Yabancı yönetici lazım
Ben de yabancı yönetici gelsin istiyorum. Yabancı hakem istiyorlar ya hani! Şöyle Beckenbauer tarzı. Ya da bir hayat görüşü olan birisi. Misal aynı zamanda bir edebiyatçı olan Valdano. Cruyff gibi bir futbol zekası. Peter Kenyon gibi bir yönetim dahisi.
Ne güzel olurdu hayat!
(Tabii siz de keşke senin yerine Rob Hughes veya Simon Kuper yazsa diyebilirsiniz. Türkçe öğrendikleri gün köşemi bırakmaya hazırım. Duyurulur!)
Yabancı hakem istiyor bir Beşiktaş yöneticisi. Sanki Marsilya maçını Selçuk Dereli, Porto'yu Bülent Demirlek yönetmiş gibi.
Tartışma bu boyutta olunca işin yürümesi zorlaşıyor. Halbuki Rüştü'nün kart sonrası tavrı, bu krizin Beşiktaş'a sağladığı moral katkı var ortada. Çıkıp hakemlerle empati kuran açıklamalar yapsan, Rüştü kadar sempati toplayacaksın. Ama yok, hep bildik ezberler. Hep bu oyunu aynı bataklığa çekecek klişeler. Başka bir pencere açmak lazım halbuki.
Misal Efes'in yeni koçu David Blatt gibi. Şöyle dedi Fenerbahçe maçından sonra. "Hakemlerden konuşmak basketbolu zehirler. Ben erkek adamım. Söyleyecek bir şey olursa size değil, gider hakeme söylerim." İşte bu kadar.
Evet evet yabancı yönetici lazım bize. Sonra Rob Hughes, sonra Simon Kuper.
Halbuki bu ülkenin futbol potansiyeliyle Avrupa'da yarışabilecek bir tek Fransa var. 70 milyonluk, görece fakir, büyük bölümü genç, okul çağında bir nüfus eldeki. Potansiyel devasa. Eksik olan yönetebilme kapasitesi.
Yani aslında bugün federasyonun en son uğraşacağı iş Süper Lig aslında.
Potansiyeli kullanmak
Eğer seçimle başa getirilen bir federasyon varsa, işi bu ülkenin futbolcu üretimi olmalı. Kıran kırana, siyasetin de girdiği bir seçimden çıkıp profesyonel bir yarışma yönetilmez. Olmaz bu.Bir şirket yönetmeli ligi. Ligin kendisi şirket olmalı. Süper Lig ve 1. lig kulüplerinin oluşturacağı Kulüpler Birliği'nin himayesinde bir şirket. Başında maaşlı genel müdürü olan, lige bir marka olarak bakacak ve öyle yönetecek bir ekip. Hedefi bir dahaki seçimi kazanmak değil, ligin gelirini yükseltmek, statları bal dök yala hale getirmek olan bir şirket.
Ekonomik düzeni sağlayacak, siyasal baskı yemeyecek bir şirket. Böyle olduğunda bu kulüpler bu şekilde yönetilemeyecek. Çünkü futbolun adaletini sağlayanlar hakkında böyle konuşulamaz olacak. Kaosla yönetim devri sona ermeli.
Bu müthiş, Türkiye'yi 10 yıl içinde Brezilya'yla yarışır bir dev yapacak potansiyeli harekete geçirmek gerek.
Yoksa debelenip duracağız.
Bunlar olduktan sonra Rob Hughes ve Simon Kuper'lar da çıkar merak etmeyin. Biz işsiz kalırız.
Gökhan ve Topuz
Bu oyuncular Türkiye çapında değil, dünya çapında. Bu yetenekler az gelen yetenekler. Ama Gökhan'ı tek başına ya da kendisiyle benzer özelliklere sahip Ümit Karan'la Yunan savunmasının içine atarsan olmaz. İbrahimoviç, Fener savunması arasında kaldı ne oldu? Bu Zlatan'ın değerini düşünür mü? Gökhan'ın yanında Mehmet Yıldız, Semih, Hakan Şükür gibi pivot özellikleri olan bir oyuncuyla oynatmazsanız olmaz. Ancak çok açık veren rakipler karşı deplasmanda bu şekilde oynayabilir. Yunan savunmasına karşı değil. 'Bu yüzden bu muymuş 5 milyon euroluk Gökhan?' gibi saçma sorular sormasın kimse. Bu soruyu sorarsanız Gökhan'ın değil sizin değeriniz düşer.Biliyoruz!
Milli takımımızın 'hâlâ' kaptanı olan oyuncunun 'Pişman değilim' açıklamasını soruyor insanlar.
Bu sürpriz değil. Pişman olacak bir oyuncumuz olsaydı bunu yapan, zaten medya bu kadar üzerinde durmazdı bu olayın. Haber olurdu, özür dilenir, ceza verilir, hemen kapatılırdı. Misal böyle bir hareket Hakan Şükür'den, Tuncay'dan, Hamit'ten gelseydi bu kadar büyümezdi. Çünkü bilirdik ki, bu bir anlık bir boşalma, bir daha olmayacak bir hatadır. Ama 'hala' kaptanın bu ilk olayı değil ki. Son da değil, sondan 1 önce de değil.
İşte bu yüzden herkes ayağa kalktı. Sahanın ortasında rakip kovalayıp 6 maç ceza aldıktan ve cezası bittikten 1 maç sonra bunu yaptı ve hakem görse kırmızı kart görecekti. Bir iflah olmaz ve de açıkladığı üzere pişman da olmaz kaptanla karşı karşıyayız.
İşte bu yüzden ve hemen ceza verilmediği, hatta ödüllendirildiği için iş bu kadar büyüdü. Buna tepki koyunca da yine basın cezalandırıldı. Kimse basınla konuşmuyor. Peki basın bir kişinin yaptığı yanlıştan sonra Tuncay'a, Gökhan'a Mehmet Topuz'a da, 'hâlâ' kaptana davrandığı gibi mi davranmıştı?
Hayır. Basın muhatabını açıkladı. Ama koskoca milli takımın koskoca yöneticileri, koskoca teknik heyeti, koskocaman oyuncuları köşe kapmaca oynuyor.
Ve kimse pişman değil. Bir tek ben pişmanım. Bunlarla muhatap olduğum için.
Avrupa sahnesi
Fenerbahçe en iyi kadrosu ve en formda haliyle Avrupa'ya çıkıyor. Geri düşmemek lazım. PSV evinde kaybetmeyen hatta berabere dahi kalmayan, onca oyuncu kaybına rağmen sistemini yürüten bir takım. Ligi Feyenoord'la domine ediyorlar. Bu oyun ve kazanma ihtiyacı Fenerbahçe'nin lehine olabilir. Bu işin şifresini biliyoruz "asla kaybetme". Ve Fenerbahçe'nin kaybedebileceği bir maç varsa o bu değil. İçerdeki CSKA ve oradaki Inter maçları daha zor ve ters maçlar.
Semih ileri çapası olacak ve formda. Yani ilk 11 ideal. Önemli olan Zico'nun maç içi hamleleri. Deniz yorulduğunda Appiah'ı, rakip arkayı iyice boşalttığında Kazım'ı kullanabilmek. Fenerbahçe bu işi yapar. Bu gücü formu ve oyun yapısı var. Şunu da söylemeli bu maçta en olmayacak sonuç beraberlik. Bir Fenerbahçe galibiyeti beklenti dahilinde.
Galatasaray'ın içeride dışarıda, her yerde aynı oyun stilinin bu maçta değişmesi lazım. Şu ana kadar içeride sadece Monaco'yu yenebildiler. Deplasman stratejilerine daha yatkınlar. O yüzden daha kontrollü bir Galatasaray görmek gerekli. Lincoln'ü rahatlatacak üstündeki baskıyı kaldıracak bir hamle lazım. Ya çift çapa, ya da daha hareketli bir hücum hattı bunu sağlayabilir. Misal bu maç Serkan'a çok uygun. Bu tip hamleleri Kalli'den görmeliyiz. Bordeaux'yla deplasmanda oynamak bir avantaj. Galatasaray kaybetse de bir şey kaybetmez ama gelecek için verilecek sinyaller önemli. Beşiktaş için ise bir geri dönüş için en zor maç bu. Trabzon'dan çok daha hızlı saldırabilen bir makineyle oynayacaklar. İyi şeyler söylemek istiyorum. Ama en nazik tabiriyle zor bir gece olacak.
Tanrı hepsinin yardımcısı olsun
mdemirkol@milliyet.com.tr

Cafe