Afrika kıtasının en yüksek noktası Kilimanjaro Dağı’ndan yeryüzüne bakmak müthiş bir histi. Hayatı sorguladığım bu macerada farklı bir deneyim yaşadım

AFRiKA’NIN ZiRVESiNDE

Yıllardır yazmanın terapi olduğunu hisseden, yedi kitap yazıp devirmiş, spor aşkıyla yanıp tutuşan, sağlıklı yaşayan, sık seyahat eden ve öğrenip deneyimlediklerini paylaşmayı seven biri olarak artık CADDE’deyim. İlk yazımı, Afrika’dan yazıyorum.
Son yıllarda içimden gelen sesle yaşadığım, akışa teslim olduğum bu dönemde Nepal hayalimi gerçekleştirip dünyanın en yüksek dağı Everest’e çıktım, Türk bayrağını diktikten sonra rotamı Kilimanjaro Dağı’na çevirdim.

Çetin bir tecrübeydi
Dünyanın tek başına yükselen en büyük volkanik dağı Kilimanjaro’daki beş günlük trekking maceram, yüksek rakımdaki az oksijeni hissedip, her gün kilometreleri yokuş yukarı yürüyerek, sınırlarımı zorladığım, ilkel şartlara adapte olduğum, geceleri dondurucu soğukta bir kulübede uyku tulumunun içine girip uyumaya çalıştığım, çok çetin geçen bir tecrübeydi.
Sürekli spiritüel olumlamalar yaptığım, dua ettiğim, hayatı sorguladığım bu macerada müthiş güzellikteki doğayı fark ederek aslında hem bacak kaslarımı güçlendirdim hem de eşi benzeri zor bulunan bir deneyim yaşadım. Kilimanjaro o kadar büyük ki, aynı gün içerisinde bir an sıcak basarken sonrasında buz gibi soğuk içinize işliyor. Ekvator Çizgisi’ne bu kadar yakın olup tepelerinin buzulla kaplanması dağa ayrı bir gizem katıyor.
Hiç kimse dağa tek başına tırmanmaz; bizim iki kişilik turumuza da rehberiyle, taşıyıcısıyla, aşçısıyla sekiz kişi eşlik etti. Turumuz en basit olanlarındandı; kişibaşı bin 200 dolar ödedik. Her gece kulübede konakladık. Çadırda uyuyanlar da var; 20 bin dolara kadar özel lüks tur alanlar da.

Hayatımın en zor gecesi
Bin 879 metredeki Marangu Kapısı’ndan tırmanışa başlıyoruz. Yağmur ormanlarında dev ağaçların arasından yürüyoruz. Saatlerce yürüyüp İki bin 750 metredeki Mandara’ya varıyoruz. Kulübenin içinde dört ince şilte var; daha önce üzerinde kimlerin yattığını ve ne kadar temizlendiğini bilmediğimiz!

Zirve öncesi hastalandım
Menajerimle kiraladığımız uyku tulumlarının içine girerek gece ayazında uykuya dalmaya çalışıyoruz. Tuvalet ortak alanda ayrı bir yerde. İkinci gün yine altı saatlik yürüyüşle üç bin 750 metredeki Horombo’ya varıyoruz. Burası daha da soğuk; üşümekten uyuyamıyoruz. Yerde gezinen farelerden korkuyoruz. Hayatımın en zor gecelerinden birinde sabaha kadar dua ettim.
Ertesi gün dört bin metre yüksekliğe gelince yavaşlamaya başlıyoruz; adımlarımız ağırlaşıyor. Hafif bir baş ağrım var. İştahım kesik.
Dört bin 750 metredeki Kibo Kulübesi’ne, zirveden önceki son noktaya vardık. Ufukta Kibo’yu görüp yürürken nefes alıp vermem zorlaştı. Alana vardığımızda yorgunluktan ölüyordum. Yine de Türk bayrağımı açıp bu yüksek noktada hatıra pozumu çektirdim.
Bu andan sonra midem bulanmaya başladı; istifra ettim. Bitkinlikten ve soğuktan yataktan kalkamıyordum. Meğerse, AMS denilen (Acute Mountain Sickness) yüksek rakımda oksijen azlığından dolayı vücudun değişen nefes ve nabza verdiği tepkisel hastalığa yakalanmışım!

Tatlı tatlı ölüyorum
Hemen kurtarma ekibi devreye girdi ve bir sedyeyle gece vakti dört kişi beni aşağı taşıdı. Uyku tulumunun gözlerimin açık olduğu kısmından gökyüzündeki yıldızları seyrederek, tuhaf korkular ve anlatamadığım huzur içinde üç saatte tekrar üç bin 750 metredeki Horombo’ya vardık. Bir gece burada uyuyunca hızla iyileşmeye başladım.
Tekamülü yine algıladığım, kendimi akışa bırakıp teslim olduğum, ölsem bile huzur içinde hissettiğim, “Allahım tatlı tatlı ölüyorum galiba” dediğim unutulmaz bir andı.
Sonuçta, beş bin 895 metrelik Kilimanjaro’nun dört bin 750 metresine kadar tırmanıp zirveye çok yaklaştım.
Afrika kıtasının en yüksek noktasından yeryüzüne bakmak müthiş bir histi. Seyahatten zevk almanın ve gelişmenin en önemli noktası, o ülkenin şartlarına adapte olmak! Paris, Londra gibi klasik şehirlerinden sıkılanlar artık deneyim yaşayacağı ilginç yerler seçiyor...

AMS denilen, yüksek rakımda oksijen azlığından dolayı vücudun değişen nefes ve nabza verdiği tepkisel hastalığa yakalandım! Kurtarma ekibi hemenmüdahale etti...

AFRiKA’NIN ZiRVESiNDE

Kadın her yerde kadın... Dağa tırmanmadan önce saçlarıma kuaförde Afrika örgüsü yaptırdım. Zira, Kilimanjaro’da duş ve elektrik yok!