AİHM'den din dersi ölçütleri
AİHM, Alevi ailenin başvurusuyla ilgili kararının gerekçesini bugün açıklıyorBELMA AKÇURA İstanbul
Yeni anayasa taslağında din eğitiminin nasıl düzenleneceğine ilişkin tartışmalar sürerken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi bir ailenin çocuğunun din dersine girme zorunluluğuyla ilgili olarak yaptığı başvuru üzerine verdiği kararın gerekçesini bugün açıklayacak.
Milliyet, 29 Ağustos 2007'de yayımladığı haberle, AİHM'nin kararını daha önce kamuoyuna duyurarak, mahkemenin "Hiç kimseye dini inancına aykırı eğitim verilemez' kararı aldığını bildirmişti. Alevi aileyi haklı bulan AİHM, kararında, "Devlet eğitim ile ilgili sorumluluğu yerine getirirken, ders programındaki bilgileri objektif, eleştirel ve çoğulcu şekilde vermeli" diyerek laik devletlerin bütün dinlere eşit yaklaşması gerektiğini, bunun için de din dersiyle ilgili müfredatın değişmesi gerektiğine işaret etti.
AİHM, din dersi davasını, Büyük Daire'nin Folgero davasındaki kararlarını emsal kabul ederek karara bağladı. Buna göre, mahkeme, devletin bütün dinlere eşit mesafede yaklaşması gerektiğinin altını çizerek sadece Sünnilik üzerinden diğer inanışların anlatılamayacağına dikkat çekti.
Folgero davası örnek
Folgero davası, Norveç hükümetine, okullarda din bilgisinin "Hıristiyan değerleri üzerinden öğretildiği" gerekçesiyle açılmış, mahkeme davayı açan Folgero'yu haklı bulmuş ve kararında, "Laik ve demokratik rejime sahip devletlerin tüm dinlere eşit mesafede durması ve eğitimin de bu ilkeye dayanarak gerçekleştirilmesi gerektiği" belirtilmişti.Kararda, devletin, öğrencilerin ebeveynlerinin 'çocuklarına kendi dini ve felsefi inançlarına göre eğitim sağlama hakkına' da saygı göstermesi gerektiği vurgulanırken, "İlgili devlet (Norveç) eğitimle ilgili sorumluluğu yerine getirirken, ders programındaki bilgileri objektif, eleştirel ve çoğulcu bir şekilde verilmesini mi sağlıyor yoksa endoktrini yani bir görüşü empoze etme, dayatma amacını mı güdüyor?" sorusuna yanıt aranmıştı.
Büyük Daire, Folgero davasında, "Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, ana ve babanın bu eğitimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir" şeklinde düzenlenen Ek Protokol'ün 2. maddesinin ihlal edildiğine karar vermişti.
Mahkeme zorunlu din dersinin kaldırılmasına ilişkin görüş beyan etmezken, Sünni bir öğretimin dayatılmaması gerektiğinin altını çiziyor.
Avukat Kazım Genç, "Okulda din bilgisi eğitiminin Sünni şemsiyesi altında verilmesinin doğru olmadığına hükmeden AİHM kararının anayasa yazılırken dikkate alınması ve müfredatın değişmesi gerekecek" diyor.

Cafe