Fatih Akın dostumun son filmi ‘Soul Kitchen’la dertlerimi temize çektim. Şimdi ikimizin hayatını film yapacağız, ismi bile hazır

2010 GEL BAKALIM

DJ Murat Uncuoğlu, Indigo’da bünyeleri yine müzikle dolduracak. Ama ben eski kafayım sanırım. Tarantinovari ruhumu eski 45’liklerle sarmalayacağım.


Bir memleketin müptelası olmak enteresan bir duygu. Pek çok bağımlı arkadaş var bizim oralarda. Hollywood olsun, L.A olsun, dolu. Lakin benim İstanbul bağımlılığım hiç birine benzemiyor. Karım Kelly’yi geçenlerde gizli gizli Tom’un karısıyla telefonda hakkımda konuşurken yakaladım. “Ne anlıyorsun ki o kadından. Yürüyen alışveriş merkezi mübarek ” dedim. “Mübarek de ne demek, neler oluyor sana Johnny” deyip ağlamaya başladı. Neyse ki bitti. Fatih Akın dostumun filmi Soul Kitchen bütün dertlerimi temizledi.
“Hollywood’a yüz vermeyerek büyük akıllılık ediyorsun Fatih” dedim galada kendisine. Babylon’daki After Party’de de içtim de içtim, eğlendim de eğlendim. Plakların başına ben de geçecektim ama kalmadı takatim. Fatih’le benim hayatımı film yapalım diyoruz. İstanbul bağımlılığıma dair, Tarantinovari, eğlenceli bir komedi. Ben hafiften hazırlıklara başladım. İsmini bile buldum; “2010, Gel Bakalım”
Bu kafa tutucu, isyankar yazıyı bir küçücük dükkanın camında gördüm. Pamuklarla yazmış adam. Ben neden bu İstanbul’a hayran olmayayım. Yılbaşını da ailemle oralarda geçirmek zorunda kaldığım için tir tir titriyordum ki, neyse ki yettim. Bir parça kederliyim diye çivi çiviyi söker diyerek bu Cumartesi ateşini “Sezeninciler Partisi” ile başlatacağız. “Fatih Akın’da çok sever Sezen’i, filme de hazırlık olur abi” dedi Tuti. “Gel Gel Sarışınım Gel’ler de olur partide” diye de ekledi. Saat 21:00’da Life Roof’tayız.
Sezen Aksu çivileriyle söküldükten sonra kederim, 22:30’da Ghetto’da Sattas dinlemeye gideceğiz. Sattas Türk bir reggae grubu olduğu için özellikle ilgimi çekiyor. Eminim söyleyecek çok şeyleri vardır. Caz, ska, dub, rock ve Türkçe reggae. Hadi bakalım görelim sizleri gençler diyor ve bonus perukamı bavuldan çıkarıyorum. Çok tatlı bir şey. Aralara hafif kırmızı da attırdım. Zaten bu peruk sonrasında Kelly gitti Katie’ye telefon etti. Neyse, girmeyeyim yine aynı dertlere.
Sattas sonrası Indigo’ya gidelim diyor Tuti. Ahmet Şendil, Murat Uncuoğlu ve UHR 23:00’da Indigo’da plakların başında olacaklarmış ama ben Naim Dilmener ile Sarp Dakni’den Eski 45’likler dinlemeyi tercih ederim. Naim Dilmener zaten bu işin piri. Üstelik bir de koleksiyon oluşturuyorum 45’liklerden. Bu konuda da yardımları olabilir dinleyeceklerimin. Gece yarısı Babylon’dayız, “Ah bu hayat çekilmez” kıvamında takılacağız. Sonrası; gel bakalım 2010!