
Yaman TÖRÜNER
Çözüm
Kriz kapıda mı?
Dünya borsaları endekslerinde toplu düşüşler yaşanıyor. Altın ve petrol fiyatları rekorlar kırıyor. Amerikan dolarının rezerv para olmaktan çıkacağı konuşuluyor. Amerika'nın Çin ve Japonya başta olmak üzere dış piyasalardan çok yoğun borçlanmış olması, alacaklı ülkelerde de tedirginlik yaratmış durumda.
Bazıları, Amerika'nın dolardan vazgeçip yeni bir para birimi gündeme getirebileceğini bile söylüyor. Artan petrol fiyatları, petrol sahibi olan Arap ve Ortadoğu ülkelerinde büyük paralar toplanmasını sağladı. Şimdi, bu ülkeler Amerikan şirketlerini veya bu şirketlerin bir kısım hisselerini satın alıp hem onları kurtarma hem de Amerika'ya yeniden yerleşme peşinde.
ABD'de yeni arayışlar
Öte yandan, bu yıl kasım ayında Amerika'da seçim var. Başkanlık için kıran kırana mücadele sürüyor. Amerika'da iki kademeli olan seçim sürecinin yaklaşık 1.5 yıl sürmesi, gereksiz bir istikrarsızlık yaratıyor.
İktidardaki Cumhuriyetçi Parti'nin seçimleri kaybedeceği, Demokrat Parti adayının başkan seçileceği konuşuluyor. Ancak, Demokrat Parti'deki en güçlü iki adaydan birinin bayan, birinin de zenci olması sıkıntı yaratmış durumda.
Yahudi cemaatinin, bayan aday Clinton'a karşı çıkması, bütün hesapları altüst ediyor. İşte bu istikrarsızlık, Amerikan ekonomisini de doğrudan etkiliyor. Çünkü, Bush yönetimi ülkeden yabancı sermayeyi kaçırmış, yabancıların gayrimenkul, otomobil, ehliyet almalarını çok kısıtlamıştı. Şimdi, aynı yönetim Araplara el açmak zorunda kaldı. Ayrıca, Irak'taki fiyasko Bush'a büyük oy kaybettiriyor.
Demokratlar ve onların taraftarı ekonomistler de, partilerini iktidara taşımak için, Bush döneminde ekonominin bozulması veya bozuk sinyali vermesi adına ellerinden geleni yapıyorlar. Kısacası, Amerika'da ekonomik çalkalanma, seçimler bitmeden önce bitmeyecek gibi.
Dünya ekonomisinin görülen temel sıkıntısı Amerika'dan kaynaklanıyor. Amerika'da bankalar dışında, büyük şirketlerin iç yapılarında da ciddi sıkıntılar var. Buna politik sıkıntılar da eklenince, yuvarlanan kartopu etkisinin ortaya çıkabileceğinden korkuluyor.
Amerikan fonları ve şirketlerinin tüm ülkelerde ve bunların borsalarında ciddi yatırımları var. Bu nedenle, Amerika öksürse, bizim gibi ekonomiler nezle olabiliyor. Ancak, Amerikan hükümeti ve şirketleri krizin yayılmasını engellemeye çalışıyorlar. Zaten, aksi takdirde, bindikleri dalı kesmiş olurlar. Bizim gibi ülkelerin şansı da bu.
Kriz, doğal olarak bizi de etkileyecek. Ama, etkileri sınırlı kalacak. 2000 yılına benzer bir kriz yaşanmayacak. Merkez Bankası ve Maliye politikaları doğru. Maliye'de vergi reformu yapılması zorunluluğu var.
Sosyal Güvenlik reformuna öncelik verilmeli. Özelleştirmelere, iyi fiyatlar bulundukça devam edilmeli. Ancak, kriz sonrası global ölçüde büyük bir likidite patlaması yaşanacağı da unutulmamalı. Dünyanın her yerinde enflasyon artacak. Bu durumda, bizdeki enflasyon hedeflerinin tutturulup tutturulamaması fazla eleştirilmemeli. Bu yıl hükümet, politik sıkıntı yaratacak gündem maddeleri açmamalı.
Türkiye'nin krizlere karşı ciddi güvenceleri var. Bunlardan biri döviz rezervleri. Bir diğeri, kurun serbest olması. Yani, bir muhtemel kriz, kurun artmasıyla geçiştirilebilir. Önemli reformlar yapıldı. Tek başına iktidarda olan bir hükümet de önemli bir istikrar göstergesi.
Borsada çalkantı sürebilir. Kur biraz artabilir. Bu aşamada, kur, faiz oranlarına bağlı olmaktan çıktı. İsterse Merkez Bankası, faizleri düşürmeye devam edebilir. En önemli konu, cesareti sürdürmek ve telaştan uzak durmak. Hükümetin de, Merkez Bankası'nın taşınması veya türban gibi politik konuları gündeme taşımaktan vazgeçmesi lazım.
ytoruner@milliyet.com.tr

Cafe