
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Çankaya ve yargı
Medya, üniversite ve yargı. CHP lideri Baykal, bu üç alandaki kuşatmayı, siyasi iktidarın Türkiye'yi dönüştürme planının bir parçası olarak gördüklerini açıkladı.
Bu kurumlar ele geçirilecek, çökertilecek! CHP, yargıç ve savcı atama yöntemiyle ilgili son yasa değişikliğine engel olmaya çalıştı, ancak Meclis'ten jet hızıyla geçen yasa Cumhurbaşkanı'nca da bekletilmeden onaylandı.
Yasa mülakat sistemini yeni esaslara bağlıyor. Yargı bağımsızlığı açısından sakıncalı olabilecek düzenlemenin Çankaya tarafından incelenmeden imzalanmasına tepkili Baykal:
"Olayın üzüntü verici tarafı, Cumhurbaşkanı'nın bu süreçte kendisine biçilen rolü itaatle uygulamış olmasıdır. Türkiye'de temel, büyük tartışma konuları karşısında güven veren, tarafsız, Anayasa'ya sahip çıkan ve kendisini hiçbir siyasi tarafın parçası haline dönüştürmeyecek noktada bir Cumhurbaşkanlığı ihtiyacı, yaşadığımız deneylerin ışığında çok daha açık biçimde çıkmıştır. Ne yazık ki Sayın Gül, seçiminden bu yana geçen süre içinde toplumun özlediği, tarafsız, Anayasa'ya sahip çıkan, hükümetin yanlışları karşısında dur diyebilen, Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'na yüklediği yer yer fren olarak görev yapma, yanlışları engelleme işlevini yerine getirme konumunda değildir.
Alelacele, gece yarısı saat üçte yurtdışından gelir gelmez yasayı imzalamış olmasının tartışılması gereken çok yönü var.
Anayasa'ya aykırılık iddiaları var.
Cumhurbaşkanının Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla mahkemeye taşınabilecek olan yasayı uzmanlarına, hukukçularına "Şuna bir bakın, inceleyin, gerçekten bir yanlış var mı?" diye talepte bulunması, bir inceleme yaptırması gerekmez mi? Bunlara hiç ihtiyaç yok mu?
CHP lideri Baykal, "Emir büyük bir yerden mi geldi?" diye soruyor:
"Cumhurbaşkanı doğal bir inceleme ve denetleme sürecini niye işletemiyor? Çok acı bir tablodur. Hukuk devleti anlayışı bakımından acıdır, Cumhurbaşkanlığı kurumunun ne durumda olduğunun ortaya çıkması açısından acıdır."
Baykal'ın işaret ettiği kaygıların yargıda uzunca süredir var olan, "Gülen cemaati"yle ilişkili kadrolaşmadan kaynaklandığı tahmini güç değil. CHP lideri, Çankaya'nın hükümet karşısındaki tarafsızlığının "Gül'ün seçimiyle" zaten ortadan kalktığını savunduktan sonra yargıdaki atama yöntemiyle ilgili değişikliğin süratle onaylanmasına, "Emir büyük yerden mi geldi?" diye tepki gösteriyor.
Çankaya, Meclis'e "Özalvâri" baskın yöntemiyle getirilen bu yasayı imzalamakta niye acele etti?
Tek gerekçe "Sezer'den farklı olduğunu göstermek" olabilir mi?
Seçimde verilen sözler mi tutuluyor?!
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe