Cuma gecesi Kumbaracı50’de yeni tiyatro sezonunun açılışını kutladık. Haziran ayında yine orada kapatmayı umduğumuz sezonun nasıl biber gazları ve talcid’lerle kapandığını anarak...

Altıdan Sonra Tiyatro, 15’inci yılına ermiş, sahnede toplanıp tek tek nasıl geçtiğini anlattılar bunca yılın... Nasıl zor ve zorlu ve yine de mutlu ve umutlu... Polisten kaçıp tiyatroya sığınan seyircinin gözlerinden yaş akarken de oyun izlemek istemesi gibi...
Bu ülkede her gün o kadar çok ağlanacak şey oluyor ki, gözyaşlarının arasından dünyaya gülümsemeyi öğretiyor insana zaman. Ne kadar ağlasak yetmez utançlarımızdan Sivas Madımak geldi, oturdu yüreğimizin orta yerine o gece sonra. Çünkü Kumbaracı50‘nin partisi Gündoğarken’in müziğiyle kapandı. Ve en sonunda yeni bir şarkı çaldılar bize. Metin Altıok’un şiirini Burhan Şeşen bestelemiş. “Geriye Kalan”.

Tüylerimiz diken diken oldu
Meğer Metin Altıok Şiir Ödülü töreninde okunacak oyun için yapmışlar bu şarkıyı. Ama haziran ayında genç şair Cenk Gündoğdu’ya verilecek ödül de Gezi olayları nedeniyle ertelenmiş. İşte nihayet bu cumartesi, Akatlar Kültür Merkezi’nde verilecek ve Metin Altıok’un 1963 yılında yazdığı “Duygusuz Yenilgi” oyunu da Orhan Alkaya yönetmenliğinde okunacak. Oyunun müzikleri Gündoğarken ve Çiğdem Erken imzasını taşıyor, bizim o gece tüylerimiz diken diken dinlediğimiz şarkı da onlardan biri.
Bu müthiş şiirin birazını Metin Altıok’a saygıyla paylaşmak istiyorum, şarkı da bir o kadar etkileyici, tamamını gidin mutlaka dinleyin diyorum: “Yalan olur sevmedim dersem/Ama yolcu yolunda gerek/Ey ömrümün uğuldayan durağı/Yanlış hesaptan dönerek/Benli günlerini sil istersen/Geriye sen kaldın işte.”
Kumbaracı50, Altıdan Sonra Tiyatro’nun 15 yıllık oyunlarını yeniden oynayarak, yeni projelerle, geçen yıldan devam eden işlerle hareketli bir sezona giriyor.

Başka bir alem
Biz müzik rotamızı o gece Vedat Sakman’ın barına çeviriyoruz bu sefer. Binbir tantanayla açılıp giderek gözden düşen Fransız-Cezayir Sokağı’na girin, sola dönün, yolun bitiminde sağdaki merdivenler sizi Sakman Bar’a götürür. Biz, burada yıllardır ne iyi müzik geceleri yaşadık, bu gece tenha biraz, belki saatten, belki müzik fazla güzel, bilemiyorum. Çünkü gece tenha değil aslında. Tektekçi’nin önü felan ‘yıkılıyor’, değil durmak, nefes almak mümkün değil. Ama Sakman’da kapıdan girdiğimiz anda sanki bir büyü karşılıyor bizi. Hep böyle oldu
burası, İstiklal’in keşmekeşinden kendini kurtarıp attığın bir başka alem.
Burada da iyi şairler arz-ı endam ediyor bir bir... Hayyam’dan söylüyor Vedat Sakman (Mesela hala “Aşıksan Eğer”i dinlememişlerdenseniz, Vedat Sakman’ın “Odada İkimiz”in albümünde var, “Güzeller bayram günleri süslenir/Seninse bayramları süsler yüzün”), Behçet Necatigil’den, Atilla İlhan’dan... Kendi sözlerinin her biri zaten ayrı bir dünya...
Derken yine Metin Altıok’a geliyor mu söz... Vedat Sakman yeni bestelemiş, “Yol Şarkısı”nı... “Yitirdiklerim de oldu/ Kazandıklarımın yanında/Bir ben kaldım şimdi/Tek yakın bana/Ama ben eskiden de/Hep böyle/Yalnız çıkardım yola.”
Ama o gece bizimle beraber attığımız her adımda... Bu şehirde böyle güzel şeyler de oluyor, keşfetmesini bilmeli...