“Canan Ergüder bundan önce rol aldığı Bıçak Sırtı adlı dizide Fikret Kuşkan’ın yasak aşkını oynamıştı. İlerleyen günlerde şimdi rol aldığı dizi olan Binbir Gece’de yine evli bir erkek olan Kerem’in ilişkisini bozmaya çalışacağının sinyalleri veriliyor.”
Bu sizce hangi haberin ‘detayı’ olabilir? Canan Ergüder’in hep aynı tür roller oynadığının? Kendini tekrarlayan bir oyuncu olduğunun? Ona benzer roller biçen yönetmen ya da yapımcıların hayal gücü kıtlığının?
Bilemediniz. Bu detaylar Canan Ergüder’in rol arkadaşı Tardu Flordun ile yaşadığı iddia edilen aşkın haberinde yer almakta. Kendisi Amerika’da kağıt üstünde evli, boşanma arifesinde. Dolayısıyla hemen özel hayatıyla rolleri arasında paralellik kurabilir, onun zaten kutsal evlilik müessesesine saygı duymayan biri olduğunu vurgulayabiliriz. Oynadığı rollerden bile belli, değil mi?
Saygıdeğer bir ‘aile kadını’ evli erkekleri ‘ayartan’ bir kadını oynar mı canım? Belli ki karakteri yatkın...

Sanem Çelik vakası
Haberi okurken düşüncelere daldım... Bu kadın oyuncuların rollerinden çektiği nedir Allah aşkına? Aklıma şu ara “Güldünya” ile çok şükür aramıza dönmekte olan Sanem Çelik geldi. Ve “Hayrola Çay Bahçesi” felaketi... Hatırlar mısınız, “Aliye”de çocuklarına kavuşma mücadelesi veren bir anneyi oynuyordu o sıralar. Ve dizinin evli barklı yönetmeniyle çay bahçesinde görülmüştü bir gece vakti. Kıyametler kopmuştu tabiatiyle.
Aman efendim, biz onu ‘anne’ bilmiş bağrımıza basmıştık. Gözünü evli erkeklerin yuvasına diken bir ‘kötü kadın’ mıydı meğersem? Bu rolü de oynamasındı artık, istemiyorduk. Kandırmasındı bizi her hafta göz göre göre.
Bir çarmıha germe operasyonu ki öyle böyle değil. Kızcağız diziyi bitirip nasıl Amerika’ya gideceğini bilemedi. Bir de üstüne sustu konuşmadı, kendini aklamaya çalışmadı, ağlayıp nedamet getirmedi, iyice sinir olduk.

Ya erkek kuş?
Lakin aklımıza bu ikilinin diğer tarafı gelmedi hiç. Ortada bir yuva var ise bir de erkek kuş olsa gerekti, ama o serbestti anlaşılan. Yuvaları yapan da yıkan da dişi kuşlardı her daim. Üstelik anne rolü yapan bir dişi kuş, hayatını da usturuplu yaşamalıydı. Tıpkı “Çocuklar Duymasın”ın annesi Pınar Altuğ gibi. Yuva kendi yuvan da olsa yıkma hakkına sahip değildin özgürce. Hesan vermen gerekirdi ele güne.
Canan Ergüder’in durumu da bu şimdi. 14 sene ABD’de yaşamış, sonra kariyer münasebetiyle memlekete dönmüş bir genç kadın var ortada. Gel zaman git zaman aradaki mesafeler evliliğini bitme noktasına getirmiş. Bir de söylenti çıkmış hakkında, rol arkadaşıyla aşk yaşıyor diye.
Ne yapacağız yani? Bütün oynadığı rolleri gözden mi geçireceğiz? Üç çocuklu bir anneyi oynuyorsa “Vay, bunu nasıl yapar?” deyip, ‘kötü’ bir kadın rolündeyse “Eh zaten dizideki karakteri de bu işe yatkın” diye teşhisi koyacak mıyız? Biz bu dizi karakterleriyle gerçek insanları ayırmayı ne zaman öğreneceğiz? Ve bir yuvanın öyle tek bir kişi - pardon, kadın çünkü her koşulda yuvayı kadın yıkıyor - tarafından pat diye yıkılamayacağını?



Bunları da keşfedelim
“Issız Adam” ile Ayla Dikmen’i, Nil Burak’ı, Semiramis Pekkan’ı, Sibel Egemen’i ‘keşfettik’ ya, işte size verimli Türk popu topraklarından bir dizi şarkı daha...
22 şarkılık bir CD bu. O Türk popu partilerinde çalan şarkılardan değil ama içindekiler. Muhtemelen daha önce duymadığınız, gerçekten ‘keşfetmeniz’ gereken gizli saklı parçalar. “Çalsam Bir Gün Kapını” var mesela, albümün ilk şarkısı. Ankaralı bir şarkıcıya, artık müzik yapmayan Turgay Merih’e ait, neden meşhur olmadığını anlamak mümkün değil. Sezen Aksu’nun “İçime Sinmiyor”u var, bilen bilir, bilmeyen öğrenmelidir.
Şimdilerde hava durumu sunucusu olarak bildiğimiz Gökhan Abur’un “Yasak Aşk”ı var, aşkın yasağının olmadığı dönemlerden... “Benim Balonlarım Vardı” ile bilinen İbo’nun ne şahane bir balad şarkıcısı olduğunu gösteren “Sönmeyen Bir Şey Var” sonra...
Cenk Taşkan’dan muhteşem iki şarkı var, biri Nükhet Duru’nun sesinden “Gözlerin Bulutlu”, diğeri kıymetini bilemediğimiz seslerden Coşkun Demir’in söylediği “Bize Kalan Nedir?”
Tek tek sayamayacağım, Nil Burak’tan Işıl Yücesoy’a, Meral Zuhal’den Seyyal Taner’e sahici bir gayrı resmi Türk pop tarihi bu. Ossi Müzik’ten... Keşfetmek için yeni bir film beklemeyin!