Ekümenik tartışması
Hükümetten gelen ekümenik açıklamalarının Türkiye'nin resmi politikasında bir değişikliğe dönüşüp dönüşmeyeceği merak ediliyor
5 Soru 5 Cevap
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU, UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
1- Ekümenik tartışması, yeniden nasıl gündeme geldi? - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'in Türkiye ziyareti nedeniyle düzenlenen basın toplantısında, ekümenik statüsüne yönelik sorulara, tartışma yaratacak bir yanıt verdi.
Erdoğan, Türkiye'nin resmi tezleriyle ve partisinin önceki yaklaşımıyla çelişen yanıtında, "Aslında, ekümeniklik konusu Hıristiyan-Ortodoks dünyasının kendi iç sorunudur. Ve, seçimlerine varıncaya kadar Türkiye'nin şu ana kadar takındığı tavır, olumlu yaklaşım ortadadır" demişti.Babacan da destekledi
Erdoğan'dan bir gün sonra Dışişleri Bakanı Ali Babacan da aynı konuyla ilgili olarak şunları söylemişti: "Uzun vadeli baktığımızda, Türkiye'nin ve İstanbul'un pozisyonunu dikkate aldığımızda, belki bizim de biraz daha farklı bakmamızı, bu konuları tabu olarak düşünmememizi getirecek bir konu. Türkiye'ye neler güç katar, gücünden neler bazı şeyler götürür, bunu çok dikkatli hesap etmek gerekir."2- Bu açıklamalar Türkiye'nin resmi politikasında bir değişiklik anlamı taşıyor mu?
- Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın açıklamaları birlikte okunduğunda, bu yönde bir 'fikri hazırlık' yapıldığı izlenimi ortaya çıkıyor. Türkiye'de yıllardır hem yargı hem de devletin tüm organları 'ekümenik' statüsünün tanımadı. Hiçbir devlet görevlisi ve siyasetçi de buna benzer ifadeler kullanmadı.3- Yunan yetkililer, Erdoğan'ın sözlerini nasıl karşıladı?
- Karamanlis'in heyetindeki Yunan yetkililer, bu açıklamaların Türkiye'nin bugüne kadar söylediklerinden farklı olduğunu teyit ederek 'not ettikleri' bilgisini verdi.4- Fener Rum Patrikhanesi'nin "ekümenik" statüsüne sahip olduğu iddiası nereden kaynaklanıyor?
- Milattan sonra 37 yılında kurulan Fener Rum Patrikhanesi, Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasının ardından Doğu Kilisesi olarak anılmaya başlandı. Bizans İmparatorluğu'na bağlı Hıristiyanlar, Doğu Kilisesi'ne bağlandı. 5. yüzyılda Katolik kilisesi ile bağlarını kesen kiliseye, 6. yüzyılda Bizans İmparatorluğu tarafından, dünya ortodokslarının onursal önderi anlamına gelen ve kelime anlamı "evrensel" olan "ekümenik" sıfatı verildi. İstanbul'un fethinin ardından da Patrikhane fonksiyonunu sürdürdü.5- Türkiye'nin savunduğu görüş nedir? Türkiye'nin tezi dünyada kabul görüyor mu?
- Türkiye'nin savunduğu resmi görüşe göre, Lozan Anlaşması'yla Patrikhane'nin ekümenik sıfatı ortadan kalktı. Türkiye, başka bir ülkeye taşınmasını istediği Patrikhane'nin İstanbul'da kalmasına sadece dini faaliyetlerde bulunması koşuluyla razı oldu.Patrikhane'nin sadece İstanbul'daki Rum azınlığın kilisesi olduğu kayıt altına alındı. Patriğin siyasi ve idari yetkilerini kullanımı yasaklandı. Yapılan ayrı bir düzenleme ile patriğin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması koşulu getirildi. Patrikhane, idari olarak, Eyüp Kaymakamlığı ve İstanbul Valiliği'ne bağlandı.
Türkiye'nin tezi kabul görmüyor
Türkiye'nin tezi dünyada kabul görmüyor. Patrikhane, Lozan Anlaşması'nda kesinlikle ekümeniklik ile ilgili bir husus olmadığını savunuyor. Türkiye dışındaki ülkelerde, patrik, "Ortodoksların dini lideri" sıfatıyla devlet başkanları tarafından kabul ediliyor.Rusya ve Bulgaristan'daki Ortodoks kiliselerinin, Fener Rum Patrikhanesi'nin "ekümenik" sıfatına yönelik itirazları olsa da genel görüş, Patrikhane'nin dünyadaki yaklaşık 300 milyon Ortodoks'un manevi liderliğini yaptığı yönünde. Patrikhane'nin ekümenik sıfatına ABD de destek veriyor. Vatikan da Patrikhane için "ekümenik" sıfatını kullanıyor.
AB'nin Türkiye İlerleme Raporları'nda da 'Ekümenik Patrik' ünvanının kamusal alanda kullanımının yasak olması eleştiriliyor.

Cafe