HAYATTAN BiR KESiT GÖRMEYi SEVENLERE

“Bizim kadınların da hikayeleri olduğunu anlayacak yönetmenlerimiz olmayacak mı?” derdime derman olan filmler peşpeşe vizyona girmeye başladı. Yani kadını hikayenin tuzu biberi, süsü efendim çiçeği olarak değil, kanıyla canıyla kahramanı yapacak yönetmenlerden söz ediyorum. Galiba mesele şu: Herkes eninde sonunda bildiğini anlatıyor.

BİR BÜYÜME ÖYKÜSÜ
Nitekim Zeynep Dadak ile Merve Kayan da ‘Mavi Dalga’da bildiklerini, küçük şehirde geçen bir büyüme öyküsünü anlatıyorlar.
Hepimiz gibi “Bu sizin en önemli seneniz” cümlesine maruz kalarak, üniversite macerasına doğru yol almakta olan sert, yüzü pek nadir gülen, hayata sürekli umursamaz bakışlarla bakan bir genç kız, Deniz. Üç de yakın arkadaşı var ve görüyoruz ki insanın o yaşlarda dış dünyaya karşı ördüğü kız arkadaş kalesi, orada da, burada da ve her dönemde aynı.
Zaman zaman kendi lise çağımı izler gibi oldum.
Gördüğüm kadarıyla epey sert eleştiriler almış film, Altın Portakal’dan ödüllerle döndüğünde...
O eleştirileri yapanların Antalya’daki diğer filmleri görmediğini sanıyorum. Çünkü eninde sonunda bir sinema duygusundan, anlatılan bir öyküden, iyi çizilmiş, etkileyici bir karakterden söz edebiliyoruz ki bir ilk film için bu da az şey değil.
Ben de zaman zaman “Şimdi başka bir şey olacak herhalde” duygusuna kapıldım ve o olmadı. Örneğin “Filme adını veren o doğalgaz kesintisi olmasa ne değişirdi” diye düşündüm ama neticede bir eksiklik duygusuyla da bitirmedim filmi.

KİMYA TUTUNCA
Oyunculara gelince, dört kız arkadaşı oynayan oyuncular; Ayris Alptekin, Nazlı Bulum, Albina Özden ve Begüm Akkaya aynı zamanda birlikte oyunlar yazıp oynayan bir grupmuş ki aralarındaki kimyanın filme de epey katkısı var. Kızların arzu nesnesi rehberlik hocasında Onur Saylak, Deniz’in annesinde Derya Durmaz, arada görünüp kaybolan Tülin Özen ve Hazal Kaya filmin diğer sürprizleri.
‘Mavi Dalga’yı sinemada hayattan bir kesit görmeyi sevenlere, ille maceradan maceraya koşup sonunda ne olacağını merak etmeyenlere öneririm. Diğerleri gidip “Eee ne oldu şimdi, çok sıkıldık” diye bana sitem etmesin...

DİZİLERİN EN TATLI İKİLİSİ

Son dönemde izlemeyi en çok sevdiğim dizilerden biri ‘Aramızda Kalsın’. Ve bunun en önemli sebebi de, evet tabii ki Uğur Yücel, Binnur Kaya ve tek tek hangisinin adını saysam ötekinin eksik kalacağı bir dizi iyi oyuncu ama en çok da şahane bir aşk hikayesi: Hayır, Civan ile Yadigar’dan söz etmiyorum. Tamam onlarınki de güzel, çocukluk aşklarına da saygımız var. Gerçi son birkaç bölümdür Civan’ın sürekli kıskançlık ve mızmızlık etmesinden bize fenalık geldi, bilmiyorum Yadigar ne düşünüyor...
Benim favorim Mahir ile Arife. O birbirlerini çizgili eşofmanlarından tanıyan, dünyanın en romantik işini yapar gibi birlikte döner takan, birbirlerine asker arkadaşı muamelesi yaparken aşık olan şahane ikili. ‘Hop hop zıpla çekirgeyi’ söylemeye hazırlanırken karaokenin azizliğine uğrayıp birbirlerinin gözünün içine bakarak ‘İstersen Adı Aşk Olsun Güzelim’i söyledikleri sahne, uzun zamandır ekranda izlediğim en tatlı sahneydi...
Arife ile Mahir’in aşklarını daha çok izlemek istediğimizi buradan Selin Tunç’a bildirelim... Tabii ki bu iki karaktere şahane can veren iki gamzeli genç oyuncu Ferit Aktuğ’la Gamze Karaduman’a sevgilerimizle...