SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

SADE LEZZETLER…

.

Milliyet Haber

Nişantaşı, gün geçtikçe Pandora’nın kutusuna benziyor... Kapağını açtıkça içinden yenilikler fışkırıyor. İşte en yeni mahalleli de Beş Denizler Mutfağı veya kısacası, Sade... Felsefesini kurucularından Özel İdare emekli Müdürü ve Anadolu Halk Mutfakları Derneği Başkanı olan, aslen Tokatlı Adnan Şahin şöyle açıklıyor: Hazar, Kızıldeniz, Ege, Akdeniz ve Karadeniz’in ortasında kalan coğrafyadaki topraklarda yetişen bitkiler, et ürünleri, denizlerimizin balıklarıyla hazırlanıyor ve reçetelerinin büyük bir kısmı, Türk mutfağının, diğer bir deyişle geniş Anadolumuzun özgün tatlarının gerçeğe uygun tatbikatçısı olan Deniz Şahin’e ait. Zaten daha içeri girer girmez, ‘Buraya bir hanım eli değmiş ve tebessüm eden yüzler yaratılmış’ diyorsunuz. Deniz Hanım’ın çalışmaları arasında önemli bir kısım var ki onları da unutmamak lazım, o da gerçek Türk yemeklerinin tarihi reçetelere göre uygulanması...

Özellikleri

‘Burası acaba nasıl bir lokanta?’ diye düşünürseniz, cevabım; kaliteli, çok temiz, disiplinli ve belli lezzetler hariç menüsü her gün değişen bir esnaf lokantası diyebilirim. Özellikle bahçesi, yaz günlerinde çok keyifli.
Başlangıç olarak aldığım karalahana çorbası ve mısır ekmeği, beni Karadeniz yaylalarına götürdü. Arkadan gelen minik tabaklarla masa bir anda donandı. Bamya turşusu, kuru patlıcan ve Tokat biberi dolması, Koçbaşı nohut ve Akhisar tahiniyle yapılan humus, kırmızı mercimek, kuru soğan ve baharatlarla bezediği kırmızı mercimek dondurma ve de Ermeni usulü topik. Eğer “Bunları almayayım” derseniz, o zaman hafif lezzetlere döneceğiz. Bu bölümde mutlaka halhalı zeytin ve zahteri Antakya yerine, Nişantaşı’nda tadın. Rum usulü zeytinyağlı yaprak sarmayı da unutmayın.

Odun fırını farkı…

Konya’nın küflü, hakiki tulumu, Bolu’nun kaşar peynirlerini ve tereyağı karışımıyla yapılan yağ somunu tadılmalı. Dana kuşbaşı, domates ve yeşil biberle yapılan Konya lezzeti, bıçak arası ortaya söylenerek paylaşılmalı.
Şimdi gelelim işin esas kısmı, denize toprakla gelen ağır ateşte pişmiş kuzu eti ki bence mutlaka denenmeli. (Şef Deniz Şahin’in Beş Denizler Coğrafyası’ndan gerçekleştirdiği araştırmalar sonucu çıkan özel bir reçete.)
Denizlerdense poy sarımsak, taze reyhan ve maydanozla yapılan değişik bir levrek tava denenebilir. En son olarak da Sade’ye mahsus bir tat olan Sade köfteyi de öneririm.
Deniz Hanım ve ekibinin yarattığı tüm bu tatları birkaç seferde deneyin derim. Bu arada çocukluğumda içtiğim demirhindi ve kuşburnu şerbetleri de ikram ediliyor. Anneanne reçetesine uygun yapılan un helvası, Antakya’nın çıtır kabağı ve Trakya’nın kaymaçinasıyla da son noktayı koyabilirsiniz.
Tam bir aile işletmesi, herkesin görevi ayrı, açılıştan kapanışa ev sahipleri hep misafirlerini ağırlıyor. Herkes memnun ve mesut...

Yazarın Diğer Yazıları

  1. İSTANBUL, TURİZM VE FUARLAR
  2. BORDEAUX’DA HAFTA SONU…
  3. ASKA-LARA’NIN BAŞARISI...
  4. SADE LEZZETLER…
  5. Paris'te sonbahar
  6. NİŞANTAŞI’NIN KRU’SU…
  7. Bir meze festivali
  8. Tütsü by düve
  9. Gastronominin zirvesi: Sirha
  10. BİR EKMEK HİKAYESİ…

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.