Emin değilseniz emin değilsinizdir

Gazetelerde bir haber vardı önceki gün “Kendi düğününde garsona aşık oldu” başlıklı. Milliyet.com.tr’ye gelen yorum sayısından anlaşılacağı üzere en çok ilgi gören haberlerden biriydi üstelik... İngiliz Andrea McMillen, sevgilisi Carl Taylor ile Küba’da evlenirken garson Jose’ye aşık olmuş, ülkesine döner dönmez boşanma davası açmış.
“Carl’a düğün öncesi şüphelerim olduğunu söyledim” diyor. Ama aldığı cevap “Bunlar evlilik öncesi tereddütler, evlenince geçer...” imiş. Evli arkadaşların bu açıklamaya tepkisi “Kimin yoktur ki...” oldu. Şaşırdım. Peki tereddütler içinde nikah memurunun karşısına oturma inadı neyin nesi? 

Evlenince seversin

“Nikahta keramet olduğuna” inanan bir toplumun çocuklarıyız tabii. Bizde meşhur bir laf vardır ya, “Evlenince seversin...” derler.
İnsanı çok sevdiği birinden bile bezdirme potansiyeline sahip bir müesseseye bu misyonu yüklemek fazla iyimserlik olmuyor mu? Bu yüzden mi bu kadar çok ‘mesut’ evli çift var dört bir yanımızda?
Evlilik yemini ederken aklının Jose’de olduğunu itiraf eden Andrea yine de erken dönmüş ‘hata’sından. Dönebilmiş... Ama haberi gördüğümüzde bizim de, altına yorum yazan okurların da ilk tepkisi şu: “Carl Jose’yi şişlememiş mi?”. Ya da Andrea’nın kardeşleri, amca oğulları? “Bizi rezil ettin” diyen, “Adımızı lekeledin” diye Andrea’yı tehdit eden yok mu?
Görünüşe göre yok, mutlu mesut gülümsüyor objektiflere. Bir aile, namus meselesi değil, son derece kişisel kararından dönen bir kadın var ortada.
Ama madem ki bizim aklımıza böyle bir haber karşısında ilk “Jose hayatta mı acaba?” sorusu düşüyor, Ayşe’ler Fatma’lar içlerindeki şüphelere Andrea’dan daha erken kulak vermeli bence. Sonra geç olabilir.
İnsan emin değilse, emin değildir... Evlenince geçmez.

Ayla Algan şarkı söylüyor
Yaz geldi, müzik piyasasına da bir hareketlilik... Funda Arar “Rüya”sını gerçekleştirip Türk sanat musikisi söylüyor, Hande Yener boğazına kadar elektroniğe batarak “Hipnoz” peşinde... Korkarım geçen yaz bizi ‘sabaha kadar kucaklayan’ “Romeo”nun yerini bu sene ‘ağzına çok yakışan romantik yalanlarıyla’ “Pinokyo” alacak.  Serdar Ortaç sonra... Tesadüf bu ya, “Romeo” tartışmasının iki kahramanı aynı hafta albüm çıkarttı. Kim bilir gene ne polemiklere gebe güzide müzik piyasamız... 

Hamsi paluğu gibi...

Nazan Öncel destekli Hamit Ündaş albümü “Janti”ye bilahare özel olarak değinmek üzere, yaz başının en hoş sürprizlerinden biri olan Ayla Algan albümünden söz etmek istiyorum...
Biz 70’li yıllarda doğan çocuklar, kadınla ‘koca öküz’ün bir tutulabildiğini, ‘kuma’ diye bir şey olduğunu onun şarkılarında duyduk ilk. Işıl ışıl gözlü bir kadındı, komikti, şarkı söyleyişi bambaşkaydı.
Bilmiyorduk oyuncu olduğunu ama her şarkısı oyun gibi geliyordu, gözümüzü ayıramıyorduk televizyona çıktığında. ‘Hamsi paluğu gibi’ hop hop oynatırken de, “Bak şu adama aşık oldu” derken de sahiciydi çok.
Ossi Müzik Ayla Algan’ın 70’li yıllarda söylediği 22 şarkıyı bir albümde topladı nihayet. Kimi matrak, kimi hüzünlü, bazısı çok çocuksu 22 şarkı... Artık “Aliye”, “Binbir Gece” izleyicileri Ayla Algan’ın bir zamanlar şarkı da söylediğini, hem de pek güzel söylediğini bilecekler, ne güzel...