Bu yaz sıcaklarında bir tiyatro salonuna kapanma fikri kimseye pek cazip gelmeyebilir. Olsa olsa açık havada oyun görmek isteyebilirsiniz ki, bunun için İstanbullular’a önerim; 7 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelenecek ‘Damdaki Kemancı’yı kaçırmamaları.

YENİ SEZONDAN SATIR BAŞLARI


Ama ben bugün, sonbahardan; teraslardan salonlara döneceğimiz dönemden söz etmek istiyorum. Çünkü biz tatil yaparken, birileri harıl harıl çalışıyor, yeni sezon için provalara başlıyor. Bu konuda kapsamlı bir dosyayı, Milliyet Sanat dergisinin ağustos sayısında Ece Baktıaya imzasıyla bulabilirsiniz. Ben, şimdiden merak etmeye başladığım bazılarından söz etmek istiyorum.
Mesela Tiyatroadam’ın iki yeni oyunundan ilki, mesleki açıdan da ilgimi çekiyor çünkü Markopaşa dergisinin hikayesini anlatıyor. 1946 yılında Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali ve Mustafa Mim Uykusuz tarafından çıkarılan, bir süre sonra ‘Yazarları hapishanede olmadığı zamanlar çıkar’ ibaresiyle yayımlanan mizah dergisi. Oyunu Ahmet Sami Özbudak yazıyor, Emrah Eren sahneye koyuyor, İbrahim Selim, Erdem Akakçe ve Fatih Koyunoğlu oynuyor, daha ne olsun?
Tiyatroadam’ın ikinci oyununu genç yazar-yönetmen Oğuz Utku Güneş yönetmekte ve bir Gogol ‘Müfettiş’ uyarlamasıyla karşı karşıyayız; ‘Teftişör’... Güneş’in rejilerini görenler, farklı bir işle karşılaşacaklarını tahmin ederler. Güneş aynı zamanda Mam’Art için de Rebekka Kricheldor’un ‘Homoempathicus’ adlı oyununu sahneliyor. Olay insanların arasında cinsiyet, konum ve yaş farklılığı gözetilmeyen bir yerde ve zamanda geçiyor, Şenay Gürler, Tuğrul Tülek, Hale Akınlı oyuncularından birkaçı...

Hepsi merak uyandırıcı

Bir de yıl dönümü kutlaması: Altıdan Sonra Tiyatro 20’nci sezonunu, Kumbaracı50 Sahnesi ise 10’uncu yılını doldurmuş ve dört yeni oyun için kolları sıvamışlar. Hepsi merak uyandırıcı ama benim aklımda en çok usta tiyatro insanı Sermet Çağan’ın üzerinde çalıştığı fakat yazamadan aramızdan ayrıldığı ‘At Gözü’ adlı oyun var. Yiğit Sertdemir oyunu aynı fikirden yola çıkarak tamamlıyor ki bu fikir, atların her şeyi olduğundan iki kat büyük gördüğü rivayetini keşfederek tüm halka at gözü taktıran bir diktatör.
Bir ilginç uyarlama da Baba Sahne’den: Mihail Bulgakov uyarlaması ‘Don Kişot’u gene özgün ve dinamik reji fikirleriyle parlayan Emrah Eren yönetiyor. Ve gerçekten sürpriz; ‘Don Kişot’u Ozan Güven, Sanço Panza’yı Günay Karacaoğlu oynuyor.
Bu sene sahnelerde göreceğimiz bir diğer sürpriz ismin de oyunlarına Dada Art Gallery’de devam edecek, Tiyatro Keyfi çatısı altında Kemal Başar tarafından kabare tarzında sahnelenecek, ‘Cyrano de Bergerac’taki Okan Bayülgen olduğunu belirtelim. Derya Alabora ise, tek kişilik bir müzikal oyun hazırlıyor. Ezop Sahne’de izleyeceğimiz ‘Efsane Kadın’ adlı oyunu, Ali Kemal Güven yazmış, Barış Arman yönetiyor. ‘80’li ve ‘90’lı yılların ‘Kızıl Bomba’ olarak tanınan yıldızını oynayan Alabora’dan şarkılar da dinleyeceğiz.
Oyunlar çok, yer sınırlı. Berkay Ateş’in yazdığı ‘Hakikat, Elbet Bir Gün’ adlı distopik masalı Serkan Salihoğlu rejisiyle, Gizem Erdem, Seda Türkmen, Emir Çubukçu, Can Kulan ve Berkay Ateş’ten oluşan oyuncu kadrosuyla D22’de izleyeceğimizi de müjdeleyelim, gerisi başka bir yazıya kalsın.