Play-off oynamadan!..
Yazalım da, ne yazalım. Hepsini birden mi yazalım, sadece sonunu mu? Maçı anlatan spiker yırtınıyor, "Stres var, stres.." diyor. Peki Norveç maçının stresi daha mı azdı? Finallerde oynayacağımız maçların stresi bundan az mı olacak? Kadromuza bakar mısınız... Bir kısmı Avrupa'da oynuyor, diğerleri Türkiye'de şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi'nde başarı için mücadele ediyor. Yani bu stresi rahatlıkla aşması gereken oyunculara sahibiz.
Bizim grupta sıkıntısını çektiğimiz hadise iyi oynayamamak. İyi futbol oynayamazsak bu stresi içeride de dışarıda da hissederiz. Burada bir şeyi ayrı koymamız lazım. Şartlar ne olursa olsun Türk futbolunun finallerde olması lazımdı. İlk 5 maçta kazandığımız puanlar bizim için final kapısını aralayan faktördü. Sonra gelen maçlar da umutlarımızı tüketecek sonuçlarla bitti. Taa ki Norveç maçına kadar.
Finaller için yetmez
Grupta bizim için iki tane önemli faktör vardı. Bazı maçlardaki şansımız, bazı maçlardaki şanssızlığımız bizi finallere hem götürdü hem uzaklaştırdı. Sıkıntı yaşamamamız gereken maçlarda sıkıntı yaşadık. Bunun son örneğini de dün akşam gördük. Ancak şimdi finallerin keyfini yaşamalıyız. Şimdiye kadar oynadığımız maçlarda artılarımız, eksilerimiz, yaptıklarımız, yapamadıklarımız vardı.Yaptıklarımız finallerde yeter mi? Grup maçları gösterdi ki yaptıklarımız finallerde yetmez. Peki yetecek kadarını yapabilir miyiz? Bu zor durumdan çıkmasını bilen takımımız önündeki süreyi iyi değerlendirecektir ve finallerde mutlaka başarıyı yakalayacaktır.
Neticede gruplardan finallere adını yazdıran takımlar içinde Türkiye'nin de olması, 2004 ve 2006'dan sonra çok önemliydi. Bu mutluluğu ulus olarak yaşamamız gerekiyordu.
Gruptaki yol haritamız gittik ve bitirdik düşüncesiyle ters tepmişti. Son iki maçta ise kazanmak gerekiyordu, kazandık. Buradan baktığımız zaman mutluluğu ve gururu yaşayacağımız bir geceyi geride bıraktık.
Not: Bu yazdıklarımın maçla bir ilgisi yok. Bu ilave bir yazıdır. Maçtan sonra Fatih, "Sadece benim zamanında Milli Takım, play - off oynamadan finallere katıldı" dedi, doğrudur. Peki Fatih'in başında olduğu takımlar grup birincisi olarak mı finallere katıldı? O dönemdeki statüde ikinciler, play-off oynuyordu, bugün oynamıyor. Ayrıca o takımlardan biri Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek final oynadı, diğeri ise Dünya Kupası'nda yarı finale kadar çıktı.
Fatih neden böyle bir şey söyleme lüzumu hissetti bunu anlamadım. Herhalde grup ikincisi olan takımların o yıllardaki statüde play - off oynadığını biliyordur. Onun başında olduğu ve grup ikincisi takımların iki defa direkt gittiğini de herhalde unutmadı. Bunu bir hatırlatayım dedim, o kadar...
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe