04 Kasım 2007 / Pazar - 08:20



Bir tecavüz skandalı daha

      Neşet KARADAĞ DHA

      ADANA'da, bir cami imamının nikahsız eşi 23 yaşındaki F.K.’ye ‘Rahminde cin var çıkartmam gerekir’ diyerek tecavüz ettiği iddiasıyla hakkında 22 yıl 6 ay hapis istemiyle dava açılan Çoban Dede Türbesi’nin sorumlusu emekli öğretmen 61 yaşındaki Yücel Uğur Kılıçyaldır'ın, üniversiteli 20 yaşındaki Z.Ç.’ye de tecavüze kalkıştığı ileri sürüldü. Kılıçyaldır’ın elinden güçlükle kurtulduğunu söyleyen Z.Ç., “Kendisini din adamı olarak tanıtan Yücel Kılıçyaldır sözlümle aramı düzeltmek için evine götürüp banyoda bana tecavüz etmek istedi'' dedi.
      Halen Şanlıurfa’da bir camide imamlık yapan F.Y.’nın Adana’da görev yaptığı sırada nikahsız eşi olan F.K., 26 Mart’ta polise giderek, ‘Deli Yücel’ lakabıyla da tanınan, belediye tarafından göl kıyısındaki türbe ile çevresindeki dinlenme alanına gayri resmi sorumlu olarak görevlendirilen Yücel Uğur Kılıçyaldır’ın kendisini Turgut Özal Bulvarı’ndaki evine götürüp tecavüz ettiği iddiasıyla şikayetçi oldu. Lokanta ve internet kafelerde garsonluk yapan F.K.’nın, “Beni tokatlayıp çırılçıplak soydu. Banyoda cinsel tacizde bulundu. Daha sonra da zorla evinin bir odasında ırzıma geçti'' iddiaları üzerine Kılıçyaldır hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı’ suçundan dava açıldı.
      DHA'nın duyurduğu bu davayla ilgili haber üzerine telefonla arayan üniversitede işletme okuyan Z.Ç., geçen haziran ayında Kılıçyaldır’ın kendisine de tecavüz etmeye kalkıştığını, elinden güçlükle kurtulduğunu söyledi.
      Bu tecavüz girişimini korkudan bugüne kadar sır olarak ailesine bile söylemeden sakladığını öne süren Z.Ç., gazetelerde çıkan haber üzerine Kılıçyaldır’ın tecavüz ettiği F.K.’nin mahkemece psikolojik durumunun öğrenilmesi için ruh sağlığı hastanesine sevk edilmesinin zoruna gittiğini ve bu yüzden yaşadıklarını anlatma gereğini duyduğunu söyledi. Üniversiteli Z.Ç., Kılıçyaldır’ın kendisine nasıl tecavüz etmeye kalkıştığını şöyle anlattı:
      “Sözlüm ile sık sık ailelerimiz nedeniyle tartışıyorduk. Ayrıca üniversite sınavına girecektim. Aramızın düzelmesi ve sınavı kazanmam için sık sık türbeye gidip dua ediyorduk. Bizden para alıp yarısını cebine koydu. Yarısını da bozukluk halinde bize vererek ‘Cebinize katın. İşiniz düzelecek’ dedi. Değişiklik olmadı. Daha sonra gittiğimizde bize ‘şeker alın hayır yapın’ diyerek üzerimize okudu. Bize kendisini din adamı olarak tanıttı. Sakalıyla konuşmalarıyla din adamı gibiydi. Haziran ayında gittiğimizde sözlüm türbeden erken çıktı. Bana, ‘bir dakika kalır mısın? Akşam saat 20.00’de tek gel. Sana söyleyeceklerim var’ dedi. Gittiğimde ‘Sözlünün ailesi seni istemiyor. Sınavı kazanamayacaksın’ diye yorum yaptı. ‘Sözlünün senin kul kölen olmasını istiyor musun? O zaman beni sevgilin olarak hayalleyeceksin gözlerini kapatacaksın seni rahatlatacağım’ dedi. Bu işin nasıl olacağını sorunca, ‘Türbenin arkasında deneyeceğiz. Uzanacaksın ayağımla rahmine baskı yapıp seni rahatlatacağım. Sözlünle ilgili sorular soracaksın cevabını alacaksın’ deyince kabul etmedim. ‘Burada olmaz o zaman ocağa (hocaların toplandığı yer) gidelim’ dedi. ‘Ocakta ne olacak?’ diye sorunca ‘Sen saat 22.00’de gelirsin ocağa gideriz. Oradaki hocalarla sana okuyacağız. Sonra soyunacaksın banyoya gireceksin. Sana gusül abdesti yaptıracağım. Beni sevgilin olarak bilip seni rahatlatacağım. Sevişirken ‘sözlüm beni seviyor mu?’ diye sorular soracaksın. Rahatladıktan sonra meniyi peçeteye koyup toprağa gömüp çiğneyeceksin. Tekrar gusül abdesti alıp eve gideceksin. Bu iş 2- 3 saat sürecek’ deyince huzursuz oldum. Kabul etmeyip eve gideceğimi söyleyince ‘Sen manyak mısın? Seni sevdiğim için bu duaları yapacağım. Defol git’ diye bağırdı.''
     
     ‘MAHKEME ÇAĞIRIRSA TANIKLIK EDERİM’
      Kılıçyaldır’ın herkese böyle davranıp davranmadığını öğrenmek için 2 kız arkadaşını da türbeye gönderdiğini öne süren Z.Ç., şöyle devam etti:
      “Arkadaşlarıma da aynı tacizde bulunmuş. Müftülüğe olayı anlattım. İlgilenen olmadı. Tecavüz ettiği kadın mahkemede suçlanıyor gözüküyor. Din adamı kılığına girmiş bu adamın ne olduğunun ortaya çıkması için itirafta bulundum. Toplum olarak özellikle kadınlar sorunumuza, sevgimize çare olacak diye hacı hocalara inanıyoruz. Genç kızların dikkatli olmalarını istiyorum. İnanmasınlar hepsi yalan. Allah’tan başka kimse bilemez. Sözlümle benim inanıp gitmemiz bile yanlıştı. Türbelerin böyle ziyan edilmesine üzülüyorum.'' Z.Ç. Kılıçyaldır’ın kendisine “Üniversiteyi kazanamayacaksın'' dediğini, ancak üniversiteyi kazandığını da, çağrıldığı takdirde mahkemeye gidip tanıklık yapabileceğini belirtti.
     
     
‘İyilik yaptım’
GARSON F.K.’ye ‘cinsel saldırıdan’ 12 yıl, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan ise 10 yıl 6 ay olmak üzere toplam 22 yıl 6 ay hapis cezası istemiyle Adana 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Kılıçyaldır, 2 gün önce başlayan duruşmada suçlamayı kabul etmedi. 11 yıldır türbede müdürlük yaptığını iddia eden Kılıçyaldır, kendisini şöyle savundu:
“Olaydan yaklaşık 10 gün önce F.K. cami imamı F.Y. ile evlenmişti. Bayan oldukça açık giyinmişti. Düğün hediyesi olarak seccade ve tespih hediye ettim. 10 gün sonra evimin kapısı çaldığında açtığımda türbanlı bir bayanla karşılaştım. Önce kim olduğunu tanıyamadım. Daha sonra kendisini cami imamı arkadaşın eşi olarak tanıttı. Niye geldiğini sorduğumda, imam arkadaştan ayrıldığını benimle konuşmak istediğini söyledi. Çekindim, içeri almak istemedim. Öksüz olduğunu, kötü yola düştüğünü, 19 tane belalısının olduğunu anlattı. Kendisine acıdım. Belalılarının isimlerini bana yazdırdı. Daha sonra “üzerimde büyü var’ dedi. Bir süre sonra tekrar yanıma geldi. Kapıdayken kadın hastalığının olduğunu söyleyip tuvalete gitmek istedi. Tuvalete girdi. Karnı aç olduğu için yemek yedirdim. Kendisini evine bırakmamı söyledi. Ben de 3.5 YTL para verip durağa bırakıp yanından ayrıldım. Eve geldiğimde tuvalette, bir tespih ve kirli çamaşırlarını buldum. Ertesi gün polis geldi. Bana iftira atıyor.''
Mahkeme heyeti, F.K.’yi herhangi bir psikiyatrik rahatsızlığının olup olmadığının belirlenmesi için Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk ederken, duruşma cami imamı F.Y.’nin talimatla ifadesinin alınması için ertelendi.

     
     
Ağlayarak tecavüzü anlattı
LOKANTA ve internet kafelerde garson olarak çalıştığını belirten F.K. tecavüz olayını mahkemede anlatırken ağlamaya başladı. Mahkeme Başkanı, genç kadının olayı rahat şekilde anlatması için duruşma salonundakileri dışarı çıkarttı. Zaman zaman Çobandede Türbesi’ni gidip dua ettiğini belirten F.K., yaşadığını iddia ettiği olayı şöyle anlattı:
“Türbede dua ederken, türbe müdürü yanıma gelip ‘’senin içinde cin var. Rahmine yazılmış. Bunu çıkartmak gerekir. Dışardan 14 tane küçük taş topla bunların suyu ile yıkan. Ben senin cinlerini çıkartırım. Ancak, burada olmaz bunun için özel bir ziyaret yerimiz var’ dedi. Ben de inandım. Bir arabayla ziyaret yerine evine götürdü. Akşam namazı kılacağını söyleyip bir odaya geçti. Bütün giyisilerini çıkarttı. Üzerinde açık renkli, ayaklarına kadar uzanan entari benzeri bir giysi vardı. Arkadan gördüğüm kadarıyla içinde hiç bir şey yoktu, çıplaktı. Akşam namazını kıldıktan sonra bana taşları banyoda yıkayacağını benim de suyu ile yıkanmam gerektiğini söyledi. Banyoya girdim. Beni dua ile yıkayacağını söyledi. Kabul etmeyince, ‘Benim okuduğum dua ile sen beni görmezsin’ diyerek ısrar etti. Israr nedeniyle kabul ettim. Beni çırılçıplak banyoda yıkadı. Daha sonra banyodan sağ ayağımla çıkmam gerektiğini söyledi. Gözüme de kırmızı renkli bir tülbent bağladı. Banyodan çıktım. Beni bir yatağın üzerine yatırdı. İçimdeki cinleri çıkartacağını bunun için boşalmam gerektiğini meniyi alıp toprağa gömmem gerektiğini söyledi. Üzerime uzandı. Tüm vücudumu öptü, okşadı. Erkeklik organını kadınlık organıma sokmak istedi. Uç kısmının hafifçe girdiğini hissettim. Kendisini tekme ile itip üzerimden uzaklaştırdım. Beni bırakması için yalvardım. Bırakırsa geri geleceğimi söyledim. Kimseye söylememem için beni tehdit etti.''

     
     
Belediye: görevlimiz değil
ADANA Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Yücel Kılıçyaldır’ın belediyenin resmi veya gayri resmi bir görevlisi olmadığını, türbeyi ziyaret eden vatandaşlar gibi, bu kişinin de türbede bulunmuş olabileceğini söyledi. Kılıçyaldır’ın ziyaretçilerden para alamayacağını da belirten bir yetkili, “Bu kişinin bizimle alakası yok. Artık türbede de bulunamayacak. Oradaki görevli arkadaşlarımız, Kılıçyaldır ve o türdeki insanlara, yani durumdan vazife çıkaranlara müsaade etmeyecek'' dedi.

     

     
Yorumlar (8)

Gençlik nereye gidiyor?

Tekke ve zaviyeler kapalı değilmi? Resmi makamlar tekkenin varlığını kabul etmişler hemi? Peki bunun cezası yokmu? Tecevüze uğradığını iddia eden hanım ...

[10:52 - Muharrem Uysal]   yazarın tüm yorumları


Düşündürücü

Cin çıkarmak gibi saçma sapan tezgahlara inanan genç kızın ünüversiteli olması ayrıca düşündürücü. Nasıl bu kadar aptalca şeylere inanıyorlar. Adam ...

[11:27 - feyzikanra]   yazarın tüm yorumları












© Copyright 2007 Milliyet.