
|
|
|
 |
|
|
Yaşatarak koruma
Gökkuşa¤ı / Reşat Kutucular
SÜHA Ersöz/Ürgüp’te Esbelli Evi
Ziya Şimşek/Antalya Çıralı’da Olympos Lodge.,
Timur Schindel/Gaziantep’te Anadolu Evleri..
Sevan ve Müjde Nişanyan/Şirince’de Nişanyan Evleri..
Zeynep Öziş/Alaçatı’da Taş Otel..
Gamze Kutlukaya ve babası Talat Bey/Urla’da Mahfel Restoran..
Serra ve Abdullah Şehoğlu/Antakya’da Savon Otel..
Mansur Yavaş/Beypazarı Evleri...
Süreyya ve Vedat Semiz/Bodrum’da Ada Hotel
Bu isimlerden bazılarını tanıyorum, bazılarıyla tanışıklığım yok. Kimilerinin müşterisi oldum, kimilerinin methini eşten dosttan dinledim. Ama bu isimlerin hepsi büyük bir alkışı hak ediyor.
Çünkü onlar bu ülkede ağır aksak gelişen koruma kültürünün mevzi zaferler kazanmış kahramanları. İnandılar uğraştılar, didindiler, pes etmediler ve başardılar. Değersiz sayılandan değer yarattılar. Çirkini güzele çevirdiler. Dokuya bağlı kalmaya çalıştılar. Öncü oldular, anlamlı örnekler çıkardılar ortaya. Zaman zaman deli muamelesi görerek üstelik.
Adını bilmediğim başka ''kahramanlar'' da vardır mutlaka. Onlara da yürekten alkış.
* * *
Ne de olsa bu ülkede geçer akçe yıkıp yapmak. Mümkün olan en yükseğini yapmak. İzin verilenden az büyüğünü. En karlı olanını. Güzel olmayıversin, dokuya uygun düşmeyiversin. Girişimcilik bu! Gelişme bu! Modernleşme bu!
Bu arsız kültüre karşı gelişen koruma refleksi de ''çivi çaktırmamak'' olmuş maalesef. Çarpık kentleşmenin acımasızlığına aynı havada bir cevap. İyi niyetli ama pratiği olmayan bir korumacılık. Yaşatarak değil yasaklayarak koruma. Koruyacağım derken koruyamamak Koruma iddiasında, niyetinde olana da destek değil köstek olmak.
Estetik kaygısı olmayan hızlı yapılaşmaya karşı koymak kolay değildi elbet. Gelişigüzel kentleşmeyle birlikte küreselleşme de saldırdı üzerimize. Yerel unsurlar kendinden olana sahip çıkmadı ki. Elindeki değerin farkına varamadı ki. Maddi getiri hırsı romantik olanı da nostaljik olanı da ezdi geçti. Ama ne olursa olsun daha sağlam bir koruma anlayışıyla daha farklı sonuçlar elde edilebilirdi.
* * *
Yukarıdaki isimler böylesi bir iklimde az iş becermediler. Olmaz denileni, ticari olarak çok cazip olmayanı hayata geçirdiler. Koruyarak da gelişme olabileceğini somut örneklerle gösterdiler. Örnek alındılar, taklit edildiler. İyi de oldu. Dokuya uygunluk konusunda bulaşıcı bir etki yarattılar. Koruma bilincini dürttüler.
İnsan bu yapılar yaşasın, benzerleri çoğalsın istiyor. Yaşatarak korumanın mevzileri güçlensin istiyor. Estetik değerlere sahip çıkanlara sahip çıkmak istiyor. Hakim kültüre direnene, seçenek sunanlara destek olmak istiyor. Bu insanların iyi haberlerini almak istiyor. Beypazarı Belediyesi gibi başka Belediyeler çıksa keşke. Koruyarak gelişme anlayışı bireysel kahramanlıklarla değil yerel idarenin gücüyle, katkısıyla yürüse. Geri kazanılan yerel güzelliklerin isimleri bu sayfaya sığmasa..
* * *
Mayıs’ta Esbelli’deydim. Ekim’de Ada Hotel’de. Önceki hafta bir akşam Urla Mahfel Restoran’da. Ertesi gece Antakya’a Savon Otel’de. Bu mekanlar birer vaha. Çöl havası, ancak vahalar çoğalınca hafifleyecek.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|