
Melih AŞIK
Açık Pencere
Anayasa curcunası
AKP'nin anayasa saldırısı ortalığı birbirine kattı...
Bizim gibi 1982 Anayasası'nı yetersiz bulanlar dahil herkes mevcut Anayasa'nın arkasına geçti. Çünkü Anayasa'ya saldıranların daha özgürlükçü, daha demokrat bir anayasa yapmak niyetinde olmadıkları anlaşıldı.
Amaçları ortada:
"Özgürlükleri genişletiyorum adı altında dinci örgütlenme özgürlüğünü genişletmek, imam hatiplerin önünü açmak, Kemalizmi Anayasa'dan çıkarmak, laiklik tanımının içini boşaltmak, yargı ve üniversiteleri siyasi denetime sokmak vb..."
Türk - İş'ten DİSK'e, TİSK'ten TOBB'a, TMMOB'dan TÜSİAD'a kadar yüz binlerce çalışan ve işadamını temsil eden meslek kuruluşları AKP'nin bir sivil ve özgürlükçü anayasa yapma niyetinde olmadığını kavradılar.
O yüzden bu kuruluşların kimi kendince anayasa hazırlatıyor, kimi öneri paketi düzenliyor... Bizce yanlış yapıyorlar...
Niyet ve hedefleri demokrasi olmayan insanlarla hangi anayasa çalışmasına girilebilir.
TBMM'de bütün önerilere son noktayı onlar koyacağına göre... Siz onların hoşuna gitmeyecek bir madde sokabilir misiniz anayasaya? Komisyon ve genel kurulda metne son dakikada sokuşturacakları şeytani maddeleri önleyecek gücünüz var mı? TBMM'den giden metni veto edecek bir cumhurbaşkanınız var mı?
Söylenmesi gereken, "Bu iş ancak bir kurucu meclisle yapılır, biz bu işte yokuz" demektir... TÜSİAD bu yönde doğru bir tavır koydu. Bu tavrı koymayanlar anayasa hazırlığına demokrat bir hava vermek isteyenlerin figüranı olmaktan öte gidemezler...
Türkiye'de 100 kadından 61'i kapalıymış.
Bunların bir kısmı büyük ihtimalle bugünkü devlet olanaklarından yararlanmak isteyen açıkgözlerin eşidir...
Haldun Ertem
"İlk aşamada 1 milyon kişiyi hedefleyen hareket AKP'nin dayattığı yeni anayasanın ülkemizi taşımak istediği karanlığa karşı el ele, cesurca tavır göstermeyi amaçlamaktadır."
Bu demokrasi eyleminde "Ben de varım" diyenyurttaşlar internet üzerinden "www.bizkackisiyiz.com" adresine girerek daha fazla bilgi alabilir, üye olabilirler.
"Aslında idrarla içki arasında bir fark yoktur." Anlaşılıyor ki, Diyanet içki içenlere idrar içiyor diye bakıyor... Bir soru da biz soralım:
- İçki veya idrar, her neyse, onu içenlerin verdikleri vergiyi maaş diye cebe atmak caiz midir hocam?
İkinci Cumhuriyetçiler "ilk 11"lerini açıklamış!
Yakında transfer ücretlerini de öğreniriz herhalde...
Arif Ayhan
"Alkol ve bağımlı maddeleri kullanmak veya bulundurmak, başkalarını kullanmaya teşvik etmek" şeklinde...
Maddenin değişen yeni şekli ise şöyle:
"Başkalarını alkol ve bağımlılık yapan maddeleri kullanmaya teşvik etmek."
Görüldüğü gibi... "Alkol ve bağımlılık yapan maddeleri kullanma ve bulundurmak" yeni yönetmelikten çıkarılmış.
Alkol ve uyuşturucu kullanımını teşvik edenin okulu değşitiriliyor ama kullanan ve bulundurana ceza yok!
Oysa öğrenci sigara içerse ceza görüyor.
Yalova CHP Milletvekili Muharrem İnce bu tuhaf değişikliği Milli Eğitim Bakanlığı'na sormuştu. Bakan Hüseyin Çelik imzasıyla bir yanıt geldi... Özetle diyor ki Bakan:
"Alkol ve bağımlılık yapan madde nedeniyle okul değiştirmeler sorunu çözmemekte, müdürler bu tür öğrencileri istememekte, okulu değiştirilen öğrenci gittiği okulda tecrit edilmektedir..."
Peki ne olacak? Öğrenci okulundan uzaklaştırılmadan orada tedavi edilecek...
İçki içen öğrenci alkolik değil ki nesini tedavi edeceksiniz?
Uyuşturucu kullanımını teşvik eden öğrencinin başka okula gönderilmesi kararı da ilginç... Teşvik işini orada da yapmayacak mı?
Geçenlerde yazmıştık. AB ülkelerinde 16 yaşın altındaki çocuğa alkol satmazlar. Bizde 7 yaşındaki çocuk parayı bastırır bakkaldan viski bile alır. Bu tür önlemler neden alınmaz bizde?
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe