ABD İLE BİLEK GÜREŞİ
MİLLİYET
TBMM'nin önceki gün tarihi bir mutabakatla kabul ettiği tezkere, uluslararası politikanın en önemli gündem maddesi oldu.
ABD Başkanı George Bush, Türkiye'yi askeri harekâttan vazgeçmeye çağırırken, NATO Genel Sekreteri Jaap De Hoop Scheffer ile AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da Ankara'ya itidal önerdiler.
Ankara'da Bakanlıklar semtindeki TBMM binasında yapılan bir oylamanın, dünya politikasını sarsacak boyutlarda bir olaya dönüşmesine hep birlikte tanık olduk.
Türkiye, böylelikle, güç kullanmak suretiyle, Irak'taki oyunu bozabileceğini ilgili bütün aktörlere duyurmuş oldu.
Tezkere, Türkiye'nin eline çok kuvvetli bir kart vermiştir. İlgili aktörlerin, zayıf bir ihtimal de olsa, bu kartın kullanılabileceği olasılığını hesaba katmaları gerekir.
Unutmayalım ki, Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesine Batı'nın asla izin vermeyeceği yolundaki hesaplar 1974 Barış Harekâtı ile tersyüz olmuştu.
* * *
Oylamayla verilen mesajın gittiği ilk adres Beyaz Saray'dır. Tezkereye ilk tepkinin hemen sıcağı sıcağına Beyaz Saray'dan gelmiş olması, mesajın yerine etkili bir şekilde ulaştığını gösteriyor.
Bu mesaj, ABD'nin PKK'nın Kuzey Irak'taki faaliyetlerine ses çıkarmayarak, bu terör örgütünü himaye etmesine verilmiş en etkili yanıttır.
Teröre karşı durmak, her şeyden önce ahlaki bir yükümlülüktür. ABD yönetimi, bu açıdan bütün dünya karşısında ciddi bir zafiyet sergilemektedir. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, her yıl hazırladığı "teröre destek veren ülkeler listesi"ne ABD'nin de dahil edilmesinin zamanı gelmiştir.
Ortaya çıkan krizin bundan sonra nereye yöneleceği de büyük ölçüde ABD'nin içinde bulunduğu kayıtsızlıktan çıkıp çıkmayacağı sorusunda düğümleniyor. Kuzey Irak'tan ve Bağdat'tan gelen ilk haberler, ABD'nin ağırlığını koymaya başladığına işaret ediyor.
* * *
Şimdi Türkiye'ye de düşen, tezkereyi TBMM'den geçirdikten sonra bu adımın yarattığı baskıdan yararlanarak, meseleyi diplomatik alana kaydırmak, barışçı çözüm seçeneklerini sonuna kadar zorlamaktır.
Aynı zamanda, Türkiye, muhtemel bir askeri harekâtın muhasebesini de soğukkanlı bir şekilde yapmak zorundadır.
Askeri harekâtın Türkiye'nin uluslararası alanda tecrit edilmesinden, ekonomik çalkantıya, toplumsal barışın sarsılmasından yeni bir terör dalgasına kadar pek çok sonuçlarının olabileceği hesaba katılmalıdır.
Aslında, Türkiye tezkereyle birlikte, ABD ve onun şefkatli kanatları altındaki Kuzey Iraklı Kürt gruplarla yüksek riskler içeren bir bilek güreşine girişmiştir. Türkiye'nin elindeki kozların ağırlığı yabana atılmamalıdır.
Ancak, başarı için bu oyunun soğukkanlı bir şekilde ve aklın bütün imkânları seferber edilerek oynanması gerekir. Duyguların ortalığı kapladığı, hamasetin tırmandığı durumlar başarının önünde engeldir.
Tezkere aşaması geride kaldığına göre, şimdi biraz sakinleşmemize engel bir durum kalmamıştır herhalde.

Cafe