Akil adam Gonzalez
Türkiye'nin AB üyeliğini sorgulamak amacıyla Sarkozy'nin önerdiği "Düşünce Grubu" isimli akil adamlar komitesinin başına Felipe Gonzalez atandı, ancak Türkiye komitenin gündemi dışında tutuldu
Güven Özalp
Brüksel'de bir araya gelen Avrupa Birliği (AB) liderleri, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Türkiye'yle müzakerelerin devamı için kurulmasını şart koştuğu "Akil Adamlar Komitesi"ne yeşil ışık yaktı. Türkiye'nin üyelik sürecini ve Avrupa'nın sınırlarını tartışmaya açmak amacıyla ortaya atılan, ancak Paris'in beklentilerinin çok altında kalan bir görev tanımı verilen komite, Türkiye'nin üyeliğini sorgulama yetkisine sahip değil.
"Düşünce Grubu" olarak adlandırılan komitenin başkanlığına eski İspanya Başbakanı Felipe Gonzalez atandı. Gonzalez, başbakan olarak görev yaptığı dönemde Türkiye'nin Avrupa perspektifine mesafeli yaklaşan bir profil çizmesiyle hatırlanıyor. Gonzalez'in yardımcıları ise eski Letonya Devlet Başkanı Vaira Vike-Freiberga ve Nokia Başkanı Jorma Ollila olarak belirlendi. Çalışmalarına 2008'de başlayacak ve 2010'da raporunu sunacak olan grup, toplam 9 kişiden oluşacak.
Liderlerin bu oluşuma "yeşil ışık yakmak zorunda kalmaları"nda Sarkozy'nin grubun kurulmasını Türkiye'yle müzakerelerin devamı için şart koşması önemli bir rol oynadı. Fikre soğuk bakanlar da Fransa'dan grubun görev tanımında, "Avrupa'nın sınırları ve Türkiye" konularına yer verilmemesi "tavizi"ni kopardılar. Düşünce Grubu, mevcut AB politikalarını ya da kurumsal sorunları sorgulayamayacak ve global güvenlik, göç, terörle mücadele, enerji ve çevre gibi konular hakkında görüş bildirecek.
ANALİZ
Fransa, farklı profil peşinde
Nicolas Sarkozy'nin Cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana Türkiye konusunda sürekli zorluk çıkaran ve üyelik perspektifini sorgulayan bir yaklaşım benimseyen Fransa, bu aşamadan sonraki politikasını, "varılacak hedefi geri plana iterek süreci devam ettirmek" üzerine kurma hazırlığında.
Bu yaklaşımın Türkiye tarafından "hazmedilmesi" oldukça zor, ancak "direksiyonda" Sarkozy olduğu sürece Fransa'dan "üyelik konusunda olumlu mesaj beklentisine girilmemesi gerektiği" Paris tarafından net bir şekilde dile getiriliyor.
Fransa'nın Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı koltuğuna oturacağı 2008'in ikinci yarısında izleyeceği politika, özellikle Ankara tarafından "endişeyle" beklenirken, Paris kanadı, bu süreçte Sarkozy'nin "yeni çatışma ortamı yaratma ya da süreci bloke etme" amacı gütmeyeceğine dikkat çekiyor.
Fransız kaynaklar, dönem başkanlığı sürecinde Türkiye'yi bloke eden bir yaklaşım içine girmenin Sarkozy'nin de çıkarına olmayacağı görüşündeler. Fransız yetkililerin 2008'e yönelik olarak verdiği mesajlar arasında, "odaklanılması gereken konunun sürecin devam ettirilmesi ve müzakere sürecinde ilerlenilmesi olduğu" da yer alıyor. "Türkiye'yle, kendi dönem başkanlığı sırasında kayda değer sayıda müzakere başlığı açmak" da Fransa'nın "iddialı" söylemleri arasında yer alıyor.
Türkiye, Fransa kanadından gelen bu mesajlara, yaşanmış tecrübelerin de etkisiyle, şüpheyle yaklaşıyor. AB içinde de Sarkozy'nin, "her an sorun yaratma potansiyeli taşıyan" bir politika izlediğini düşünen ciddi bir kesim var.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe