Önceleri sadece yağda eriyen bir vitamin olarak değerlendirilen D vitamini, günümüzde endojen olarak sentez edilebilen bir prohormon olarak kabul görmektedir. Temel işlevi kalsiyum ve kemik metabolizmasını anabolik yönde aktive etmek olan D vitamini, son yıllarda giderek daha iyi anlaşılan etkileriyle, vücuttaki en önemli metabolik faktörlerden biridir. Vitamin D eksikliğinin diyabet, enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar, kanser ve kardiyovasküler gibi pek çok sağlık sorunuyla ilişkili olduğu yönünde önemli kanıtlar bulunmaktadır.
Serum 25-hidroksivitamin D [25(OH)D] düzeylerinin 20 ng./mL. altındaki düzeyleri azalmış fiziksel aktivite düzeyi, kırık riskinde artış ve yüksek mortalite oranıyla ilişkili bulunmuştur. Fiziksel inaktivitenin kemik sağlığı dışında koroner kalp hastalıkları, tip 2 diyabet, meme ve kolon kanserleri gibi malignitelerin gelişimi ve beklenen yaşam süresinin kısalmasıyla ilişkisi açıktır. Bu nedenle vitamin D eksikliğinin neden olduğu fiziksel aktivite azalmasına bağlı olarak gelişebilecek fiziksel ve emosyonel kayıplarla bozulan yaşam kalitesi gibi ikincil etkileri ilgi konusu olmaktadır.
Düşük serum D vitamini düzeylerinin gündüz uykululuk halinde artışa yol açtığı bildirilmiştir. D vitamini eksikliğinin uyku patolojilerinin oluşmasında önemli rolü olduğu ve vitamin replasmanının hastaların çoğunda semptomları düzelttiği açıklanmıştır. Yapılan çalışmalar
D vitamini eksikliğinin gerek kanser gibi kronik hastalığı bulunan bireylerde gerekse bunlar dışındaki toplumun diğer kesimlerinde yorgunlukla ilişkili olduğunu göstermiştir. Tedaviyle serum D vitamini yükselen hastaların yorgunluk düzeylerinde belirgin azalmalar saptanmıştır. D vitamini eksikliği olan kişilerde yorgunluğun nedeni olarak mitokondriyal oksidatif kapasitenin azalması gösterilmiştir.

Belirtileri nelerdir?

D vitamini eksikliği, vücudun tüm sistemlerini etkilemekte ve pek çok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Günümüzün yaşam koşulları, kapalı ortamlarda çalışmak, açık hava aktivitelerini yeterince gerçekleştirmemek ve yetersiz beslenme, D vitamini eksikliğini artırmaktadır. Bu eksiklik, her yaş grubunu etkileyen ve önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olan bir etkendir.

- Genel vücut ağrısı
- Yorgunluk
- Yürümekte zorlanma (denge problemi)
- Kemik ağrısı
- Kuvvet kaybı
- Saç dökülmesi
- Baş ağrısı
- Depresyon
- Değişken ruh hali
- Uykusuzluk
- Eklemlerde ve parmaklarda ağrı
- Göz altı morlukları
- Aşırı terleme
- Kilo vermekte güçlük çekme
- Sürekli üşüme

Hangi besinlerde bulunur?

Güneşin az bulunduğu aylarda ya da bölgelerde D vitamini eksikliği yaşamamak için beslenme ve diyet düzenine D vitamini içeren besinleri eklemek gerekmektedir. ‘D vitamini nelerde var?’ sorusuna yanıt olarak aşağıdaki besinler sıralanabilir:
- Yağ bakımından zengin balık çeşitleri (somon, uskumru, ton balığı, sardalye) uSüt ve süt ürünleri
- Yumurta -Portakal suyu gibi doğal meyve suları
- Tavuk ciğeri -Balık yağı -Tahıl ürünleri -Yonca
- Isırgan otu - Maydanoz

D vitamini takviyesi

D vitamini takviyesi (D vitamini ilaçları) almadan önce mutlaka doktora danışılmalı ve kişiye uygun D vitamini eksikliği tedavisi yapılmalıdır. D vitamini eksikliği tanısı, kandaki D vitamini seviyesi ölçülerek konmaktadır. Günlük ihtiyacı karşılayamayanlara ağızdan tedavi önerilmektedir.

Eksikliği hangi hastalıklara yol açar?

D vitamini eksikliği kişilerde; kanser, kronik yorgunluk, diyabet, hipertansiyon, depresyon, romatizma ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. D vitamini eksikliği; kemik yoğunluğunu da olumsuz etkiler ve kemik hastalıklarına davetiye çıkarır.

- Kemik erimesi ve kemik hastalıkları

- Çocuklarda raşitizm, erişkinlerde kemik yumuşaması (osteomalazi) , ilerleyen yaşlarda da osteoporoz oluşabilmektedir.

- Kemik erimesiyle birlikte kemik ağrısı görülebilmekte ve bu tüm vücutta hissedilebilmektedir.

- Şeker ve kalp hastalıkları

- Şeker hastalığı, inme, kalbe bağlı ölüm riski ve yüksek tansiyon gibi sorunlar da D vitamini eksikliğinin yol açabileceği sağlık sorunları arasında yer almaktadır.

- Kanser

- Kanser oluşumunu da tetikleyebilir. Özellikle meme kanserinin bununla bağlantısı olduğu düşünülmektedir.

- D vitamini seviyesi 50 ng/ml ve üzerine çıkınca meme kanserine yakalanma riski yüzde 50 azalmaktadır.

- Yapılan araştırmalara göre D vitamini eksikliği meme kanseri dışında akciğer, kalın bağırsak ve prostat kanseri riskini de artırmaktadır.

D vitamini kaç olmalı:

- Fazla Düşük D Vitamini Seviyesi: 30 nmol / L’nin altında

- Hafif Düşük D Vitamini Sev iyesi: 30 nmol ile 50 nmol / L arasında

- Normal D Vitamini Se viyesi: 50 nmol L ile 100 nmol / L arasında

- Yüksek D Vitamini Seviyesi : 100 nmol / L’den  yüksek.

Nelerde bulunur?

Vücudun ihtiyacı olan D vitaminin en önemli kaynağı güneş ışınlarıdır. Yani pek çok cilt hastalığına sebep olan güneşin sağlığa zararları olduğu kadar, yararları da bulunmaktadır. Vücut için gerekli olan D vitamininin yüzde 95’ini güneşte bulunan ultraviyole ışınlar, geri kalan kısmını da yiyecekler sağlamaktadır. Bunun için cildin doğrudan güneş ışığı görmesi gerekmektedir. Aynı şekilde 20 faktör ve üzeri güneş kremleri de ciltte D vitamini yapımına engel olmaktadır.