinde bütün Eyüp oyuncakçılarının yerinde durduğunu görür.
Sadrazam'a döner der ki, "Ben size Eyüp oyuncakçılarını kaldırın demedim mi?"
Bunun üzerine Sadrazam şu cevabı verir:
"Hayır devletlim. Yanlış hatırladınız, siz mezarcıların buradan kaldırılmasını istediniz. Yoksa çocukların ağlamasını istemezsiniz."
Bunun üzerine 2. Mahmud hatasını anlıyor ve hiç sesini çıkarmıyor.
Dönme dolaptan yemek servisi
Ramazan hepimizin çocukluk arkadaşıdır. Bu yüzden ramazan bizim insanımız için bir çocukluk arkadaşıyla yeniden karşılaşma zamanıdır. Bütün o çocukluktaki temiz, saf duygular yeniden ortaya çıkar.Ramazanda çocukların önemi çok ayrıydı. Çünkü çocuk günahsızdır, temizdir, melektir. Sofralarda özellikle ilk yemekler çocuklara konulurdu.
Büyükler çocukları önemserlerdi sofralarda. Bunun da nedeni şuydu, iftar sofrasına oturulduğunda yetişkinler bilirler ki, bizden sonra bu sofraları devam ettirecek olan çocuklardır. İftar sofralarına en güzel kıyafetler giyinilip, en temiz haliyle otururdu insanlar.
Evlerin harem-selamlık olduğu dönemlerde dönme dolaplar çok çalışırdı. Bu dönme dolaplar lunaparklardaki dönme dolaplar değildi. Harem-selamlık arasındaki duvar da, hani bugünkü dönen kapılar var ya, o şekilde dolaplar vardı. İşte iftar sofrasının yiyecekleri o dolaplara konularak harem tarafından selamlığa gönderilirdi. Günümüz lunaparklarındaki dönme dolaplar adını da işte bu dönme dolaptan alırlar.

