13.01.2018 01:50 | Son Güncelleme: 13.01.2018-8:38
AA

Ara Güler: Biz devletiz be, Osmanlı'dan geliyoruz!

Cumhurbaşkanlığı  Sözcüsü Kalın, "Biz büyük hikayeleri,  masalları, destanları olan bir milletiz ama bugün hikaye anlatmayı unuttuk"  dedi. Ara  Güler ise  Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bahsederek 'Bugüne kadar kaç cumhurbaşkanı geçti bizden, bir tanesi de kafa tutmadı ya kimseye. Yani onun o tarafı hoşuma gidiyor. Niye  çekinsin ki? Biz devletiz be, Osmanlı'dan geliyoruz biz. Uygur yazılarını  Moğolistan'da çektim. Bütün bunlar var. Onların nesi var? Zavallı Amerika'nın  nesi var?" diye konuştu.

Üsküdar Belediyesi tarafından "Foto Muhabiri Ara  Güler'e Vefa Gecesi" düzenlendi. 

Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programda  konuşan Ara Güler, dünyada en mühim bilginin tarih olduğunu, çünkü ancak tarih  ile geçmişin öğrenilebileceğini söyledi.

Amerikalı bir gazetecinin yanında yetiştiğini dile getiren Güler,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğraflarını çekmesine ilişkin, "Bir gün  bir yere gittik. Bir şey alıyordum. Orada bana yakın oldu. Bir süre evine gittim.  Resimlerini çektim. Bugün de gelir diye düşündüm, gelmedi. Bugüne kadar kaç  cumhurbaşkanı geçti bizden, 20 tane, 30 tane geçti. Bir tanesi de kafa tutmadı ya  kimseye. Yani onun o tarafı hoşuma gidiyor. Niye çekinsin ki biz devletiz be,  Osmanlı'dan geliyoruz biz. Uygur yazılarını Moğolistan'da çektim. Bütün bunlar  var. Onların nesi var? Zavallı Amerika'nın nesi var?" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise konuşmasında, Güler'in  sözünün altını çizerek, "Foto muhabirliği tarihe düşürülmüş bir kayıt, tarihi  dondurmak, o anı yakalamak aslında, bizim medeniyetimizin çok önemli  değerlerinden birisine atıfta bulunuyor." ifadesini kullandı.

Fotoğraf karelerinde anı yakalamanın önemine vurgu yapan Kalın, şöyle  devam etti:

"Fotoğraf karelerinde o an, tarihi bir an da olabilir, yoğurtçunun anı  da, 1952'de, 1988'de, 2018'de de olabilir ama o an öyle bir şeydir ki sizin  iradenizin dışında bir şeydir. O an gelir ve size adeta 'ben geldim' der ve  sanatkar ruhlu ya da alıcısı açık olan kişi, sanatçı, fotoğrafçı her neyse o anı  yakalar. Bu bir müzisyen olur, besteye dönüşür. Bir fotoğrafçı olur, fotoğraf  karesine dönüşür, bir yönetmen olur, filme dönüşür vesaire. Bu özellikle her  şeyin subjektifize edildiği bu çağda aslında üzerinde çokça düşünmemiz gereken  bir şey. Ortada bizi aşan bir gerçeklik var. Biz o gerçekliğin bir parçasıyız."

"Öyle anlar vardır ki, o anı ancak bir defa yaşayabilirsiniz"

"Anı yaşamak" kavramına da değinen Kalın, "Bizim irfan geleneğimizin  çok önemli temalarından birisidir. Özellikle İbnu'l Arabi, anın çocuğu olmaktan  bahseder. Yani öyle anlar vardır ki, o anı ancak bir defa yaşayabilirsiniz. Arif  olan kişi ilahi makamla sürekli irtibat halinde olduğu için, aslında her anı dolu  dolu yaşayan kişi demektir. Bizim bu anlık iletişim çağında, kaybettiğimiz  değerlerden ya da kıymetlerden bir tanesidir bu." değerlendirmesinde bulundu.

"Fotoğraf sanat değildir. Çünkü hakikatin bir parçasını yakalayan bir  şeydir." diyen Kalın, şunları söyledi:

"Çok önemli bir şey söylüyor Ara Usta. Malum 'sanat sunidir' cümlesi,  gerçi bize İngilizceden çeviridir, 'art is artificial'. Öyledir. Sanat yapılan,  edilen bir şeydir. O manada sunidir. Yapaylık anlamında değil de. Bir şeyleri bir  araya getirirsiniz. Tuvali, boyayı alırsınız. O suretten bir mana çıkartırsınız.  Aslolan da zaten suretlerin ötesindeki manayı kavramak değil midir? Boyayı,  kağıdı alıyorsun. Makineyi, enstrümanı alıyorsun. Onlar birer araç, suret.  Onların ötesindeki manayı bulmaya çalışıyorsun. Ara Ustanın foto muhabirliği ve  gerçeklikle olan ilişkisi bana hep şunu çağrıştırdı."

İbrahim Kalın, Ara Güler'in hikaye anlatan fotoğraflar çektiğine  işaret ederek, "İstanbul'un hikayesini anlatıyor, Afrodisyas'ın, Dali'nin,  Picasso'nun hikayesini anlatıyor. Bu, hakikaten bizim üzerinde çok kafa yormamız  gereken bir şey. Çünkü biz hikayeleri, masalları olan bir coğrafyanın  çocuklarıyız. Biz büyük hikayeleri, masalları, destanları olan bir milletiz ama  bugün hikaye anlatmayı unuttuk. Eskiler buna tahkiye sanatı derdi, hikaye anlatma  sanatı. Hikayelerimizi unuttuk. Düşünün, Binbir Gece Masalları'ndan Leyla ile  Mecnun'a, Yusuf ile Züleyha'ya, Mem u Zin'e, onlarca hikayeye kadar. Bunlar bizi  var eden tasavvurumuzu inşa eden büyük hikayeler, anlatılar ve bunlar yüzlerce  yıla yayılmış, inşa edilmiş, her nesil tarafından üretilmiş hikayeler." şeklinde  konuştu.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de Güler'in fotoğraflarında  hayatın içinden birçok duygunun yer aldığını vurgulayarak, "Onun objektifinden  yansıyanlar bazen yorgun bir şehri, bazen çetin bir mücadeleyi, bazen tükenmez  bir umudu ve bazen de sadece mutluluğu anlatır." dedi.

Programda tarihi bir yolculuk yapacaklarını söyleyen Türkmen, şunları  kaydetti:

"Bu güzel akşam bizim için iki açıdan çok önemli. Birincisi  tarihimizi, kültürümüzü, dünyada gurur duyduğumuz değerlerimizi, gençlerle,  kadınlarla, çocuklarla, yetişkinlerle, yaşayan günümüzün değerleriyle buluşturma  adına özel bir akşam ama bundan da öte bu akşam hepimiz için bir vefa, saygı  gecesi. Ne mutlu bizlere ki Ara Güler gibi büyük sanatçıların değer kattığı bir  ülkede yaşıyoruz. Bize göre Ara Güler, tüm zamanların en büyük fotoğraf  ustasıdır."

"Güler, Yavuz gemisinin hikayesini yapmıştır"

Foto muhabiri Coşkun Aral da, Güler'e 45 yıldır çıraklık yaptığını,  fakat hala ona kalfa olamadığını dile getirdi.

Ara Güler'in ayrıca tanınmayan birçok özelliğinin olduğuna dikkati  çeken Aral, şunları anlattı:

"Belgeselci olduğunu biliyor musunuz? Üstelik Türkiye Cumhuriyeti'nin  kuruluşundan önce milyonlarca kilometrekare Osmanlı'nın bugün 765 bin  kilometrekareye inmesine yol açan Birinci Dünya Savaşı'nın sonucu değil,  başlatıcısı olarak tanımlanan bir geminin, Yavuz'un hikayesini yapmıştır.  Söküldüğü gün devreye girip, günlerce o geminin söküm hikayesini yapmıştır ama ne  yazık ki ülkemizin bir kaderi vardır. Sansür denilen şey. O filmin orijinallerini  getirmek bana nasip oldu, yıllar sonra 1980'lerde New York'tan. O zamanlar ne  yazık ki Türkiye'de o belgeseli yayınlamadılar. Şu anda 'Kahraman'ın Sonu' olarak  onu izleme imkanımız var. Hakikaten insanlık tarihini, ülke tarihini özellikle  Birinci Dünya Savaşı'nı anlatan bir kurmaca film."

Foto muhabiri Ercan Arslan da foto muhabirlerinin tarihi fotoğraf  makinalarıyla yazdığını belirterek, "Ülkemizde bu işi yapanların başında kuşkusuz  Ara Güler geliyor. Biz onu Türk fotoğrafında bir istasyon olarak görüyoruz. O,  foto muhabirlerinin çıtasını gerçekten zirveye taşımış biridir." diye konuştu.

Arslan, Güler'in İstanbul'a olan aşkını hatırlatarak, "Güler'in  çektiği fotoğraflar bu ülkenin görsel belleğini oluşturuyor. Dolayısıyla bu  fotoğraflar bizim geçmişimizle bağımızı kuruyor. Güler'e sahip çıkmak, ona saygı  duymak geçmişimize sahip çıkmaktır. Çünkü biz o fotoğraflar sayesinde  geçmişimizle kontak kuracağız." ifadelerini kullandı.

Anadolu Ajansı Fotoğraf Editör Yardımcısı Erhan Sevenler ise Güler'i  sözlerle anlatmanın zor olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Çocukluğumuzdan beri onun fotoğraflarını izledik. Onun yolunda, daha  iyi bir foto muhabiri olmak için çaba gösterdik. Bize hep, 'İyi bir foto muhabiri  olabilirsiniz ama öncelikle iyi bir insan olmalısınız' derdi. Biz de fotoğraf  karelerimizde her zaman makinayı aradan çıkartarak, insanların, onun da yaptığı  gibi, arada hiçbir şey olmadan dünyayı gözlemlemesini bekledik. Hala bunu yapmaya  çalışıyoruz."

Etkinlik öncesinde Ara Güler, Nevmekan'da "Bir Göz, Bir Makine ve  Gerçek" başlıklı kitabını katılımcılar için imzaladı.

Bu habere ifade bırak
  • 4Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 2Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy9