Unutkanlık

15 Eylül 2019

Unutkanlık, her yaştan insanın en sık yakınmasıdır ancak çoğunlukla bir hastalık belirtisi olarak görülmemektedir. Gençlere “Bu yaşta unutkanlık olmaz” denirken, yaşlılara “Unutması normal” gözüyle bakılır. Oysa unutkanlık, altta yatan bir hastalığın belirtisi olarak düşünülmeli ve uzman
bir hekim tarafından araştırılmalıdır.

Unutkanlık, kimi zaman depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak görülebilir ve uygun tedaviyle tam şifa sağlanır. Ancak bunamanın ilk belirtisi olabileceği de bilinmelidir. Bunama (demans), orta-ileri yaşlarda başlayan, akli becerilerde ilerleyici kayıplara neden olan bir hastalıktır. Zihinsel fonksiyonlar ve günlük yaşam aktivitesinde ilerleyici bozulma ve davranış problemleri olarak tanımlanır. Alzheimer hastalığı, demansın en sık nedeni olmakla birlikte, bunamaya neden olabilen pek çok başka hastalık da vardır.

Unutkanlık, kişinin etkinliklerinde kısıtlılığa yol açan ve beynimizin en önemli işlevlerinden biri olan bellek bozukluğu sonucu ortaya çıkan bir sorundur. Özellikle yaşlılarda bunama hastalığının ilk bulgusu olabileceğinden dolayı, ciddiye alınması gerekir. Yaşlanmayla kişilerde ılımlı bir unutkanlık olabilir. ‘Yaşla-ilintili unutkanlık’ ismi verilen bu durum, ilerlemediği sürece herhangi bir hastalığa yol açmaz. Buna karşın, bu tip hastaların periyodik olarak takip altında olması gereklidir çünkü bu unutkanlık, eğer ilerleme gösteriyorsa, ciddi hastalıkların habercisi olabilir.

Yazının devamı...

İNME (FELÇ)

25 Ağustos 2019

İnme, basitçe beynin damarsal sebeplerle bir kısım işlevini kaybetmesi olarak tanımlanabilir. Genellikle halk arasında felç olarak da bilinir. İnme (felç), beyin kan akımının bozulması sonucu oluşur. Nasıl ki kalpte bu olay olursa kalp krizi diyoruz, buna da bir yerde beyin krizi diyebiliriz. Bozulan kan akımı sürekli olursa, beyin hücreleri canlılığını koruyamaz ve kalıcı beyin hasarı oluşur. Bunun adına da inme (felç) diyoruz.İnmenin iki tipi vardır:
İskemik (kan azlığına bağlı) inme: Beyinde infarktüs sonucu oluşur. Mekanizma kalp krizine benzer. Bilindiği gibi kalp kası hücreleri uzun süre kansız kalırsa, kalp krizi oluşur. Beyindeki infarktüs de değişik nedenlerden dolayı beynin kan damarlarının tıkanması ve böylece beslenmesi bozulduğu zaman olur. Damarın tıkanması, beynin kendisine ait olan damarlardaki aterosklerozdan (damar kireçlenmesi) dolayı daralıp tıkanması sonucu olabileceği gibi, vücudun farklı yerlerinden gelen pıhtıların beyne kan getiren damarlar yoluyla beyni besleyen damarları tıkaması sonucu da meydana gelebilir. İskemik inmeler, tüm inmelerin yüzde 80-85’ini oluşturur.
Hemorajik inme: Hemoraji ‘kanama’ denmektir. Beyin içindeki damarların yırtılmaları sonucu olur. Damar dışına çıkan kan, beyin dokusuna bası yapar ve bası altında kalan beyin hücrelerinde hasar ve ölüm oluşur. Hemorajik inmenin en büyük nedenleri, hipertansiyon ve beyin anevrizmalarıdır. (Anevrizma: Damar duvarında, damarın incelmesi ve zayıflaması sonucunda baloncuk oluşmasıdır.)

Şikayetler nedir?
- Yüz, kol, bacak veya vücudun bir yarısında uyuşukluk veya güç kaybı,
- 1 veya 2 gözde görme kaybı veya azalması (perde inmesi gibi),
- Konuşma kaybı, konuşmada veya konuşulanları anlamada güçlük,

Yazının devamı...

AĞIZ KURULUĞU

18 Ağustos 2019

Ağız sağlığında sorun yaşanmaması için tükürük salgısına ihtiyaç vardır. Tükürük ağzı nemli tutar, yiyeceklerin parçalanmasına ve yutkunmaya yardımcı olur. Aynı zamanda bir ağız temizleme aracıdır. Dişlerin ve dilin temiz kalmasını sağlar. Yeterince tükürük olmadığında ağızda kuruluk hissedilecektir.
Ağız kuruluğu, tükürük salgısının yetersizliğinden kaynaklanır. Tıp dilinde ‘kserostomi’ denir.
Bir hastalık olarak kabul edilmez ve daha çok bir ilacın yan etkisi ya da bir hastalık belirtisi olarak ortaya çıkar. Tat alma duygusunda değişikliğe, çiğneme, yutma ve konuşma zorluklarına yol açabilir.
Diş çürümesi riskini artırır. Tükürük salgısı yeterli olmadığında, ağızdaki dokular zarar görebilir.
Ağız kuruluğu sürekli hale gelmiş gibi görünüyorsa, tedavi vakti de gelmiş demektir. Nedenini anlamak, tedavi için tavsiye almak ve diş çürümelerine veya diş eti hastalıklarına yol açıp açmadığını görmek için bir diş hekimi muayenesi gerekir. Eğer altta yatan bir rahatsızlıktan şüpheleniliyorsa, bir dahiliye uzmanı muayenesi ile de ağız kuruluğuna yol açabilecek, altta yatan bir sağlık sorunu olup olmadığı kontrol edilebilir.

Belirtileri
Ağız kuruluğunda öne çıkan birkaç belirti vardır elbette ama adı üstünde ağızda kuruluk şikayeti ilk önemli belirtidir. Bazı kişiler tükürük salgılarının kalın ve yapışkan bir hal aldığını, bu durumun konuşma ve yutkunmayı zorlaştırdığını belirtir. Ayrıca ağızda yanma, batma hissi ve yemek yerken bazı yiyeceklere karşı hassasiyet, boğaz kuruluğu, ağız yaraları gibi şikayetler de ortaya çıkabilir.

Nedenleri

Yazının devamı...