Dağlıca'da bazı sorular!
12 askerin şehit düştüğü dosyadan bazı soru işaretleri çıktı: Bütün silahlar neden incelenmedi? Yüzbaşı ile savcıya verilen ifadeler neden farklı? Sorgu sırasında neden avukat çağrılmadı? Neden sadece Kürtçe bilen iki askerin telefon kayıtları araştırıldı?
Gökçer Tahincioğlu
Hakkâri Dağlıca'da 12 askerin şehit düştüğü terör saldırısına ilişkin dava dosyasından, yürütülen soruşturmaya yönelik çok sayıda soru işareti çıktı.
Soruşturmayı yürüten ve PKK tarafından kaçırılan 8 asker hakkında dava açan Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca hazırlanan dosya, soruşturma usulüne uygunluk konusunda çok sayıda kuşku içeriyor. Sanık avukatlarının, davanın 1 Şubat'ta yapılacak ilk duruşmasında bu kuşkuları dile getirerek, bazı delillerin yok sayılmasını isteyecekleri öğrenildi.
Dosyadan çıkan bazı soru işaretleri şöyle:
Savcılık, 4 silahın laboratuvar koşullarında düzgün çalışmasını, 8 asker hakkındaki davanın ana gerekçelerinden biri saydı.
Bir yüzbaşının sorguda sadece "Silahınız tutukluk yaptı mı?" sorusunu yönelttiği tanıkların tamamı, "tutukluk yapmadı" yanıtını verdi. Bu ifadeler aynen dosyaya girdi. Buna karşılık, savcılıkça doğrudan sorgulanan bazı tanıklar, silahlarının tutukluk yaptığını anlattı.
Sanıklara, "devletin birliğini bozmak" gibi ağır suçlamaların yöneltildiği mahkeme safhasında avukat tayin edildi. Uzmanlar, bu tip bir uygulamanın yaygınlaşması halinde, tüm soruşturmalarda suçu hafif gösterip avukat olmaksızın sorgu yapılabileceğini kaydetti.
Sadece iki kayıt
Er Yüce, askerden önce de kaçırılmış
MUSTAFA İNSAN Mersin DHA
PKK'nın kaçırdığı 8 askerden 'ağırlaştırılmış müebbet hapsi' istenen er Ramazan Yüce'nin askerden önce PKK'lılarca dağa götürüldüğü, ancak örgüte katılmak istemediği için evine gönderildiği iddia edildi. Yüce'nin kardeşi Mazlum Yüce, "Ağabeyimin terör örgütüyle bağlantısı yoktur. Kaçırıldığında önlerine 3 tane alternatif sunuldu, 'Ya burada kal, ya Avrupa'ya gönderelim ya da evine gönderelim' diye. Ağabeyimin terör örgütüyle bağlantısı olsaydı orada kalırdı" dedi. Yüce'nin Mersin'de yaşayan annesi Fatma Yüce ise "Oğlum vatana ihanet etmedi. Oğlumun örgütle alakası yok" diye konuştu.

Cafe