SiyasetRSS
13 Ekim 2010 - 02:03

Astsubaylar

Yüz on üç bin emekli astsubayın temsilcisi Emekli Astsubaylar Derneği Ankara’da bir miting yaparak, sorunlarını dile getirdi.
Bu arada, İzmir’den emekli Astsubay Mehmet Emin Atılgan bize gönderdiği mektupta, emekli astsubayların sorunlarını aktarıyor. Atılgan, 1990’lı yılların başında Milliyet’te, 2000’lerin başında Posta’da yayımlanan astsubayların sorunlarıyla ilgili yazı dizilerimize gönderme yaparak, iltifatta bulunduktan sonra, bugün de yaşanmakta olan sorunları 15 madde halinde sıralıyor. Aynı zamanda bir talep içeren bu tespitlerden yerimiz elverdiğince bir kaçını özetleyelim.
* Üniversite bitirdiği halde 1. derecenin 4. kademesine yükselemeyen tek kamu görevlisiyiz.
* Aynı derecede öğrenimli ve aynı süre görev yapan bir e. subayla e. astsubay arasındaki maaş farkı yüzde 300’dür. (?!)
* Orduda astsubay sayısı subaylara oranla bire dört fazla olduğu halde, sosyal tesislerden yararlanma oranı tam tersinedir.
* Lojman sayısı da astsubaylar aleyhine çok düşüktür.
* Birçok askeri hastanede subaylar lehine ayrımcılık yapılıyor.
* Üyelerinin yüzde 60’ını oluşturan astsubaylar OYAK ve şirketlerinin yönetim ve denetim kurullarında temsil edilmiyor.
* Astsubaylar 631 sayılı KHK gereği almaları gereken tazminatı alamıyor.
* On beş yıllık mecburi hizmet süresi kısaltılmalı.

Bir merhaba!
İki hafta önce bu köşede sormuştuk: “Mine Kırıkkanat nerede?”
Yanıt bu hafta geldi: Cumhuriyet’teyim.
Hoş geldin, kolay gelsin.

Bir kitap

Milliyet okuru olun/olmayın, Meral Tamer’i tanımalısınız; samimi, iğnelerken bile sevecen, şen şakrak yazıları, fotoğraflarıyla... Hele kanseri nasıl yendiğini anlatan Milliyet’teki o özgün yazı dizisinden sonra... Şimdi, kendi deyişiyle, 36 yıllık bir gazetecinin ilk kitabını, “Aşkolsun Kanser” adıyla yayımladı.
Kitap, yalnızca kanseri tedavi sürecini ve yöntemini aktarmakla kalmıyor. Üniversite yıllarından başlayarak, özel ve mesleki yaşamında karşılaştığı sıkıntıları, acıları yenişini, şeker tadında üslubuyla anlatıyor. Ve siz, hiçbir laboratuvarın üretemediği o mucizevi ilacın sırrını keşfediyorsunuz: Sevgi ve inançla, hayata bağlanmak/yaşama asılmak.

Bir şiir
Bu haftaki şiirimiz Şahizer Aksay Benlioğlu’nun “Eylül”ü (Turunç, eylül-ekim sayısı):
“Eylülün gözlerinde hüzün / Benim gözlerimde sen / Ne eylül uyuyabiliyor geceleri / ne de ben”

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010