
Melih AŞIK
Açık Pencere
Brisbane'deki biz
Avustralya'nın Queensland eyaleti nire? Bu eyaletin başkenti Brisbane nire? Türkiye nire? Ama hemen kaydedelim ki namımız dünyanın o uçlarına kadar yürümüş durumdadır.
Brisbane'da yaşayan okurumuz Necip Kültür'ün bildirdiğine göre... Eyaletin en büyük gazetesi olan "The Courier Mail"in pazar baskısı olan "The Sunday Mail"de geçen pazar günü bir test yayımlandı. Testin 22. sorusu aynen şöyleydi:
"İşinizi yaptırmak için aşağıdaki ülkelerden hangisinde büyük bir ihtimalle bir devlet görevlisine rüşvet vermeniz gerekmektedir?
a) Kolombiya b) Türkiye c) Finlandiya"
Doğru yanıt olarak "b" gösterilmiş, sebebi de şöyle açıklanmış:
"Türkiye, Dünya Yolsuzluk Endeksi'nde 77. sırada bulunan Kolombiya'nın önünde 59. sıradadır. Finlandiya ise dünyada en az yolsuzluğun olduğu ülkedir..."
Görüldüğü üzre... Rüşvet deyince adımız uyuşturucu cenneti Kolombiya'nın da önünde geliyor... Ünümüz bu yönde yürüyor.
AKP iktidarı 5 yıldır işbaşında... Başbakan hortumları kestiğini her yıl birkaç kez açıklıyor... Hortumlar kesiliyor ama yasa dışı para bir takım ceplere akmaya devam ediyor... Demek ki.. Hortumların kesildiği falan yok...
Üstelik adımız dünyada "Müslüman ülke" olarak da geçiyor.
Herhalde din ile ahlakın aynı temele oturduğunu bilen dünyalılar bu duruma da şaşırıyordur...
Ne bilsinler bizde bazılarının, Müslümanlığı, yolsuzluğun kamuflajı olarak kullandığını...
Recep Tayyip Erdoğan feribotu Yalova'da iskeleye çarpmış.
İskelede muhalif kafeterya falan mı vardı acaba?
Haldun Ertem
Buna benzer orijinal dilekler çoktu bu yıl...
"Yeni yılda size şans, mutluluk, barış, huzur, bol kazanç diliyorum" diyen kutlamalar ise çoğunlukta...
Acaba şu dileklerde küçük bir ayarlama yapsak mı?
Mesela şöyle desek:
"Yeni yılda mutluluk, barış, huzur için çalışacak gücü bulmanızı diliyorum"...
Öyle ya, barış, mutluluk falan durup dururken gelmez, çalışıp çabalarsak gelir... Diyor ve sözü Enis Batur'a bırakıyoruz:
Belki de yenilenmeli ağaçlar.
Boyalar devşirilmeli
mevsimin yapraklarından, haşarı erguvandan.
Yepyeni fırçalar alınmalı çarşıdan, insan eliyle germeli bezi tahtaya:
Herkes kendine görülmemiş bir düş aramalı.
Kadıköy'de yaklaşık 6 ay önce Alkım Kitabevi açıldı.
Belki Türkiye'nin en büyük kitabevi. Bu yanıyla kutlarız.
Ne var ki içinde bir kafe de bulunmasına rağmen binada tuvalet yok.
Çok sıkışanlar personel tuvaletine gönderiliyor.
Belediye böyle yerleri denetlemez mi?
- Şuna bakın... Kimse yemesin diye meyvenin bile en zor soyulanını koymuşlar...
Ata Demirer harikulade idi her zamanki gibi... Bizim gibi "Şu gece bitse de yatıp uyusak" diyenlere iyi vakit geçirttiler...
"Kendini çok ciddiye alıp, hayatta yapılabilecek hiçbir şeyi ciddiye almamak... İşte bu benim ikilemim... Yaşadığım ülkeyi, insanlarını, hem sevmek, hem de nefret etmek. Bana bir şeyler üretebilen insan olma imkanını vermediği için çaresiz bir kızgınlık içinde olmak... Nereden başlayacağını kim olacağını göremeyen bir ben yarattıkları için kırgın olmak...Yaşadığı kültüre çok bağlı ama oraya uymayan bir insanım ben..."
Gençler yarınlarda var olabilmek için karmaşık ruh hallerinin içinden geçer hep... Bu odur...
Bakanlığın açıklamasında, duman yerine su buharı çıkaran, içine yerleştirilen nikotin kartuşu yoluyla kullanan kişiye sigara içmiş hissi veren elektronik sigaraların, yüksek dozda nikotin verme nedeniyle bağımlılık riskini arttırdığı vurgulandı. Elektronik sigaranın sigarayı bıraktırıcı çalışmaları engelleyici olması nedeniyle yasaklanmasına karar verildiği bildirildi.
Bu cihaz aylardır Türkiye'ye ithal ediliyor, pek çok vatandaşımız tarafından kullanılıyor... Fayatı 300 - 500 YTL civarında... Şimdi zararlı olduğuna hükmedilmiş. Peki neden ithalat başlamadan ya da hemen ilk günlerde kontrolden geçirilip on binlerce yurttaşımızın satın alması önlenmedi?
Ürün zararlıysa neden dünyanın pek çok ülkesinde serbestçe satılıyor?
Bu ürün ülkemizde artık kullanılamaz çünkü kartuşu olmadan bir işe yaramıyor. Ciddi bir devlette bunlar olur mu?
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe