Demokrasi bu kadar mı kötü?
"Özellikle altını çiziyorum, İstanbul'da ve İzmir'de Hrant Dink için milyonlar yürüdü. Ama benim şehitlerim için 3 bin kişi yürüdü. Bu benim yüreğimi dağlamıştır. Aynı süreçte 'bayrağınızı alın, filanca yere gelin' diye gidenler de 2 milyon kişiydi. (...) Bu ülkenin medyası ve bu ülkenin bazı kesimleri, Abdullah Çatlı ve benzeri kişilerin bu devlete verdikleri emekleri inkar ettikleri için, onları karaladıkları için acaba şimdi ıstırap duyuyorlar mı? Çünkü bana göre Türkiye'ye bu mesele için özellikle Abdullah Çatlılar lazım. Bunun da altını çizeyim."
Böyle söyledi Kemal Belgin pazartesi gecesi Santra programında. Söylemesine söyledi de Selçuk Dereli'nin haklarını savunmak için 6 Pas'a bağlanan RTÜK Başkanı Zahid Akman, bağlanma problemi yaşadığından olsa gerek bu kez sessiz kaldı, bağlanmadı...
Oysa bir futbol programında suç sayılan fiili öven ak saçlı bir bilge konuşuyordu. Ve reklam arasında ak saçlı bilgenin ellerinden öptüğünü itiraf ediyordu Tuğrul Yenidoğan...
Tribün terörü diyerek mangalda kül bırakmayan futbol yorumcularımız anlaşılan toplumu terörize etmekte herhangi bir sakınca görmüyorlar...
Gördüklerimiz göreceklerimizin teminatı mıdır? Yoksa bunlar iyi günlerimiz midir? Demokratik her türlü talep söz konusu olduğunda sürekli sporla siyaseti karıştırmamak gerektiğinden dem vuranlar, bu kez sazı ellerine aldılar ve coştukça coştular...
Yanlış anlaşılmasın!
Çekilen acıya değil sözüm... Bu ülkenin yoksul evlatlarının kanı üzerinden televizyon kanallarında vatanseverlik yarıştıranlara, çekilen acıyı damıtıp ondan faşizm çıkarmaya çalışanlara itirazım...Aurelio eleştiriliyor
Erman Toroğlu, haddini ve terbiye sınırlarını aşan yorumlarda bulunuyor... Onu geçmek için Kemal Belgin, televizyon aracığılıyla Abdullah Çatlı arayışına giriyor... Aynı programda Tuğrul Yenidoğan, "Bu marş ırka yazıldı siyah birinin bu marşı söylemesi tuhafıma gidiyor" diyerek Mehmet Aurelio'lu reklamı eleştiriyor... Oysa daha geçen hafta aynı Mehmet binlerce taraftarın alkışıyla ödüllendirilmemiş miydi?Soruyorum demokrasi bu kadar kötü mü?
Bu kadar mı zor geliyor bu insanlara? Çünkü Belgin'in verdiği örneklerden hareket edersek, bu ülkede her düşünceden insanın özgürce ve kardeşçe yaşaması gerektiğine inanıp yürüyenler (bkz: Hrant Dink cenazesi), düşündüğünü söyleyebilme hakkını savunanlar odak noktasına konuyor. Ve nedense bu durum, en yüksek perdesini futbol programlarında buluyor. Futbolsuz bir ligde konuşacak bir şey bulamayınca gazı başka yerlere veriyorlar...
"Hadi oradan" diyebilirler bu yazıya. O zaman siyasetin büyüklerinin infial uyarılarına ne diyeceğiz? Ya da gelişen olaylar üzerine konulan yayın yasaklarına?..
Toplumun yeni Çatlılar'a ihtiyaç duyduğuna inanan mesleğimin büyükleri merak etmesin, nasıl olsa Ogün'ler parmaklıklar ardında büyüyor...
Çakaramus dedi ki...6 Pas'ın başrol oyuncusu Ahmet Çakar, 2005-2006 sezonunun son maçında Fenerbahçe ile Denizli'nin berabere kalacağını bilince adı kahine çıkmıştı. Ama aynı Çakar, mesela geçen sezon da "Şampiyonluk için Galatasaray ve Fenerbahçe sonuna kadar mücadele edecek, Beşiktaş maalesef yarıştan yine erken kopacak" demişti. Durum, hepinizin malumu... Konumuz geçen sezon değil elbet, sadece bir hatırlatma yaptım... Çünkü Çakar, kısa ve uzun vadeli yeni kehanetlerde bulundu:
* Milan önümüzdeki hafta Ancelotti'yi kovacak. (Bekleyip, göreceğiz...)
* Avrupa'da bir maç var ki en banko görünen; Beşiktaş-Liverpool maçı. Beşiktaş kazanamaz. Beşiktaş kazanırsa derim ki; "Hakikaten futbol çok enteresan bir spormuş"... (Bir söz demeye gerek var mı bu konuda...)
* Ağır bir iddada bulunayım mı, maçlarla ilgili? 3 takımımız da yenilecek... (Çakar, Fenerbahçe ve Beşiktaş konusunda yanıldı. Bu satırlar yazıldığında Galatasaray maçı daha oynanmamıştı.)
* Bu Zico'lu Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde üst tura çıkamayacağı gibi şampiyon da olamayacak... (Dedi Çakar, ben duydum. Oysa maçın ertesi günü "Gruplar öncesi ümitsizdim, ama şu anda Fenerbahçe'nin ilk ikiye girmemesi bundan sonra sürpriz olur" diye yazdı. Aslında gruplar öncesi değil, maça kadar ümitsizdi kendileri...)
* Real Madrid bu sene tokat üstüne tokat yiyecek. Bu sene ne yapacaklar Real Madrid'i biliyor musunuz? Şamar oğlanına dönenecek İspanya Ligi'nde. İlk 3'e girsin mayısta konuşuruz... (Mayıs'a çok var; ama unutmak yok!)
Haberiniz var mı?
1978 yılında İtalya'nın İngiltere'yle öğleden sonra yaptığı eleme maçını, ne İtalyan ne de İngiliz televizyonları naklen yayınlamaya casaret edebildi. Çünkü; birçok kişinin maçı seyretmek için işini bırakacağını düşünmüşlerdi.
* Biz spor ahlakı sakatlanmışlar, sahneden çekilip yerimizi Özel Olimpiyatlar'da gözlerimizi yaşartan zihinsel özürlü çocuklarımıza mı bıraksak acaba? Çünkü oyunu oyun olarak oynamaktan, başkalarıyla birlikte barış içinde yarışmaktan başka kaygıları yok onların. Zihinsel özürlü olabilirler ama ahlaken kusursuzlar. Onlar hepimizin ve yaşamını yitirmiş gençlerimizin melekleri...
İbrahim Altınsay
Sen mutlu ol, yeter!
Ben mutluyum. Bunu çok rahat söylüyorum. Fenerbahçe takımı çok pozitif, çağdaş futbola yakın, keyif veren düzeye geliyor. Seyredenler de çok mutlu. Ben de keyifle seyrediyorum ve çok mutluyum ki; iyi yazılar yazabiliyorum, iyi yorumlar yapabiliyorum.
(Gürcan Bilgiç - 6 Pas, Show TV)
Mazeretimiz var!!!
Hrant Dink ve Santoro cinayetleri takımımızı ve kentimizi etkilemiştir.
(Trabzonspor Başkanı Nuri Albayrak)
At hadi at!
Son yarım saati on kişi oynayan bir takımın, üstelik deplasmanda aldığı bir puandan sonra, o koca takımı bir kenara bırakıp, bir futbolcuyu öne çıkarmanın ne kadar büyük haksızlık olduğunu biliyorum. Ama izin verin, bu haksızlığı yapayım... İzin verin "Muhteşem Aurelio" diye başlık atayım...
(Şansal Büyüka - Akşam)
Bosna-Hersek çantada keklik, di mi?
Şu bir gerçek ki; Türk Milli Takımı, ay-yıldızlı ekibimiz Norveç'i Norveç'te yendiği takdirde finallere gidebilecek.
(Cem Yılmaz - Telegol, Kanal 1)
Bir şey olmaz!
Kalli'nin de dinlenmeyi, balık tutmayı, çiçek sulamayı bir kenara bırakıp Bordeaux maçını düşünmesini lazım. Orada nasıl puan alacaklarını hesap etmesi lazım. Yoksa Fransa'da bir hüsran yaşayabiliriz.
(Bahri Havadır - Akşam)
İnşallah Abi!
Milli Takımın başına geçtiğin zaman final sözü verdin. Rakip kaleciler ve şansın sana çok hem de çok yardım etti. Ama gerçek kimliğin son maçlarda ortaya çıkınca öğretecek değil, öğrenecek çok şeyin var. Hem de o kadar çok ki; İnşallah ömrümüz vefa eder görürüz.
(Turgay Şeren - Akşam)
Yokmuş Abi!
Öğrenecek çok şeyin var Fatih.
(Turgay Şeren - Akşam)
Çok mu komik?
Bülent Ülgen: Kalli, Galatasaray'a UEFA Kupası'nda ikinci kez final oynatır mı?
Osman Tamburacı: Hah ha!
(Verkaç - Fox TV)
yakantop@gmail.com

Cafe