Cumartesi

21.10.2017 - 02:30

Beck’in farklı renkleri

Sitene Ekle
Beck hayatımıza “Loser” ile girdi. Yıl 1993’tü, grunge ve rap’in aynı anda yükselişe geçtiği, klasik anlamıyla sönüp gitmiş rock’ın, Oasis ve Blur gibi Brit ekipler üzerinden kendine yeni yollar arayarak ana akıma yürüdüğü yıllar... Radiohead’in “Pablo Honey”yi yaşadığı yıllar. 2000’lerde kendini daha geniş kitlelere kabul ettiren alternatif dalganın da doğuş yılları.

Beck’in “Loser”ı, rap ve rock’ı birleştiren beat’iyle vücudunuza doğal bir salınım enjekte ediyordu. Bu müziği duyar duymaz hem tanıdık bir şeyler algılıyor hem de yepyeni bir alanda koştuğumuzu fark ediyorduk. Beck, izleyen yıllarda belli bir tarzı sahiplenerek o tarzın öncüsü, lideri, sözcüsü gibi kariyerini buna adayan sanatçılardan olmadı. Kendini zaman içinde farklı etkilere ve işbirliklerine açık tuttu. Albümleri elektronik müzikten, country’den, folk ve funk’tan etkilendi.

Tefrika edilen albümler

Beck ilk Grammy’lerini 1996 tarihli “Odelay” albümüyle aldı. 2000’de “Mutations” ile (Moby’nin “Play”ini geride bırakarak) En İyi Alternatif Müzik Albümü Grammy’sini kazandı. Aradan geçen yıllarda defalarca en iyi alternatif albüm, yılın albümü, en iyi solo rock vokal performansı gibi alanlarda adaylar arasındaydı. Kalitesini hep yüksek tuttu.  Son büyük işi 2014 tarihli “Morning Phase” ile Yılın Albümü, En iyi Rock Albümü ve En İyi Ses Mühendisliği dallarında üç Grammy ödülü aldı. Bunun ardından bugüne gelen süreçte “Colors” hazırlandı. Çok uzun bir zamana yaydı albümü Beck.

Burada bir parantez açalım, bu aslında aynı zamanda yeni pazarlama tarzı olarak sıkça uygulanıyor. Albüm çıkmadan şarkılar tek tek yıllar içinde single olarak yayınlanıyor. Romancı olduğunuzu düşünün, çünkü müzikal açıdan albüm bence romana denk gelebilecek bir format. Kitabınızın ilk sayfasını yazıp yayımlıyor daha sonra birkaç yılda romanı yazıyorsunuz. Eski tefrika romanlar gibi Beck de bu çeşit bir işe girişti. Bunu elbette tanıtım için yaptı. Elbette bu tarzı benim gibi sıkıcı bulanlar da vardır.

2013’te daha “Morning Phase” tamamlanmamışken bu albümün temeli atılmıştı. “Colors”ın ilk single’ı “Dreams” 2015’te piyasaya verildi. Bu “Morning Phase”in durgun/dingin atmosferine tezat, hareketli bir rock/dans parçasıydı. “Colors” işte bu tip elektronik takviyeli dans şarkıları ve Beck bakımından “eski usul” diyebileceğimiz sakin atmosferik şarkılar arasında gidip geliyor. Bu da albümü iniş çıkışlı bir hale getiriyor.

“Colors”daki temel fark, Beck’in yeni prodüktörü Greg Kurstin. Kurstin şu ara popüler bir isim. Geçen hafta burada tanıttığım Liam Gallagher’ın yeni albümü “As You Were”ün de prodüktör ve bestecilerinden. Bir pop prodüktörü. Bu durum albümdeki pop halleri açıklıyor. Söz konusu Beck gibi bir isimse albümün müzikal tercihleri için prodüktörü sorumlu tutamayız ama Beck bile pop prodüktörlüğü müessesesine teslim olmuş gibi duruyor.

Piyasa prodüksiyonu!

“Morning Phase”deki bestelerin tamamı Beck’e aitti. Albümde başta Stanley Clarke’ın da bulunduğu çok yetenekli müzisyenlerle çalışmıştı. Kayıtlara Nashville’de başlamış, Third Man Records ile (Jack White’ın etkin bağımsız plak şirketi) devam ettirmiş, ardından kalan şarkıları Los Angeles’ta tamamlamıştı.

Yeni albüm “Colors”, Greg Curstin’in Los Angeles’taki stüdyosunda kaydedildi. Bu durum albüme daha bir piyasa prodüksiyonu havası vermiş. Şarkılardan rastgele bahsetmem gerekirse “Up All Night” son singledı ve sanırım albümün en iyileri arasında yer alıyor. “Square One” bir Phoenix şarkısı gibi synthe’lerle bezeli enerjik bir beste. “Fix Me” klasik Beck bestelerinden biri. Albümün de zaten Kurstin ile birlikte bestelenmemiş tek Beck şarkısı. “Dear Life”taki eski usul gitar riff’lerini ve soloyu sevmemek mümkün değil. “No Distraction” 80’ler usulü bir radyo hit’i gibi duruyor. “Wow” benim favroilerimden. Tipik Beck tadı alabildiğimiz bir şarkı.

Müzik sektöründe 25 yıl uzun süre. Beck bu süreyi çok verimli geçirenlerden. Yaşıtlarım gibi benim de baştan sona albümleri üzerinden tanık olduğum bu uzun kariyer doğru bir yolda ilerliyor. Beck hedefini hiçbir zaman “star” olmak üzerine inşa etmedi. Belki de günümüzde müzik dünyasında başarının sırrı budur. Star olmayı boşvermek. Kendini geliştirmek, müziğe odaklanmak...

(“Colors”  Beck, Capitol)

DİNLEMENİZ GEREKEN 5 ŞARKI

“Yellow Fever” / Fela Kuti: 1997’de 59 yaşında hayatını kaybeden Afrobeat’in öncüsü Fela Kuti’nin doğum gününde (15 Ekim) yeni bir box set haberi geldi. 15 Aralık’ta piyasaya çıkacak bu derleme, Erykah Badu’nun seçtiği Fela şarkılarından oluşuyor. Albümün açılış şarkısını dinleyin.

“Square One” / Beck: Beck’in tarzına şaşırtıcı derecede aykırı ama bir o kadar da güzel. Yeni albümün heyecan verici şarkılarından.

“Your Eyes Your Tears” / Monality: Elektronik müzik sahnemizin ilgi çeken isimlerinden biri Monality’den yerel ve evrensel arasında bir kanal açma çabası.

“Değirmen” / Hay Bin Kunduz: Enteresan isimli alternatif ikiliye müzikal bir şaka olarak bakmayın. Fazlası var.

“Lovely Blonde” / Sebasiten Tellier: New Wave seviyorsanız, old school işlere merakınız varsa, müzikte Fransız dokunuşunu beğenenlerdenseniz dinleyin.

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.