EN SOFİSTİKE ADA: HYDRA

16 Ağustos 2019

Hydra Adası, Atina’dan 1-2 saatlik feribot yolculuğuyla ulaşabileceğiniz, gerçekten stili olan, bohem ama aynı zamanda havalı ve zengin bir ada... Onu diğer adalardan farklı kılan özel detaylar söz konusu. Hepimizin hayatında özel bir yere sahip, birkaç yıl önce aramızdan ayrılan ve şarkılarıyla aşka daha da değer katmış olan Leonard Cohen’in hayatının en verimli yıllarını geçirdiği ada Hydra... Cohen, 1960 yılında büyükannesinden kalan mirasla bin 500 dolar’a, 200 yıllık taş bir ev satın alıyor. Elektrik ve suyun dahi olmadığı bu üç katlı ev ona öylesine ilham veriyor ki, müziği ve şiirlerine odaklanıp, onları farklı bir noktaya taşıdığı en özel yer oluyor burası. 10 yıl destansı bir aşk yaşadığı Marianne ile, Hydra’da tanışıyor. Bu aşkı ölümsüzleştirdiği şarkıları da yine burada yazıyor.Hydra Adası, Atina’dan 1-2 saatlik feribot yolculuğuyla ulaşabileceğiniz, gerçekten stili olan, bohem ama aynı zamanda havalı ve zengin bir ada... Onu diğer adalardan farklı kılan özel detaylar söz konusu. Hepimizin hayatında özel bir yere sahip, birkaç yıl önce aramızdan ayrılan ve şarkılarıyla aşka daha da değer katmış olan Leonard Cohen’in hayatının en verimli yıllarını geçirdiği ada Hydra... Cohen, 1960 yılında büyükannesinden kalan mirasla bin 500 dolar’a, 200 yıllık taş bir ev satın alıyor. Elektrik ve suyun dahi olmadığı bu üç katlı ev ona öylesine ilham veriyor ki, müziği ve şiirlerine odaklanıp, onları farklı bir noktaya taşıdığı en özel yer oluyor burası. 10 yıl destansı bir aşk yaşadığı Marianne ile, Hydra’da tanışıyor. Bu aşkı ölümsüzleştirdiği şarkıları da yine burada yazıyor.


Stil sahibi izleri...
Geçmişin en stil sahibi izlerini bünyesinde barındıran müthiş bir ada... 1960’lı ve 70’li yıllarda Capri ve St. Tropez’in ardından en çok ilgi gören ada olarak biliniyor. Sophia Loren’in adada çekilen ‘Boy On A Dolphin’ filminin etkisiyle dönemin jet-setinin, ünlü film yıldızlarının, sanatçıların ve Kraliyet Aileleri’nin akınına uğrayan bir ada haline geliyor. The Beatles, Eric Clapton, Maria Callas, Jackie Kennedy, Elizabeth Taylor, Brigitte Bardot ve daha birçok ünlü isim eğlenmek için adaya geliyor. Evet eğlenmek için! 1958’de Babis Morres’in tatil için gelip keşfettiği adada açtığı Lagoudera Deniz Kulubü’nde!İşte bu denli zengin ve stil sahibi bir ada. Hem uzun zamandır görmek istediğim ve düşüncesiyle bile ilham veren bu adayı görme şansı yakaladım hem de çok keyifli bir çekim gerçekleştirdim. Fotoğrafçı Valiana Variantza’nın her detayına hakim olduğu bölgede Cohen’in aşka, öpücüğe yaptığı göndermeyi takip ederek bir çekim yaptık. Flormar ile yaptığım proje kapsamında markanın yaz sezonu için çıkardığı, parlak, ışıl ışıl ve renk renk Dewy Lips koleksiyonundan adaya en yakışan renklerle, Cohen’in ‘A Thousand Kisses Deep’ şarkısını yaşattık adeta. Konu ışıltı, konu aşkın temsilcisi dudak ve öpücük olunca Hydra’dan daha doğru bir yer olamazdı! Beklemede kalın!

Kıyafet ve aksesuarPeki bir ada seyahatimiz söz konusuysa yanımıza neler almalıyız? Farklı renk ve tasarımdaki sandaletler olmazsa olmazımız! İki sezondur deniz kabuğu detayından vazgeçemiyorum. Hasır şapkasız asla olmaz. Jacquemus’un farklı boyutlardaki şapkaları, en stil sahibi sonucu ortaya çıkaracaktır. Ama yanında hasır şapka taşımak konusunda tedirgin olanlar gittiği adadan da en tatlı modeli satın alabilir. Renk paletimizin başrolünde elbette beyazlar olmalı. Beyaz uçuş uçuş elbiseler, bluzlar, mavi-beyaz erkek gömlekleri, beyaz jean şortlar, kırmızı-beyaz veya mavi beyaz çizgili üstler, espadriller adaya en çok yakıştırdığım parçalardan... Ama elbette renksiz ve desensiz de olmaz. Bol bol renk, çiçek deseni, puantiye detayı yaza ve adaya çok yakışacaktır.Peki aksesuar? Hep gittiğim yerden yerel tasarımcıların aksesuarlarını satın almayı tercih ederim. Siz de gitmeden mutlaka araştırın. Hydra için en doğru isim, Atina Olimpiyatları’nın madalyonunun tasarımında da görev alan Hydra doğumlu Elena Votsi... Limandaki dükkanına mutlaka uğrayın!

Yazının devamı...

EN GÖRKEMLİ DÜĞÜN

25 Temmuz 2019

Elie Saab deyince, hepimizin aklına şüphesiz o görkemli düğünlerin gerçek bir prensese dönüşen gelinleri geliyor... Her daim yalın, zarif ve gösterişli olan tasarımlara geçtiğimiz günlerde öyle biri eklendi ki, bu zamana kadarki en şanslı Saab geliniydi diyebiliriz. Zira, markanın kendi adını taşıyan büyük oğlu Elie Saab Jr., Christina Mourad ile üç gün üç gece süren bir düğünle evlendi. Elbette tüm gözler gelinin giyeceği tasarımlardaydı. Düğünün farklı anlarında tercih edilen tasarımlarla, Lübnan düğünlerinin gösterişli gelenekleri yansıtılmaya çalışılmıştı. İşlemeler, detaylar ve ışıltılar, tüm ihtişamıyla her detayda yer alıyordu. Benim favorim üçüncü gün gerçekleşen havuz başı partisinde, gelinin giydiği mavi renkte, çok daha modern ve genç bir kesimdeki elbise oldu.



YAZ KOKAN İŞ BİRLİĞİ
Begüm Yalçın’ı, Charms Company markasının kurucusu ve tasarımcısı olarak tanıyoruz. Marka bünyesinde Begüm, sahip olduğu çevreyi de doğru kullanarak, sosyal medyada çok önemli bir algı yarattı. Daha önce de sizlerle Begüm’ün bu anlamda edindiği dijital başarıdan bahsetmiştim. Global Influencerlar ile devam eden bu dijital sürecin yanında yepyeni bir iş birliğiyle karşımıza çıkıyor... Altınbaş markası için de bir koleksiyon hazırlayan Yalçın, markaya kendi genç ve stil sahibi ruhunu katıyor, sonuç harika oluyor. ‘Altınbaş Marin’ koleksiyonuyla yaz ruhunu her detayda yansıtan tasarımcının kendi koleksiyonunda yine inciler başrolde ve onlara renkli boncuklu kolyeler eşlik ediyor.

Yazının devamı...

INCOMPLIT X ASENA SARIBATUR

18 Temmuz 2019

Benim için çok özel olan bir gelişmeyle herkese merhaba! İçinde bulunmaktan her anlamda çok keyif aldığım bir iş birliğiyle karşınızdayım. Daha önce sizinle paylaştığım Incomplit markasından daha detaylı bahsetmek istiyorum önce...

Modanın en anlamlı yanı
Incomplit, STK’lar ile iş birliği içinde dezavantajlı çocuklara yönelik 12 hafta boyunca tek bir masal etrafında dönen atölye programları hazırlıyor. Farklı sanatçılar ve disiplinler üzerinden yapılan çalışmalarda çocuklar, yarıda kesilen masalı bir gün karakter kurgulayarak, bir gün dans koreografisiyle, diğer gün çok sesli bir koroyla tamamlıyorlar. Tüm bu çalışmalar, aynı kurguya binbir gözle bakmalarını, empati yetilerini ve duygusal zekâlarını geliştirebilmeleri adına düzenleniyor.
Üç aylık sürecin sonunda çocukların bulandığı renkler, çıkardıkları figürler, sordukları sorular, hayaller, çizgiler alt metni uzun derdi ama aynı zamanda dermanı olan bir koleksiyon ortaya koyuyor. Koleksiyonda farklı nakış ve basım teknikleriyle sınırlı sayıda ürettiğimiz kaftan, etek, bluz, el çantası, uyku maskesi ve kartpostallar bulunuyor.
Marka bünyesinde gerçekleşen son atölye, çocuklarla nesli tehlikede olan canlılar üzerine konuşmak, onları tanımak ve empati geliştirmek üzerineydi... Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından sürdürülen IUCN Kırmızı Listesi’nde yer alan bazı canlıların yer aldığı oyunlar geliştirildi.

Hikayenin önemli sonu
Ve biz de markanın kurucusu Öykü Özgencil ile bu atölye sonunda çıkan çizimlerin yer aldığı, hem onun hem de benim için önemli olan bir parça çıkarıyoruz ortaya. Aynı zamanda alt metni çok güçlü olan bir parça bu... Çıkış noktası, her bir detayı, renkleriyle bizim için çok önemli olan bir seri olacak. Çok yakında görselleriyle ve tüm detaylarıyla size tüm süreci anlatıyor olacağım. Ortaya çıkan bu tasarımların gelirleri, yine dezavantajlı çocuklar için kullanılacak. Yaptığımız iş, modanın çok ötesine geçip, hem yaratıma hem de gerçek hayatlara dokunduğunda anlamını buluyor. Beklemede kalın!

EN STİL SAHİBİ DÜĞÜN

Yazının devamı...

UZAK DOĞU AŞKINA: ELIE SAAB

11 Temmuz 2019

Haute Couture moda haftasının her zaman benim için en özel defilesi şüphesiz Elie Saab... Her sezon en içten şekilde yer veriyorum bu defile detaylarına... Bu sezon da durum değişmiyor. Marka ekibinin iletişimi, Saab Ailesi’nin nezaketi, defile yeri ve müzik her daim çok etkileyici... ‘Couture ustası’ olarak tanımladığımız marka, en uzman olduğu konuda tüm görkemiyle büyüledi. Goldlar, kırmızılar, yeşiller ve tabii ki siyahlar... En ışıltılı ve göz alıcı halleriyle karşımızdaydı. Bu sezon barındırdığı hikayeler ve sembollerle çok zengin olan Çin ve Uzak Doğu kültüründen ilhamla ortaya çıkan bir koleksiyon karşımızdaydı. Koleksiyonda en beğendiğim parçalar, Uzak Doğu esintisiyle Saab ışıltısının birleştiği kimono üstlerdi. Koleksiyon zenginliği ve ilhamıyla bu esinti, son derece başarılı olmuş. Öte yandan ticari olarak düşününce de Saab, Çin ve Uzak Doğu pazarına da hitap etmek istediğini vurguluyor adeta.

IŞIĞI TAKİP ET
Paris Haute Couture Moda Haftası sırasında hepimizin ışıltısıyla bildiği Swarovski markası için keyifli bir proje gerçekleştirdik. Yaz koleksiyonu yine çok renkli, çok ışıltılı olan markayla Haute Couture sırasında bu ışıltının peşine düştük. Yaz koleksiyonunda en favori parçalarım ucunda çapa, deniz yıldızı, ıstakoz ve yengeç gibi figürlerin olduğu ama aynı anda zarafetini de koruyan küpelerdi. Yaza bu tebessüm ettiren parçalardan daha yakışan ne olabilir ki?

SPORUN EN STİL HALİ
Stil hayatımızın her anını yansıtan ve bizi anlatan bir olgu. Spor yaparken de seçtiğimiz parçalar, stilimizin önemli bir kısmını yansıtıyor. Özellikle son birkaç sezondur sportif giyim hayatımızın tam da merkezinde... Artık en şık elbisenin altına giydiğiniz spor ayakkabı, stilinizin en kilit parçası. Durum böyleyken spor markaları da performans ile fonksiyonelliğe yönelik teknolojiler geliştirirken, tasarımı da işin odağına koyuyor ve spor yaparken de stil sahibi olmamız konusunda bize yardımcı oluyor. Son dönemin öne çıkan markası Under Armour, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de olumlu bir algı yaratmak konusunda son derece başarılı. Performansı olumlu etkilemek ve rahatlık konusunda tüm profesyonellerin tercihi olan marka, her sezon koleksiyonuna kattığı yeni tasarımlarla, gözümüze de hitap ediyor.

Yazının devamı...

HAUTE COUTURE RÜZGARI MODANIN ÖTESİNDE

4 Temmuz 2019

Paris Haute Couture Moda Haftası, her zaman nefes kesen Iris Van Herpen defilesiyle başladı. Modanın çok ötesinde bir vizyona sahip olan marka, yine ses getiren bir şova damgasını vurdu. ‘Hypnosis’ adlı koleksiyonda yine bir iş birliği söz konusuydu. Amerikalı sanatçı Anthony Howe’yle iş birliği sonucunda sahnedeki enstalasyon ve koleksiyon parçalarına yansıyan detaylar ortaya çıktı. Teknolojik kumaşlarla, hem doğa hem de insan vücudunun hareketlerine göre şekillenen tekniklerle modanın çok ötesinde, dahice bir koleksiyondu. Birbirinin aynısı tasarımlardan sıkıldığımız bu günde, bu genç, dahi kadın ilham veriyor. Gittiği yolda edindiği başarı da umut veriyor. En farklı ve en zoru seçmek, yeniliklere açık olmak da başarı getirebilir. Bu tasarımcıyı radarınıza alın! Defileye damga vuran bir diğer detay, son dönemde moda haftalarının vazgeçilmez ismi haline gelen Celine Dion’du...
İnci gibi!
İlk günün ikinci defilesi Ralph&Russo idi. Mac Cosmetics’in makyajını üstlendiği defile rüya gibi bir bahçede, couture ruhunu doyasıya hissedeceğiniz bir atmosferde sergilendi. Tertemiz bir cilt ve maviden lilalara uzanan bir renk skalasında farlarla makyajda da couture hissi hakimdi. Makyajın gözlerdeki bu renkli halini ve koleksiyondaki inci detaylarını sevdim.
İlham dolu
Dinamik yapısını ve son dönemdeki çalışmalarını çok beğendiğim PR şirketi Lucien Pages yönetiminde sergilenen Schiaparelli defilesine gidemedim ama organizasyonun ardından gerçekleşen kokteylle koleksiyon parçalarını yakından inceledim. Her biri müthiş bir işçilik ve kumaş kalitesiyle birer sanat eseri olan parçaların defile sunumu ise bu sanatın ispatı... Markanın kreatif direktörü Daniel Roseberry defile sırasında podyumda oturduğu alanda sırayla podyuma çıkan modellerin üzerindeki parçaların çizimlerini yaptı. Çok yaratıcı ve ilham verici...
Güçlü ve yalın
İkinci gün Stephane Rolland defilesiyle başladı. Opera binasında, müthiş bir atmosferde backstage beni karşıladı önce... Makyaj konusunda Mac Cosmetics’e teslim olan markanın dramatik ve güçlü göz makyajı öne çıkıyordu. Defilenin atmosferi, koleksiyon, müzik ve tüm detaylar ancak bu kadar güçlü bir göz makyajıyla tamamlanabilirdi. Sarıdan kırmızıya, maviden siyaha uzanan renk skalasında sadece couture detaylara odaklanan, tek renk ve desensiz elbiseler tam da görmek istediğim yalınlığı vurguluyordu. Mavilerin eşlik ettiği parçalar da favorim oldu.

Yazının devamı...

MARKA İŞ BİRLİKLERİNİN GÜCÜ

27 Haziran 2019

Her daim başarılarıyla adından söz ettiren, global ölçekte tanınan bir çanta markası o... Evet, Mehry Mu’dan bahsediyorum. Yurt dışında birçok önemli noktada satılıyor, ünlü isimler tarafından kullanılıyor ve yaptığı iş birlikleriyle de adından söz ettiriyor. Her parçasıyla heyecan veren bir koleksiyonla sezonu açan marka, birkaç sezondur iş birliğini sürdürdüğü Divarese X Mehry Mu koleksiyonuyla da sezona renkli, eğlenceli bir giriş yapmıştı. İtalyan genleri olan Divarese ile Capri’ye gönderme yapan bir koleksiyonla hepimizi ada enerjisiyle sarmalamıştı. Hatta ben de önce Como’da ardından Milano’da bu koleksiyon özelinde dijital projeler gerçekleştirdim. Çanta, ayakkabı ve çeşitli aksesuarların yer aldığı koleksiyon son dönemde hem her iki markanın dilini hem de konsepti doğru anlatmak konusunda en başarılı bulduklarımdan...
The Ninon X Mehry Mu
Mehry Mu, şimdi de bir diğer sevdiğim marka The Ninon ile yaptığı iş birliğiyle yaza ‘merhaba’ dedi. Koleksiyonda her iki markanın da ilhamını oluşturan Marakeş esintileri var. Tabii ki bol bol renk ve ışıltı da... Kendi marka algısını net şekilde oluşturmuş başarılı markaların birliktelikleri her daim çok faydalı ve keyifli oluyor. Bu iş birliği de yazın enerjisini en iyi şekilde yansıtacak.

VINTAGE RUHLU TASARIMLAR
Seda Şen, influencer olarak dijital dünyada çalışmalarını sürdüren bir isim. Birkaç sezon önce ‘Seen Pieces’ adlı bir marka kurdu ve cool kemerleriyle bizi kendine bağladı. Günlük hayatta ihtiyacımız olan ama asla mağazalarda bulamayacağımız kemer tasarımlarıyla kısa sürede beğeni yakaladı. Mağazalarda bulamayacağınız tasarımlar diyorum, çünkü her ne kadar modern parçalar da olsa Seen Pieces tasarımlarında geçmişe ait esintiler var. Seda da vintage parçalarla stilini tamamlayan ve geçmişten ilham alan bir isim. Bu ilhamı tasarımlarına da yansıtıyor ve ne de iyi yapıyor! Birkaç ay önce bu tasarımlara çantalar ekleyeceğinden bahsetmişti bana. Ben de heyecanla beklemedeydim ve işte geçtiğimiz günlerde koleksiyonunu sundu! Renkler, silüetler ve koleksiyon fotoğrafları her şey çok başarılı görünüyor. Dijital dünyaya hakim bir ismin marka tanıtımı konusundaki başarısı ilk anda fark ediliyor. Bu Vintage esintili çantalar, Vintage alışveriş konusunda bilinçli bir ismin elinden çıkınca, daha da anlam kazanıyor. Farklı olmayı, eskinin ruhunu taşımayı isteyen, Vintage parçalarla özel tasarımları harmanlamak isteyenler markanın hedef kitlesi. Bu yolda ona başarılar!

Yazının devamı...

İTALYAN STİLİ

20 Haziran 2019

Geçtiğimiz hafta erkek modasının kalbi Floransa ve Milano’da attı. Sunumlar, defileler ve etkinlikler olabilecek en maskülen halleriyle karşımızdaydı! Pitti Uomo’nun geri kalan detayları ve Milano Erkek Moda Haftası’nın öne çıkanları sizlerle...
MSGM
Desenleri, renkleri ve cool tasarımlarıyla öne çıkan MSGM defilesi için Floransa’da Nelson Mandela Forum’un yolunu tuttuk. Gençliğin gücü, demokrasi, eşitlik ve sporun arasındaki bağlantıya odaklanan ve bunun için Mandela’ya gönderme yapan koleksiyonun bütününde renkler ve desenler dikkat çekiyordu. Son birkaç sezondur çok sık karşımıza çıkan batiğin birçok farklı yorumu, markanın sportif ama bir o kadar cool koleksiyonunun merkezine oturuyordu. Sportif kombinlere eşlik eden ceketler ve her biri göz alıcı spor ayakkabılar da favori detaylarımdandı.
Emilio Pucci
Tasarımcısına, renklerine ve geçmişine hayran olduğum bir marka o. Sosyal medyada beni takip edenler hangisinden bahsettiğimi bilir! Emilio Pucci, DNA’sını oluşturan desenlere, renklere ilk günkü gibi bugün de yer veren; fakat bir o kadar da modern olabilenlerden... Kurucusu Emilio Pucci’nin yaratıcı kimliğine, yenilikçi ruhuna hep hayran oldum. Bugün de tasarımcının kızı Laudomia Pucci, işin başında aynı ruhu yansıtmak için var gücüyle çalışıyor.
Geçtiğimiz aylarda Harper’s Bazaar dergisi için yaptığım röportaj sırasında bunu çok daha iyi anladım. Bu emeği boşa da çıkmıyor ve dijital dünyada dahi Pucci en renkli ve dinamik şekilde varlığını sürdürüyor. Marka için çok önemli olan dekorasyon parçalarının, sanatsal çalışmaların yer aldığı ve arşivinin de bulunduğu Palazzo Pucci’de ‘Unexpected Pucci’ organizasyonu için bir araya geldik. Marka Pitti Uomo’da etkinlikler yapmayı sürdürüyor ve basın ve influencerlar’la keyifli bir buluşma gerçekleştiriyor. Bu kez de kendi zengin tarihine odaklanan ve alışılmışın dışında gerçekleştirdiklerine, farklılıklarına odaklanan bir buluşma söz konusu oldu. Marka, hep köklerine bağlı ama yeni olmayı başardığı için alkışı hak ediyor.
Eleventy

Yazının devamı...