
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Uğur Mumcu
Suikastın üzerinden tam 15 yıl geçti; "Keşke Uğur Mumcu yaşıyor olsaydı" dediğimiz Türkiye ortamında Uğur Ağabey'i özlem ve saygıyla anıyoruz.
Mumcu olsaydı, "Ergenekon operasyonu" hakkında neler yazardı?!
Kadıköy Belediyesi'nce düzenlenen "Uğur Mumcu ve demokrasi şehitleri"ni anma gecesinde nice değerli insanı aramızdan alan "karanlık cinayetleri" konuştuk.
CHP'li Belediye Başkanı Selami Öztürk açtı geceyi, Sebahat Akkiraz ve Mustafa Özarslan'ın türküleriyle son buldu etkinlik. Caddebostan Kültür Merkezi salonunda bine yakın davetli arasında gençler çoğunluktaydı.
Mumcu'yu anlatacak bir toplantıda konuşmacı olmak zor zanaat.
"Gladio", "Kontgerilla" ve "derin devlet"ten söz ediyoruz.
Körfez Savaşı ile ABD'nin Ortadoğu'ya yerleşmesi, PKK'nın Güneydoğu'da neredeyse "iç savaş"a yönelmesi, İran ve Cezayir'den sonra Türkiye'de de Siyasal İslamın yükselişi. Bu ortamda Muammer Aksoy'dan başlayarak Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Uğur Mumcu öldürülüyor. Eski Jandarma Komutanı Eşref Bitlis'in uçağı düşüyor. Musa Anter'e ve Kürtlere sıra geliyor.
1996'da Susurluk kazasıyla Abdullah Çatlı deşifre oluyor.
Uğur Mumcu, Çatlı'nın, İpekçi'nin katili Mehmet Ali Ağca ile birlikte "Papa suikastı"ndaki rolünü 1980'lerde çözmüştü. (Saklı Devletin Güncesi)
Susurluk'un kilit isimlerinden biri de JİTEM'ci Veli Küçük'tü.
Küçük şimdi Hrant Dink cinayetinden Danıştay saldırısına uzanan yelpazede "Ergenekon" operasyonu kapsamında gözaltına alındı. Yeni ölüm listeleri uçuşuyor!
1990'ların başında Uğur Mumcu'nun da bulunduğu bir yemekli toplantıda ilk kez basının karşısına çıkan, dönemin MİT Müsteşarı Teoman Koman'ın faili meçhullerle ilgili sorular üzerine "Aranızdan birisi de öldürülebilir" dediğini anımsıyorum.
Rahmetli Uğur Ağabey Cumhuriyet'ten ayrıldıktan sonra Milliyet'te yazmaya başlamıştı; gece bir davetten dönüşümüzde arabasını kendisinin kullanmasının yaratacağı riski hatırlattığımda "Merak etme, beni silahla öldürmezler!" demişti.
Mumcu gecesinde insanları "düşman" belleyerek hedef seçen bir ruh halinden söz ederek "Kimdir düşman?" diye sorunca salonda kıyamet koptu! "ABD..." diye sloganlar atıldı. "Tam bağımsızlık" pankartları açıldı.
Oysa niyetimiz, "bir bebekten katil yaratan karanlık zihniyeti" sorgulamaktı.
Freud'a göre, "İnsan sadece birinden hoşlanmadığı için onu öldürmeyeceğini öğrenmek zorundadır. Ahlak böyle başlar."
Empatiyi bir insanlık ve uygarlık ölçütü olarak yüceltemezsek daha çok kan ve gözyaşı dökeriz!
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe