Bin sezonluk dizi yapmışlar, adını da ‘Royal’ koymuşlar...Dünyada, İngiliz Kraliyet Ailesi kadar uzun soluklu bir seyirlik yoktur. Tüm dizi yapımcılarının örnek alması gerekir. Bin senedir kendilerini seyrettirdiklerini düşünürsek, tam anlamıyla bir ‘reality show’, hatta Kardashianlar’ın atası filan diye de düşünebiliriz. Ne zaman biraz ilgiyi kaybedecek gibi olsalar, hemen bir magazin ve aile içi yeni bir macerayla reytinglerini yükseltmeyi çok iyi biliyorlar. Zenginlik, ihtişam, prensler-prensesler, kan, nefret, acı, gözyaşı, savaş, aşk ve intikam, ne ararsan bulabileceğin başka böyle bir tane dizi sayamazsın dünya tarihinde...

O sebeple ki, televizyonun toplum hayatına girmesiyle, tam sona yaklaştıkları ve yıkılma tehlikesi geçirdikleri sırada, bu yeni mecrayı hemen saray içine soktular ve yeniden gündeme oturmayı başardılar. Ve bin yıl daha vizyonda kalmak için her şeyi yaparlar.Bu hafta, Kraliçe Elizabeth’in torunu ‘Lady Di’ ile Prens Charles’ın oğlu Harry ve Amerikalı dizi oyuncusu eşi Meghan, Kraliyet’ten ayrıldıklarını açıkladı. Bana kalırsa, tam bir ‘sezon finali’ oldu bu.

Bin sezonluk dizi: Royal


‘Diana’cılardanım!

“Önümüzdeki yıl Meghan ve Harry neler yapacaklar?”, “Meghan yeni bir diziye mi başlayacak?”, “Harry, balık-patates kızartması yaparak mı hayatını kazanacak?”, “Çocuklar mahalle mektebine mi başlayacak, bir sonraki sezondaaaaa”... Vallahi ne diyeyim, adamlar işi biliyor. Tam eltiler kavga etti, çocuklar doğdu filan konu biraz rutine bağlamıştı ki, hop hemen hikayeyi canlandırdılar. Yalan yok, ben de keyifle izleyenlerdenim kendimi bildim bileli! Malum, ‘Crown’ diye dizisini yaptılar ama ailenin kendisi, dizisinden daha heyecan verici. Her zaman safımı belli etmeyi severim, ben bu hikayede ‘Diana’cılardanım, yesinler birbirini, keyifle seyreder, ‘Yaşasın cumhuriyet’ diye kendi bayrağımı sallarım. Tabii ki, her yüksek reytingli hikayede olduğu gibi burada da taraf yaratıldı önce, Meghan zaten saraya geldiğinden beri, Kraliyet geleneklerinin canına etti. Kimi nefret etti kimi de “Yaşasın, işte kadın özgürlüğü seçti” filan dedi. Kimi geleceğin taht sahibi Kate’i sevdi kimi onun ‘Diana’cılık’ oynayan hallerinden hazzetmedi. Öyle ya da böyle yeni oyuncularıyla, ‘Royal’ dizisi yine reytingleri altüst etti.

Detaylardaki gerçekler

Gelelim gerçeklere... Ülkemizde Meghan-Harry ikilisinin Kraliyet’ten ayrılma haberini çok romantik bulup, “İşte aşkı ve özgürlüğü seçtiler” filan diye mutlu olanların hayallerini yıkmak istemem ama durum hiç öyle değil. Olması da mümkün değil. Dizi yaşamı dediysek, o kadar da değil, Meghan da evlenirken Harry’yi sucunun çırağı sanmadı herhalde! Adam prens ve Meghan da ‘annesigil’ yalnız görüşmelerine karşı çıkıyor, “Evlenmeden olmaz” diyor diye, evlenmedi İngiltere Prensi ile...Yahu kadın zaten meslek olarak dizi oyuncusu, iyi reyting almayı da bunu paraya çevirmeyi de Kraliçe’den bile iyi bilir.

Bin sezonluk dizi: Royal


Her şeyden evvel, sarayda ana-oğul arasında bir taht kavgası yaşanıyor şu anda. Müzmin Prens Charles, annesinden tacı almaya çalışıyor. Bu arada kartlar yeniden dağılıyor. Taht listesinde son numarada olan Meghan ve Harry de, kendileri için en kârlı ve konforlu alana yerleşmeye çalışıyorlar sadece, aksi halde zaten pek esameleri okunmayacak. Böylece üçüncü derece rollerden, başrole çıkmaya çalışıyorlar. Gayet Amerikan aklı kapitalist ve ‘ticari sağa çek’ planı kendilerininki...

Bin sezonluk dizi: Royal

Elbette karşısında olan Kraliyet yanlıları da Diana’nın James Hewitt ile ilişkisini ve Harry’nin James ile benzerliğinden vurup, “Charles’ın oğlu değil” diye cephe açtılar bile... Buyrun detaylardaki gerçekler...

İngiliz Kraliyet Ailesi’nde veliahtları doğurduktan sonra kadınlar, başkalarıyla ilişki yaşama konusunda serbest bırakılıyor. Bakınız, aile hakkında yapılan tüm belgeseller ve Kraliçe’nin kendi el yazısıyla mektuplarında bile bunları görüyorsunuz. Diana da James Hewitt ile beraberken, Harry iki yaşındaydı. Zaten ilişkiler başladıktan sonra çocuk doğurmasına izin verilmiyor. Diana’nın ölümüne-öldürülmesine sebep olarak, boşandıktan sonra hamile olma ihtimali iddiaları da bu noktada doğuyor.

Meghan ve Harry, kendi paralarını kazanacakmış ve özgürlüğü seçmiş yalanını yavaşça kenara bırakalım. İkili, halkın vergilerinden gelen yıllık 2 milyon sterlin’i ‘yol ve güvenlik parası’ olarak almaya devam edecekmiş. Yani, “Kirayı babam ödesin ama ben ayrı eve çıkayım” özgürlüğü bu... Üstelik, “Artık istemiyoruz” diye havalı bir şekilde bıraktıkları ‘Sussex Royal’ ticari isim hakkını satın almışlar. Kendi güya bıraktıkları unvanlara ürün pazarlayıp, geliri de İngiltere Kraliyet’ine bırakmak yerine, komple cebe atacaklar. Buna da, “İstemem, yan cebime koy” durumu diyoruz.

Yani aile parasıyla, kendilerine verilene razı olup, kurallar içinde yaşayacaklarına, ailenin asi çocuğu havası yaratıp, parayı doğrudan şahıs hesaplarına indirecekler ve kendi ticari imparatorluklarını kurup, bir de Kraliyet’in hiyerarşi kurallarını çekmeyecekler. Ben size diyeyim, ne olursa olsun gelenekçi bir İngiliz aile üyesinin değil, sınıf atlama derdindeki para aşığı Amerikan zihniyetinin aklı bu. Ne diyelim, hayırlı uğurlu olsun. Eh almayacaktınız Diana’nın ahını, çıkar böyle aheste aheste...