
Metin MÜNİR
Ekonominin ensesindeki soğuk rüzgâr
Türkiye'de ekonominin büyümesi ile dışarıdan borçlanma arasında sıkı bir bağlantı var.
Büyümenin yüksek olduğu yıllar ile borçlanmanın büyük olduğu yıllar aynıdır.
2001-2007 arasındaki kesintisiz büyümede dış finansmanın rolü büyüktür. Dünyada hüküm süren bol kredi/ucuz maliyet ortamından faydalanarak Türkiye yıllık ortalama yüzde 7 büyüme hızı elde etti. Ekonomi tarihimizde ender görülen bir yüksek büyüme, düşük enflasyon, siyasi istikrar dönemi geçirdik.
Amerika Birleşik Devletleri'nden dünyaya bulaşmaya başlayan bankacılık krizi bu dönemin devamı için bir tehdittir.
Dünyada bankalar kredi açmada daha seçici ve hasis oldular. Borçlanmanın maliyeti yükselmeye başladı. Bu durum yıllarca sürebilir.
Amerikan bankalarının sadece uzun vadeli konut kredileri ile tüketici kredilerinden yiyecekleri darbenin 700 milyar doları aşması bekleniyor. Bu vurgunun sermayelerinde açtığı yaradan bankaların kendilerine gelmesi uzun zaman alacak.
Avrupa Birliği ülkeleri de bu durumdan kimisi az kimisi çok (İngiltere) etkilenmiş durumda.
ABD'deki krizin finansal sektörü nasıl etkileyeceği tam bilinmediği için, bütün dünyada bankacılık sektörünün keyfi kaçmış durumda.
Türkiye soğuk rüzgârları ensesinde hissetmeye başladı bile.
Gözler Doğu'ya çevrildi
Faiz genellikle iki parçadan ibarettir: LİBOR, yani her borçlunun ödediği faiz oranı. Spread, yani her borçlunun mali gücüne göre ayarlanan faiz. İkincil piyasada işlem gören borçlar spread'lerin iki misline çıkacağına işaret ediyor. Özel sektöre açılan uzun vadeli kredilerin faizindeki artış bundan da büyük olacak.
Türk bankaları da aynen ABD'dekiler gibi daha seçici olmaya başladılar.
"Eskiden projem var dedin mi on banka koşardı. Şimdi iki üç banka koşuyor" dedi bir bankacı.
Türk bankaları tarihi olarak fonlamalarını, yani borçlanmalarını, Batı Avrupa bankalarından yaparlar. Bu kaynağın ufalma sinyallerine karşılık olarak bankalar gözlerini Doğu'ya çevirdi.
"Hepimiz ellerimizde çantalarımız Körfez'de ve Uzakdoğu'da koşuşmaya başladık" dedi bir bankacı.
Uykular kaçabilir
Daha ucuz olduğu için son yıllarda şirketler dış borçlanmalarını büyüttü. Borçlanma ikliminin bozulması özel sektör yatırım kararları üzerinde olumsuz etki yapacak.
"Bu da ekonominin daralmasına, büyümenin hız kesmesine neden olacak" diye tahminde bulundu bir bankacı.
ABD'deki krizle ilgili olarak, bütün dünya gibi Türkiye'yi de etkileyecek olan bir bilinmeyen var. Bu da krizin Amerikan ekonomisini ve ardından dünyayı uzun vadeli bir ekonomik durgunluğa sokup sokmayacağıdır.
Belirtiler sokacağı yönündedir.
Rahat uyuduğumuz günlerden uykularımızın kaçmaya başladığı günlere geçtiğimize kuşku yok.
mmunir@milliyet.com.tr

Cafe