AP'den 'yeni yaklaşım'
AP'nin Türkiye raportörü Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan 23 maddelik karar taslağı, aşırı uçlar dışında, şimdilik de olsa, tüm grupların desteğini aldı
Güven Özalp - Brüksel
Ankara'nın Avrupa Birliği ile ilişkilerde en fazla sorun yaşadığı kurum olan Avrupa Parlamentosu (AP), "gerginlik geleneğini bozan ve alışılmadık sakinlikte" bir Türkiye toplantısına sahne oldu. AP Dışişleri Komisyonu'nda ele alınan, Hollandalı Hıristiyan Demokrat parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan karar taslağı, karşıt görüşler arasında denge bulma çabasının net şekilde hissedildiği bir belge olma niteliği taşıyor.
Daha önceki örneklerinin tersine provokasyon arayışına girilmeyen ve raportör tarafından "yeni bir yaklaşımın ürünü" olarak tanımlanan belgenin tonu, AP üyelerinin söylemlerini de etkiledi. Aşırı uçlar dışında tüm grupların desteğini alan 23 maddelik karar taslağı, İlerleme Raporu'nun yazımına başlayan Komisyon tarafından da dengeli bulundu.
AP içinde Türkiye'ye en fazla muhalefet eden grup olan Hıristiyan Demokratlar'ın, "Müzakere süreci devam etmeli", "Türk ordusunun rolünü değerlendirirken içinde bulunduğu zor koşulları da dikkate almak gerek" gibi mesajlar verdiği oturumda, sık sık provokasyonlarıyla gündeme gelen Rum parlamenter Marios Matsakis bile Türkiye'ye adil davranılmasını istedi.
Taslakta Türkiye, demokratik ve adil seçim süreci nedeniyle kutlanırken, güçlü bir halk desteği alan hükümetin reform sürecini hızlandırması beklentisi dile getiriliyor. PKK ve diğer terörist grupların şiddet eylemlerinin güçlü bir şekilde kınandığı taslakta, ordunun siyasi sürece tekrar eden bir şekilde müdahale ettiği, bunun da endişe verici olduğu dile getiriliyor.
"Ermeni soykırımı" iddialarına doğrudan yer verilmeyen taslakta, 301. maddede değişikliğe gidilmesi, Vakıflar Yasası'nın kabulü, Güneydoğu için kapsamlı bir ekonomik ve sosyal strateji oluşturulması, Kuzey Irak'a tek taraflı müdahaleden kaçınılması öne çıkan istekler arasında yer alıyor. Kıbrıs'la ilgili Ek Protokol'ün uygulanmamasının ilişkileri olumsuz etkilemeyi sürdüreceği uyarısının da yer aldığı belgede, taraflara Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında çözüm çağrısı yapılıyor.
'Gül dengeyi korur'
Oturum sonrası değerlendirmelerde bulunan Oomen-Ruijten, "Cumhurbaşkanı Gül'ü iyi tanıyorum. Kesinlikle laiklik ilkesine uygun davranacak ve mevcut yapıyı koruyacaktır. Kapasiteli, çok zeki, nasıl politika yapması gerektiğini bilen ve sorun istemeyen biri" dedi. Karara nihai hali ekim sonunda verilecek.AB'den 301 uyarısı
AB Komisyonu, Türkiye için bir sınav olarak gördüğü, TCK'nın 301. maddesinin değiştirilmesinin yeni anayasa çalışmalarıyla ilişkilendirilmemesini isteyerek, konunun acil ilgi gerektirdiğini vurguladı. Komisyonun Türkiye Masası Şef Yardımcısı Jean Christophe Filori, ilerleme raporunun yazımına başlandığını belirterek, "Raporun yayımlanacağı son ana kadar bekleyeceğiz" dedi.
Uluslararası Kriz Grubu'nun Türkiye ile ilgili son raporu kapsamında önceki gün düzenlenen oturuma katılan Filori, "Seçimler sonrasında yol açık. Türkiye ciddi ve kapsamlı bir reform sürecine başlayabilir. Ankara'dan ikna edici sinyaller bekliyoruz" diye konuştu. Yeni anayasaya yönelik hazırlıklardan memnun olduklarını ifade eden Filori, "Anayasa değişikliği uzun bir süreç. Oysa 301. madde ve Vakıflar Kanunu şimdiden ele alınıp adım atılabilecek konular" şeklinde konuştu.
AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk da benzer bir yaklaşım sergileyerek "301. maddenin anayasa kapsamında ele alınması uygun olmaz" görüşünü dile getirdi. Sürecin devamının önemine dikkat çeken panelistler, AB'nin de yapması gerekenler olduğunu unutmaması gerektiğini vurguladı. Filori, "Süreç çift yönlü. Sürecin devam ettiği konusunda net sinyaller verilmeli. Yeni başlıklar açmak iyi bir gösterge olur" dedi.

Cafe