PATLAMADA ÖLENLER TOPRAĞA VERİLİYOR
Faciada bir kurban daha
Zeytinburnu'nda meydana gelen patlamada çöken binanın enkazından bir ceset daha çıkarıldı ve ölü sayısı 21'e yükseldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş bu tür işyerlerine ruhsat yetkisinin valilik ve emniyette olduğunu söyledi
BURCUM DEVREZ, MEHMET AKİF ERDEM, SERHAT OĞUZ, OZAN GÜZELCE, İstanbul
Zeytinburnu Davutpaşa Çifte Havuzlar Caddesi'nde bulunan ve önceki günkü patlamanın ardından en üst katı çöken, üçüncü katı da büyük çapta hasar gören binanın çevresinde dün geniş güvenlik önlemi alındı. Olay yerine kimse yaklaştırılmadı, işyerleri de güvenlik nedeniyle kapatıldı.
Enkaz altında kalan olup olmadığının belirlenmesi amacıyla başlatılan arama çalışmalarına dün de devam edildi. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) bir heyet de incelemelerde bulunmak amacıyla bölgeye geldi. Heyet, patlamada hasar gören çevredeki binaların oturulabilir durumda olup olmadığı konusunda inceleme yaptı.

'Beni yalnız bıraktın!
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler de patlamanın nedenini tespit etmek için bölgede araştırmalarına devam etti. Polisin çalışmalarına özel eğitimli köpekler de katıldı.Olay yerinde incelemelerde bulunan Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, işhanında hâlâ yanıcı ve patlayıcı kimyasal maddeler bulunduğu için enkaz kaldırma çalışmasına geçilemediğini bildirdi.
Dünkü aramalar sonucu, enkaz altında kaldığı anlaşılan ve isminin Metin Erdoğan olduğu bildirilen bir kişinin daha cesedine ulaşıldı. Erdoğan'ın cesedinin bulunmasıyla olayda ölenlerin sayısı 21'e yükseldi. Patlamanın olduğu önceki gün hayatını kaybeden 20 kişinin cenazesi ise Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na getirildi. İşlemleri tamamlanan cenazelerden bazıları ailelerine teslim edildi.
Hastanelere kaldırılan 116 kişiden, 30'unun ise halen tedavi altında olduğu bildirildi.
Patlamada hayatını kaybeden Zübeyir Bal (46), dün toprağa verildi. Bal'ın cenazesi, Gaziosmanpaşa Arafat Camii'nde öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Habipler Yayla Mezarlığı'na defnedildi. Cenaze töreninde Havva Bal, eşinin tabutuna sarılarak "Beni bu dünyada yalnız bıraktın" diyerek ağladı.

Olayda herkes suçlu
Makina Mühendisleri Odası şu sonuca vardı: İşyeri sahibi ruhsatsız çalıştığı, belediye denetim yapmadığı, emniyet patlayıcıyı denetlemediği, çevre sakinleri de ihbar etmediği için suçlu Zeytinburnu'ndaki patlamanın ardından bölgede inceleme yapan Makina Mühendisleri Odası'na göre, facianın suçluları birden çok. Belediyeden işletme sahibine, emniyetten çevre sakinlerine herkesin yanlışı var. Makina Mühendisleri Odası uzmanlarına göre olay şöyle gerçekleşti:
Önce üst katta bulunan patlayıcı imalathanesinde yangın çıktı ve ilk patlama gerçekleşti. Yangın 2-3 dakika içinde çatıya sıçradı. Çatıda, binanın alt katında bulunan boya atölyesinin boya tankı alev aldı ve ikinci patlama meydana geldi. İmalathanedeki patlayıcılarla olay savaş yerine döndü.
İlgili yasalara göre patlamanın olduğu imalatheninin şu şartlara uyması gerekiyor:
Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı İlter Çelik, bu tip İstanbul'da onlarca imalathane olabileceğini söyledi. Çelik, denetimsizliğin buna benzer pek çok faciaya yol açabileceğini belirtti.
SUÇ ZİNCİRİPatlamanın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan Makina Mühendisleri Odası uzmanlarının tespitlerine göre faciada payı bulunanlar şöyle:
Vali: Denetim eksikliği var
İstanbul Valisi Muammer Güler dün yaptığı açıklamada, kaçak olarak patlayıcı üreten işyerinin kısa süre önce plastik üretimi için başvurduğunu hatırlatarak, patlayıcıların nereden alındığının soruşturulduğunu söyledi. "Denetim eksikliği olduğunu biz de söylüyoruz" diyen Güler şöyle devam etti:
"Orada hem patlayan hem de patlamayan kimyasallar vardı. Baryum nitrat, potasyum klorat, sodyum gibi... Hatta bidonlar içinde olup da patlamayanlar da eğer patlasaydı, patlamanın daha büyük bir etki yapacağını söylemek mümkün. Sigortasız çalıştırma, sanayi güvenliği koşullarına uymama gibi birçok eksiklikler var. Bu olayda sadece bir kurumun denetim eksikliği değil, birçok açıdan bir eksikliğin olduğunu söylemek mümkün."
Topbaş: Yetki bizde değil
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise "Dünkü hadise kader değil, aymazlığın getirdiği bir yansıma" dedi. Bu konularla ilgili denetim ve takibin ilçe ve ilk kademe belediyelerinde olduğunu belirten Topbaş şunları söyledi:
"Bu tür işyerleri bizim denetleyeceğimiz alanlar değil. Bölgelerindeki iş yerlerinin tespiti ilçe belediyelere ait. Yanıcı ve patlayıcı maddelerle ilgili ruhsat verme yetkisi de bizim değil, İçişleri Bakanlığı ve emniyet teşkilatının. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ancak itfaiye yönünden ruhsat aşamasında kanaatlere göre rapor veriyor. Sorumlulukları birlikte üstlenmek ve birlikte çözmek zorundayız."
Altısının daha kimliği belirlendi
Patlamada ölen 21 kişiden altısının daha kimliği belirlendi. Kimlikleri belirlenenlerin Gülhan Çubuk (31), Aslan Doğan (35), Ömer Poyraz (20), Heybetullah Güleç (18), Azerbaycan uyruklu Hacıyar Şehriyar Memedov (24) ve Semra Bakkal (37) olduğu bildirildi. Böylece ölenlerden 18'inin kimliği belirlenmiş oldu. Daha önceden isimleri belirlenenler şunlar: Hasan Akhun (21), Azerbaycan uyruklu Navroz Mamadov (48), Ömer Vural (44), Halit Alkan (45), Kazım Nişli (49), Hüseyin Taylanoğlu (38), Lezgi Şimşek (20), Zübeyir Bal (46), Yaşar Kara (37), Kadir Cesur (38), Orhan Saday (26) ve Metin Erdoğan (40).
Babası da maden faciasında can vermiştiİSTANBUL DHA
Davutpaşa'daki patlamada ölen Zübeyir Bal'ın (40) hiç görmediği babasıyla aynı kaderi paylaştığı ortaya çıktı. Zonguldak'ta 1962'deki maden faciasında hayatını kaybeden Ali Rıza Bal, geride dul bir eş ve Zübeyir Bal ile birlikte 7 yetim çocuk bıraktı. Ağabeyi Hacı Bal'ın büyüttüğü Zübeyir, İstanbul'a 20 yıl önce geldi.
Bal, vasıfsız işçi olarak 20 yıl değişik işlerde çalıştı. Bu sürede sadece 4 yıl sigortalı çalışabilen Zübeyir, son olarak 300 YTL'ye kaçak maytap atölyesinde sigortasız çalışmaya başladı. Zübeyr, 3 yıldır çalıştığı işyerinde birikmiş maaşlarını isteyince dayak yedi. Kirada oturduğu Bağcılar'daki evinden işine 5 kilometre yürüyerek gelen Zübeyr, sonunda üşütüp bronşit oldu. Sigortasız olduğu için doktora da gidemeyen Zübeyr, patlamada öldü.
Zübeyir'in cenazesi, ağabeyisinin Gaziosmanpaşa'daki evine getirildi. Annesi Saadet Bal felçli olduğu halde cenazeyi karşılamak için dışarı çıktı. Eşi Havva Bal ise güçlükle ayakta durabildi. Bal, cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Habipler Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Kahreden kaderPatlamanın olduğu binadaki çorap atölyesinde çalışan Heybetullah Güleç'in cenazesini almak için Adli Tıp Kurumu'na gelen babası ve dayısı fenalık geçirdi. Yaklaşık 3 yıldır atölyede çalışan Güleç'in, kısa süre önce bu işyerinden ayrılmak istediği, ancak babasının isteği üzerine çalışmaya devam ettiği öğrenildi.
Protesto eylemiÇeşitli sendika, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel bir basın açıklaması yaptı. Patlamanın meydana geldiği işhanının yakınında toplanan grup, polisin güvenlik barikatına kadar yürüyerek burada 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Olay yerine yakın bir bölgeye karanfiller bırakarak basın açıklaması yapan grup Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın istifasını istedi. Grup, "Tabut değil iş güvencesi istiyoruz" şeklinde slogan attı.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe