Pazar

07.10.2018 - 01:30

Bilet alıp konsere gelmeyenler!

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Bizde pek olacak iş değil ama Batı’da böyle bir kategori varmış. Bilet alan ama konsere gelmeyenler kategorisi. Üstelik büyüyormuş bu kategori.

Müzik sektörüyle ilgili analizler içeren bir raporu okurken karşıma çıktı. Bilet alan ama konsere gelmeyen bir kitle varmış ve giderek büyüyormuş. Bunun nedenleri araştırılıyor. Bizde genellikle en büyük sorun biletliler değil davetiyelilerdir. Çünkü bilete para ödemiş biri konseri ciddiye alır ve muhakkak zamanında gelir. Hatırlarsanız bir dönem “Konserlerde herkes çok konuşuyor kimse konseri dinlemiyor” tartışması vardı (ne kadar da lüks tartışmalarmış). Bu tartışmada “Davetiyeliler konuşuyor çünkü onlar ne sanatçıyı doğru dürüst tanıyor ne de bilete para ödemedikleri için saygıları var” deniyordu. Elbette bu doğru değildi çünkü biletli davetli herkes ilk iki şarkıdan sonra ya sigaraya çıkıyor ya da muhabbeti koyulaştırıyordu. Biz böyle bir dinleyici türüyüz. Ama şu doğru, hesaplarınıza göre dolması gereken bir yerin yarısı boş kalınca tatlar kaçar. Türkiye’deki konserlerde davetiyelilerin oranı hayli yüksektir. Ve konsere gelmeyenler genellikle davetiyelilerdir. Sorun biraz da buradan kaynaklanır.

Halbuki Batı’da böyle bir şey de yok. Davetiyeli çok az. Peki sebep ne? Sebep biletlerin çok pahalı olması. Bu yüzden herkes aylar önce çıkan fırsat biletlerinden satın alıyor. Ancak gideceğiniz konsere aylarca önceden bilet aldığınızda, tam o gün ne işiniz çıkacağını, neyle uğraşacağınızı, hayatın size hangi sürprizi hazırladığını bilemiyorsunuz.

Konsere yalnız gidenler

Biz zaten bilet konusunda son dakikacı olduğumuzdan “sıkıntı yok” demek ki dünya da bizim olduğumuz yere geliyor hafiften. Şaka bir yana bir diğer ilgimi çeken not, konsere yalnız gidenlerin sayısındaki artış. Restorana rezervasyon yaptırıp yalnız başına yemek yiyen, sinemaya yalnız başına giden, yalnız başına tatile çıkanları biliyorum. Ama yalnız başına konsere gitmek enteresan. Tek başıma gittiğim konserler ya iş için takip etmek zorunda olduklarım, ya da evde biri Leyla’ya bakmak durumunda olduğundan iki kişi gidemediklerim. İnsanlar neden konsere yalnız gitmeyi tercih ediyor, bunu da araştırıp yazarım bir ara.

Sadece 50 milyon!?

2018 rakamlarına göre müzik stream platformlarına üye olan 140 milyon kişi var. Bunların 50 milyonu ücretli abone. Hepsi bu. Az mı diyeceksiniz. Değil, ama bugün mesela Apple Music 116 ülkede var. Spotify 60 ülkede mevcut. Neticede 7.6 milyar insanız. Haziran 2018 itibarıyla 4.2 milyarımızın da iyi kötü internete ulaşımı var. Dünya nüfusunun şu anda yüzde 55’i şehirlerde yaşıyor. İnternette en fazla müzik stream edilen yer daha doğrusu “on demand” müziğin en fazla olduğu yer Youtube. 1.3 milyar kullanıcısının yüzde 40’ının en az bir kez müzik dinlediği belirtiliyor. Hadi bir kez kazara bir müzik videosu izlemiş kişiyi de alalım ve hesaba dinleyici diye katalım. Ortaya çıkan rakamlara bakılırsa: Dünya pek müzik dinlemiyor. Dinleyenler de müziğe para ödemiyor. Neredeyse biz bize kendi aramızda takılıyoruz diyeceğim. Merak ettiğim, internette müzik dinlemeyenler nerede müzik dinliyor? Hiç mi dinlemiyorlar acaba? Stream’a ayda 10 dolar vermeyen, plağa CD’ye para verir mi? Hayır. Geriye kalıyor tek seçenek: Radyo. İşte bu yüzden radyolar her zaman çok önemli. Bu arada bu verilerden anladığımız, dijital müziğin daha gideceği çok yol, keşfedeceği çok kıta var. Sanatçıların da çekeceği daha çok çile, anlaşılan...

Masaüstünden notlar

- Lenny Kravitz’in yeni albümü “Raise Vibration” funk ve rock arasında bir yerlerde tam dengede duruyor. Melodik besteler, akılda kalan bir vokal, akılda kalan bas yürüyüşleri. Kravitz formunu koruyor. İyi bas / gitar dinlemek isteyenler ilgilensin.

- Akbank Caz Festivali’nin konukları arasında bu yıl Karl Hector & The Malcons var. Afrobeat üzerine gidip muhtelif çeşitlemelerle eklektik bir caz sound’u yaratan bu Alman ekibin 2015 tarihli “Can’t Stand The Pressure” adlı albümü beni benden aldı. Cidden farklı bir yerlere ışınlanayım, kafam ve kulağım biraz açılsın diye düşünüyorsanız derhal başvurun. Konser tarihi 19 Ekim Cuma.

- Ufuk Beydemir’in “Sevda Gibi” adlı ilk albümü geçenlerde Zoom Müzik etiketiyle piyasaya çıktı. En az beş janrı yanyana sıralamadan anlatılamayan albümler arasında çok net bir kafa ve müzik olarak dikkat çekti Ufuk Beydemir’in albümü. Türkçe rock demek yeterli. Eski günlerdeki gibi... Beydemir’in kendine has bir vokali, melodik besteleri var. Türkçe rock dinleyicisine haber vermiş olalım.

 

 

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.