Ekonomi düşünülmeli
Küresel ekonomideki kriz ülkemiz açısından bir öncü sinyal. Temmuz sonrasında daha ciddi önlemler almak gerekecekhkirkoglu@ekolay.net
Faks: (0216) 418 54 99
Yılbaşında Türkiye için yaptığım öngörümlerimde, özellikle 21 Ocak'tan itibaren finansal piyasalara ve ekonomiye dikkat edilmesi gerektiğini söylemiş, CNBC-e'deki söyleşide de global piyasalardaki dalgalanmaya işaret etmiştim. Artık Pluton da Oğlak burcuna ilerledi. Son bir yıl içinde gölgesi görülen bu etkinin kapitalist düzeni büyük çapta etkileyeceğini, ABD'nin resesyona, hatta yüksek enflasyonla birlikte staglaflasyona (yüksek enflasyonla beraber durgunluk) girebileceğini söyleyebiliriz.
21 Ocak'tan başlayarak, şubat ayının ilk haftası içinde, 8 Şubat civarında piyasaların bu ekonomik gerçekleri iyiden iyiye kabul edeceğini, bu nedenle gözü kapalı bir iyimserliğin, kötümserliğe dönüşebileceğini yazmıştım.
Ekonomik piyasalardaki süregelen hareketlenmelerin, şu aşamada ülkemiz açısından bir öncü sinyal olduğunu yinelemeliyim. Zira temmuz sonundan itibaren ve artan biçimde kasım ayı ile birlikte, ülkemiz ekonomisindeki kaynak ve gelir yetersizliği, cari açığın sürdürülebilir olup olmadığı, Merkez Bankası politikalarını, YTL'nin değerini, doğal olarak enflasyonu çok daha konuşulur hale getirecek. Ülkemiz bu yıl tüketim-tasarruf dengesini çok daha iyi ele almak zorunda.
Neler olabilir?
Son iki yılda, küresel piyasalarda likidite bolluğu ülkemiz ekonomisine çok daha fazla kaynak girmesine yardımcı olmuştu. Ancak Pluton'un Oğlak burcuna tam olarak geçişiyle birlikte bu atmosferin riskleri de hesaba katılmak durumunda. Daha önceki yazılarımda, Oğlak burcundaki Jüpiter'in de maddi hırsları ve materyalist politikaları vurguladığını ve zenginliği, genişlemeyi anlatan bu gezegenin Oğlak'ta hiç de huzurlu sonuçlar getirmeyeceğinden söz etmiştim.Peki şimdi neler olabilir? Bu yeni gelişen koşullar aslında olgunlaşmakta olan gerçeklere işaret ediyor. Toprak elementindeki gezegenler, reel ekonominin ve üretimin önem kazanacağını, istihdama ait problemlerin ve iyileştirilmelerin öne alınmasının zorunlu olduğunu gösteriyor. Ülkemizdeki yavaşlamakta olan üretime ve işsizliğe ait sorunların çok daha kritikleşebileceğini söyleyebiliriz. Tüm bu nedenlerle enflasyon hedefinin de korunması hiç de kolay olmayabilir.
Bu saydığımız konular sadece ülkemiz için geçerli değil; küresel anlamda bir krizin, başta Amerika olmak üzere, Asya-Pasifik ekonomilerini, hatta 2012'ye doğru Çin'in sosyal-politik dengelerini altüst edebileceğini söyleyebiliriz.
Ülkemizin krizleri, yatırımları ve borçları anlatan 8'inci evine giren ilerletilmiş Güneş ve temmuz sonundan itibaren yıllık haritada yükselecek olan Oğlak burcu gerçekçi bir bakış açısının zorunlu olacağını ve sadece global finans kaynaklarına güvenilerek hareket edilirse, çok daha büyük dalgalanmaların, krizlerin kapıda olabileceğini anlatıyor. Ekonomide yeni dersler alacağımız uzun bir döneme girmekteyiz.

Cafe