Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Aralık 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türk Lirası 80 yaşında

5 Aralık 1927'de piyasaya çıkan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkardığı ilk kağıt para olan 1 Türk Lirası artık 80 yaşında. Koleksiyoncu Cem Mahruki: "Üzerindeki resimleri Ali Sami Boyar yaptı; paralar İngiltere'de basıldı"

BADE GÜRLEYEN

Para dendiğinde ülkemizde ilk akla gelen isimlerden biri Cem Mahruki. Türkiye Cumhuriyeti'nin kağıt paralarının tamamına sahip olan ünlü para koleksiyoncusu, aynı zamanda da Türk Nümismatik Derneği Başkanı. Eskiden beri içinde "biriktirme" merakının olduğunu söyleyen Mahruki, ilkokul kitap ve defterlerini bile hâlâ sakladığına dikkat çekiyor.
Bir kutuda "bozuk para biriktirmekle" başlayan bu merakın daha sonra ciddi bir koleksiyonculuğa dönüştüğünü anlatıyor bize. Öyle ki Osmanlı döneminde basılan paraların hemen hemen hepsine, Cumhuriyet döneminin banknotlarının ise tamamına sahip. Çok değerli para koleksiyonunu incelerken büyük ustanın gözünü gerçekten de "para bürüdüğünü" fark ediyoruz. 1 Türk Lirası'nın yıldönümü dolayısıyla ziyaret ettiğimiz Cem Mahruki'yle banknotlar üzerine sohbet ettik. Meğer "para" muhabbeti de zevkli olabiliyormuş...

Latin harfleri yok çünkü henüz devrim yapılmamıştı
"Cumhuriyetin ilk kağıt paraları 1927'de basıldı" diye başlıyor anlatmaya Mahruki. Paraların İngiltere'de, Thomas de la Rue şirketi tarafından 88 bin İngiliz altınına basıldığını söyleyen Mahruki, "250 milyon civarında kağıt para basılmış o dönem" diyor.
1927'de harf devrimi henüz gerçekleşmediği için paranın üzerinde Latin harfleri yok. Fransızca ve eski Türkçeden oluşan cumhuriyetin ilk paraları, 1928'deki harf devriminden sonra da yıllarca kullanılıyor. Mahruki "Harf devrimi oluyor ama yeniden bu paraların Latin harfleriyle piyasaya çıkması büyük bir masraf. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti bunu bastırmak istemiyor. Dolayısıyla Latin harfli ilk kağıt paramız 1937'de tedavüle çıkıyor. 1927'de basılan ilk paralar ise 1949'da tedavülden kalkıyor" diyor.
1927'de basılan ilk para 1 Türk Lirası. Tabii ki o dönemde sadece
1 lira değil; 5, 10, 50, 100, 500, 1000 Türk Lirası şeklinde, 7 kupür halinde bir set çıkıyor tedavüle. Cem Mahruki salonunda alev alev yanan şöminesinin başında bir yandan çayını yudumluyor, bir yandan da
5 Aralık 1927 tarihli 1 Türk Lirası'nın özelliklerini anlatıyor:
"Paranın ön yüzünde parlamento binası ve çift süren bir çiftçi yer alıyor. Arka yüzünde ise eski başbakanlık binası bulunuyor. Paranın üzerindeki resimler ünlü ressam Ali Sami Boyar tarafından yapıldı. 1927'de basılan 1, 5 ve 10 lirada Atatürk'ün resmi filigranda görülüyor. Diğerlerinde Atatürk hem filigranda hem de resim olarak var. İlk paraların üzerinde eski Türkçe ve Fransızca yazılar ile dönemin Maliye Bakanı Mustafa Abdülhalik Renda'nın da imzası var."

Para koleksiyonunda "yok" yok
1937'de Latin harfli paralar tedavüle girdiğinde ne gibi değişiklikler yapıldı parada? Bu dönemde bambaşka paraların basıldığını söyleyen Mahruki, hepsinde Atatürk resimlerinin bulunduğuna dikkat çekiyor.
Mahruki'nin koleksiyonunda "yok" yok. Cumhuriyet kağıt para koleksiyonunu 1980'lerin başlarında, hem de serileriyle tamamladığını anlatan Mahruki, koleksiyondaki en eski paraların Osmanlı'nın banknotları olduğunu belirtiyor. 1870'lerde tedavülde olan bu banknotlar elle yazılı. Çok nadir olan bu paraların elle yazılmış olanları Mahruki'nin koleksiyonunda yok ama kısmen baskı, kısmen elle yazılmış olan paralar var.
Dünyada para koleksiyonculuğunun çok önemli olduğunu söyleyen Mahruki, Türkiye'de para koleksiyoncu sayısının artmadığının altını çiziyor. 1968'de kurulan Türk Nümismatik Derneği'nin üye sayısının gittikçe azaldığına dikkat çeken Mahruki, şu anki üye sayısının
100 civarında olduğunu söylüyor:
"Bizde koleksiyoncu sayısının artmasını kanun engelliyor. Parayı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına alıyorlar. Yani para, bir sanat eseri gibi sınıflandırılıyor. Sultan Abdülmecid 1839'da para reformu yaptı. O tarihten sonraki paraları toplamak serbest. Ama reformdan önceki paraları saklamak için kayıtlı koleksiyoncu olmanız gerekiyor. Pek çok kişiyi engelliyor bu kanun. Bu kanun olmasaydı, dünyanın en iyi Bizans koleksiyonunu burada yaşayan biri yapardı herhalde. Malımızın kıymetini bilmiyoruz."
Cem Mahruki iktisatçı. Ancak "para merakından" mesleğini hiç yapmamış. Evinde ise paraları koyacak yer kalmamış neredeyse. "Peki nereye götürecek bunun hepsini?" sorusunu daha sormadan hayalini anlatıyor: "Bir müze açacağım."




PAZAR
"Elif'in yazdıklarını okuyunca ben de natal şeye girdim... Neydi?"
"Şiddet aile içi mesele değil bir insan hakları ihlalidir"
"Datvi olsa beni bırakmazdı, kendimi suçlu hissediyorum"
Türk Lirası 80 yaşında
Bedri Baykam'dan efsane Fener
Türk resminin öncüsü Halife Abdülmecid
Rüzgarda bir arp
Eniştem organını halama naklederse
Varoş kralının ihtiyaç listesi
Farkındalık ve kabullenme
Büyükdere'nin gizli lezzeti
Haymatloz sergisinin düşündürdükleri
Su-tuz dengesi
Beşeri iklim değişikliği
Romun anavatanında...





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet