
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
2008 tezkeresi
Yunanistan'a 1-0 yenilen Türkiye, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma şansını zora soktu!
İyi başlayıp kötü bitirmek.
Kuralar çekildiğinde "Bu gruptan çıkarız" deyip sona doğru umutları yitirmek.
İki yıl önce İsviçre maçında olduğu gibi, "futbolu spor olmaktan çıkarıp ölüm kalım mücadelesine" çevirmek, kaybedince tribündeki seyirciyi, yedek kulübesindeki oyuncuyu ateşleyip sahayı arenaya dönüştürmek.
Maça çıkarken gerilimi yükseltmek.
TBMM'de Kuzey Irak'a "sınır ötesi harekât" tezkeresinin geçtiği çarşamba gecesi Ali Sami Yen'de konuk ettiğimiz Yunanistan'ın karşısına da bir "futbol maçı"ndan çok "savaşa gider gibi" çıktık! Tribünlerde, Güneydoğu'da şehit olan 13 askerimizi simgeleyen, "Hepimiz Mehmetçiğiz" pankartları açıldı.
Reklamlarda, Mehmet Aurelio, "İstiklal Marşı" söylüyordu.
Tribündeki "bereli" gençler, komando giysileriyle "zafer"i getirecek golü bekliyorlardı.
Golü 79. dakikada Yunanistan attı ve "iyi oynayanın kazanacağı" bir maçta, siyaset gibi futbolu da bir hamaset sanatına çevirmenin sonuç almaya yetmeyeceğini gördük.
Bir efsane çöktü; Fatih Terim, "istifa" sesleri altında stadı terk etti.
Seyirciler, Mehmet Aurelio'yu alkışlarken, Milli Takım oyuncularını yuhaladılar.
90 dakikaya sığdırılan umutlar saman alevi gibi söndü.
Oysa Milli Takım'daki düşüş, Bosna Hersek, Malta ve Moldova maçlarında görülmüştü.
Taç atışından gol yiyen bir takımı, "tribün hamaseti"yle ayağa kaldırmak, şoven duygularla maçı alacağına inandırmak futbolun öğretisine de aykırıydı. Tamam top yuvarlaktır, 90 dakikaya her türlü skor sığar, ancak futbol şans oyunu değildir.
Yunanistan'a ilk kez bir resmi maçta yenilmişiz.
Atina'da Türkiye'nin 4-1 yendiği Yunanistan, 2004'te Avrupa Şampiyonu oldu. Yunanistan, 2008 elemelerinde de Norveç'le birlikte gruptan çıkma şansı en yüksek takımdı. Nitekim 1-0'lık Türkiye galibiyetiyle finalleri garantilediler.
Türkiye'nin gruptan çıkması ise ikinci durumdaki Norveç'i deplasmanda yenmesine ve Bosna Hersek'le oynayacağı son maçı kazanmasına bağlı. İki maçta 6 puanla 2008 finallerine katılabileceğiz. Aksi halde tezkere alacağız!
Fatih Terim'in, her maçta sahaya sürdüğü ve çoğu kendi takımlarında oynayamayan futbolcuların form durumlarına bakıp "2008 rüyası"ndan uyanma zamanının geldiğini düşünebiliriz. Galatasaray'ın 2000'deki UEFA şampiyonluğundan da, 2002 Dünya Kupası üçüncülüğünden de çok uzaktayız. Başarı çıtası çok düştü.
Makûs talihimizi Norveç'i yenerek değiştirebilir miyiz? Zor.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe