Milano ile başlayıp Paris ile süren moda haftası serüvenim, İstanbul’la devam etti. Bu sezonun benim için ayrı bir önemi vardı. Sokak stili fotoğraflarıyla küresel anlamda en iyi fotoğrafçılar arasında yer alan Soren Jepsen (@thelocals), yine tüm global moda haftalarının sokaklarına stilleriyle damga vuran Pornwika (@ps.shadesofmylife) ve Estelle (@estellechemouny), misafirlerim olarak moda haftamıza katılım gösterdi. Hem şehrimizi hem de moda haftamızı global ölçekte böyle değerli isimlere tanıtmak çok anlamlı... Bu üç isim dışında, yine bu sezon çok değerli editörler, buyerlar ve influencerler etkinliğe katılım gösterdi. Mercedes Benz İstanbul Moda Haftası kapsamında Pioneering Designers adıyla Futuristiklover, Mehmet Emiroğlu, Şebnur Günay defilelerini ve ardından İstanbul Moda Akademisi’nin her sezon mezun öğrencileri için sağladığı çok kıymetli imkanlarla ortaya çıkan ve beni çok heyecanlandıran New Gen defilelerini,
ilham verici bulduk.
Ardından aynı gün gerçekleşen Ceren Ocak defilesiyle günü çok keyifli kapattık. Ocak’ın mint yeşili deri tasarımları, çok başarılıydı ve büyük beğeni topladı. Zira benim misafirlerim, tasarımcıyı bu koleksiyona sonrasında ulaşabilmek için listelerine eklediler! Eminim ki global moda haftalarında giyecekleri tasarımlar arasında yer alacak bu parçalar...

En etkileyici defileler

Ertesi gün Sudi Etuz defilesi için Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nın yolunu tuttuk. Bizi arka planda arabesk şarkıların çaldığı, plakçıların vitrinlerindeki eski şarkıcıların posterlerine eşlik eden müthiş sandalyelerin, son derece yalın yerleştirildiği bir defile alanı karşıladı. Binanın eşsiz mimarisi, müziğin etkisiyle daha defile başlamadan çok etkileyici bir şeylerin bizi beklediğinden emindik. Öyle de oldu. Koleksiyona bayıldık. Tasarımcının imzası haline gelen kabarık kollu tül parçalar, jean parçalarla yaptığı oyunlar ve renkler, çok daha ustalıkla karşımızdaydı. Böyle farklı bir atmosferde defile yapma fikri başta olmak üzere, her bir detay için tebriği hak ediyor Şansım Adalı...
Günün ikinci defilesi, yine müthiş bir atmosferle Sakıp Sabancı Müzesi’nde bizi karşılayan, Mehtap Elaidi oldu. Göz alıcı şekilde organize edilmiş defile alanı ve Mehtap Elaidi tasarımları... Bu harika deneyim için modacıya çokça teşekkür...
Misafirleri ikinci defile alanında daha da büyülediğimize göre, sıra yeni günde! Ve evet son günün kapanış defilesi, benim de “Moda haftasında izlediğim en etkileyici defileydi” diyebileceğim, Lug Von Siga idi. Venedik Sarayı’nda Gül Ağış’ın tasarımları eşliğinde büyülendik. Atmosferin ve müziğin de etkisiyle çok duygulu anlar yaşadık. Misafirlerimiz de her detaya bayıldılar ve global ölçekte nerede sergilense ses getirecek bir moda şovu
izlediklerini söyledi.

Binlerce teşekkür...

Güneş Güner’in geçtiğimiz sezon başlattığı ‘talk’lar, bu sezon yine çok değerli isimlere ev sahipliği yaptı. Manu Atelier kurucuları Merve ve Beste Manastır, Bahar Kongel Fransez ile Deniz Bulutsuz’un konuşmalarını keyifle takip ettim ve çok ilham verici buldum. Güner’e, hep destekleyen vizyoner bakış açısı ve tüm emeği için, İTKİB’in her detay için özenle ilgilenen tüm ekibine, Lappart PR ailesine her an her yerde muhteşem ekipleriyle her sorunu çözmek için hazır bulundukları ve imkansızı bile mümkün kılacak tatlılıktaki uslupları için çokça teşekkür... Her sezon daha da iyiye gitmesi için ve daha global bir etkinlik olması için var gücümüzle çalışmaya devam!