
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Wilson daveti
Gazetelerde dün ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'un Washington'dan gelen 2 Kongre üyesinin de katıldığı toplantıda Kürt kökenli siyasetçilerle "sorunun demokratik çözümü" üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu haberleri yer alıyordu.
Toplantıya katılan AKP'li milletvekillerinin kapsamlı bir açılım için hazırlanmakta olan yeni anayasaya da gönderme yaptıkları öne sürülüyor.
5 Kasım'daki Bush-Erdoğan zirvesinin ardından hükümetin üzerinde çalıştığı plan, Başbakan tarafından "mahremiyet" kapsamına alındığı için "kapalı kapılar ardında" neler görüşüldüğünü anlamak zor. Büyükelçi Wilson da, Birinci Dünya Savaşı ertesinde ünlü "Wilson Prensipleri"ni ortaya atan eski ABD başkanlarından Woodrow Wilson'ın "halkların kendi kaderini tayin etme hakkı" kadar iddialı olmasa da, çözüm için uğraşıyor. Bu ilgiyi soyadı çağrışımının ötesinde Washington-Ankara arasında kurulan "temas köprüsü"ne bağlamak daha gerçekçi olur. ABD Başkanı Bush, Annapolis'te Filistin sorununu çözmeye çalışırken, ABD Büyükelçisi Wilson da, Kürt sorunu üzerinde çalışıyor!
ABD Büyükelçiliği'ndeki kahvaltılı toplantıya AKP Diyarbakır milletvekilleri İhsan Arslan ve Abdurrahman Kurt, AKP Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, Hak-Par Genel Başkanı Sertaç Bucak, KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi, eski Diyarbakır Milletvekili Haşim Haşimi ile CHP MYK üyesi, eski milletvekili Mesut Değer katılmışlar.
Toplantıda PKK terörü sona erdirildikten sonra Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözümü için yapılabilecekler tartışılmış. DTP'nin kapatılmadan, sürece katkısı konuşulmuş. AKP'nin hazırladığı anayasa taslağında düşünülen açılımların da sorunun çözümüne katkı yapacağı savunulmuş.
Ancak görüşmenin "kulislere yansıyan" bölümlerinde Anayasa konusunda ne tür adımlar atılacağı belirtilmiyor.
Başbakan Erdoğan, Beyaz Saray'da Bush'la yaptığı görüşme bağlamında "PKK'ya silah bıraktırılması" konusunu "mahremiyet" sınırları içine alarak bu konuda yapılan haberler nedeniyle medyayı suçlarken, kamuoyunun gelişmelerden habersiz kılınması Meclis'teki muhalefetin tepkisine yol açıyor.
CHP lideri Baykal haklı olarak, "mahrem anlaşmanın neleri içerdiğini" soruyor.
Bu gizlilik devam ettikçe, yeni senaryolar ortaya atılıyor. Başbakan medyayı, "doğrulanmayan bilgileri yazmakla" suçluyor. Ancak hükümet kamuoyuna doyurucu bilgi veremiyor.
Siyasi iktidarın bir "Kürt planı" varsa bunu ABD elçisinden önce TBMM'deki siyasi partiler ve halk bilmelidir.
"Kapalı kapılar ardında Ankara" görünümü rahatsız edicidir.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe