AKP'nin AİHM'de türban manevrası
Dönemin AKP hükümeti, Leyla Şahin davasında, 'türbanın cumhuriyete karşı bir sembol olduğu' yolundaki Türkiye'nin temel tezini terk etti
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları doğrultusunda, "türbanın cumhuriyete karşı bir sembol olarak kullanıldığı" tezini savunan Türkiye'nin bu temel argümanlarında, AKP'nin iktidara geldiği Kasım 2002'den itibaren sapmalar yaşanmaya başlandı.
İstanbul Üniversitesi öğrencisi Leyla Şahin'in üniversitedeki türban yasağı nedeniyle 1998'de açtığı davada, Türkiye ilk savunmasını 19 Kasım 2002'de, 3 Kasım seçimleri sonuçlanıp AKP iktidara geldikten 16 gün sonra yaptı. AKP hükümetinin kabullenmediğini ve eski hükümete ait olduğunu iddia ettiği savunmayı yapan Avukat Şükrü Alparslan şu ifadeleri kullandı:
"Başörtüsü, dini duyguları sınıflarda sembolize etmesi nedeniyle laiklik ilkesiyle bağdaşmaz. Demokratik devlet, laik devlettir. Anayasa Mahkemesi kararları bütün kurumlar için bağlayıcıdır. Başörtüsü masum bir yaşam biçimi olmanın dışında, cumhuriyet ilkelerine karşı sembol olmaktadır." AİHM, 2003'te Türkiye'den davayla ilgili ek savunma istedi. Türkiye adına ek savunmayı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün o dönemde bakanlık koltuğunda oturduğu Dışişleri Bakanlığı yaptı. Ek savunmada, "türbanın cumhuriyete karşı bir sembol olduğu" yönündeki ifadeler tekrarlandı. Alparslan'ın savunmasına sadık kalındı.
Ancak bu savunma, AKP içinde büyük tepkiye yol açtı. Gül, savunmanın geri çekilmesi talimatını verdi. Böylece dosyada sadece ana savunma kaldı.
AİHM 4. Daire, bu savunmayla yetinerek davayı karara bağladı. Şahin'in başvurusunu reddeden daire, Türkiye'nin temel tezleri doğrultusunda, türbanın siyasi bir sembol olduğunu ve ayrımcılığa yol açabileceğini belirtti.
Şahin'in temyizi üzerine dosya AİHM Büyük Daire'ye geldi. Büyük Daire de Şükrü Alparslan'ın yerine, Dışişleri Bakanlığı avukatlarından Münci Özmen savunma yaptı. Özmen, ilk savunmada yer verilen görüşleri savunmasına almadı. Sadece 9 dakikalık sözlü savunma yapan Özmen, Türkiye'nin eğitim hakkını engellemediğini ve özgürlüklerin kapsamını genişletmekten yana olduğunu vurgulamakla yetindi.
Büyük Daire, 4. Daire'nin kararını yerinde buldu. Ancak dava, hukukçular tarafından, devletin temel türban görüşünde AKP'nin iktidara gelmesiyle sapmalar yaşandığına kanıt gösterildi.

Cafe